GÜNDEM
Yayınlanma : 06 Şubat 2026 04:24
Düzenleme : 06 Şubat 2026 04:24

Asrın felaketinin ardından 3 yıl: Yaralar sarılıyor, şehirler yeniden doğuyor

Asrın felaketinin ardından 3 yıl: Yaralar sarılıyor, şehirler yeniden doğuyor
Türkiye, Kahramanmaraş merkezli depremlerin 3. yıl dönümünde yaralarını sarmaya devam ediyor. 53 binden fazla can kaybının yaşandığı felaketin ardından şehirler yeniden inşa ediliyor, 2 milyona yakın kişi evlerine kavuştu. Depremzedeler, ha

Türkiye, 6 Şubat 2023'te yaşanan ve tarihe 'asrın felaketi' olarak geçen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından üç yıl sonra yaralarını sarmaya devam ediyor. Bu büyük yıkımda binlerce can kaybedildi, şehirler adeta yerle bir oldu ve milyonlarca insan evsiz kaldı. Üç yıl geçmesine rağmen acılar ilk günkü tazeliğini korurken, enkazların yerini yavaş yavaş yeniden inşa edilen şehirler alıyor. 53 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği depremlerde geride kalanlar, hem sevdiklerinin yasını tutuyor hem de hayata tutunmak için mücadele ediyor.

YENİDEN İNŞA SÜRECİNDE ÖNEMLİ ADIMLAR

Depremin ardından geçen üç yıl boyunca 11 ilde yürütülen kapsamlı yeniden inşa çalışmalarıyla bölgedeki yaralar sarılmaya çalışıldı. Yaklaşık yarım milyon konutun tamamlanmasıyla 2 milyona yakın insan evlerine kavuşturuldu. Bölgedeki ekonomik hayatı canlandırmak amacıyla Kahramanmaraş, Gaziantep ve Malatya'da 936 iş yeri inşa edildi. Eğitim alanında ise 13 bin 321 derslik yeniden yapılırken, 2 bin 776 derslik güçlendirildi. Sağlık altyapısı da önemli ölçüde yenilendi; 5 bin 123 yatak kapasiteli 109 sağlık tesisi tamamlanarak kamu hastanelerinin toplam yatak kapasitesi 27 bin 503'e yükseltildi. Ayrıca, bölgedeki hayvan yetiştiricilerine canlı hayvan ve arılı kovan desteği sağlanarak kırsal yaşamın yeniden canlanması hedeflendi.

DEPREMZEDELER HAYATA TUTUNUYOR

Devlet destekli çalışmalarla hayatlarını yeniden kurmaya çalışan depremzedeler, kaybettiklerinin acısını yüreklerinde taşımaya devam ediyor. Hatay'ın Reyhanlı ilçesinden Zeki Tahiroğlu, deprem anında yaşadığı çaresizliği ve sonrasında hayata nasıl tutunduğunu anlattı. Depremin ilk saatlerinde ailesine ulaşamayınca Antakya'ya doğru yola çıktığını belirten Tahiroğlu, şehri gördüğündeki izlenimini "Sabah namazı vaktiydi. Gün yeni ağarıyordu, şehir yok olmuştu" sözleriyle ifade etti. Enkazdan annesini sağ olarak kurtardıklarını ancak babasını kaybettiklerini söyleyen Tahiroğlu, o günleri "kıyamet gibiydi" diye nitelendirdi. Babasını defnettikten sonra sükûnet bulduğunu ve İHH'daki görevine devam ederek Hatay'a yardımlar ulaştırdığını belirtti. Acısının hiç geçmeyeceğini ancak sabrettiğini ekledi. Depremi bizzat yaşayan sanayici Muhteşem Genç de felaketin hem iş hem de özel hayatlarında derin izler bıraktığını söyledi. Hatay sanayisinin büyük ölçüde yıkıldığını belirten Genç, atölyesinin ayakta kalan bölümünde çalışmaya devam ettiklerini ve "Hatay yeniden ayağa kalkıyor. Binalar yapılıyor. Yeniden başlıyoruz" değerlendirmesinde bulundu.