Almanya'nın nüfusu önümüzdeki elli yıl içinde yaklaşık yüzde 5 oranında küçülecek. Ifo Enstitüsü'nün yeni araştırmasına göre, 2050 yılında ülke nüfusu 4 milyondan fazla azalarak yaklaşık 79 milyona gerileyecek. Bu, Almanya'nın 1990'ların başından bu yana en düşük nüfus seviyesine ulaşması anlamına geliyor.
DEMOGRAFİK KRİZİN ARKASINDAKİ NEDENLER
Beklentilerin bu denli değişmesinde, mevcut nüfus verilerinin hatalı şekilde yüksek hesaplanması, sıkılaşan göç politikaları ve düşen doğum oranları belirleyici rol oynuyor. Özellikle 2025 yılı için beklenen net göç miktarının önceki tahminlerin yarısı seviyesinde kalması ve 2030 yılındaki doğum sayısının öngörülerin 150 bin altında kalacak olması, bu demografik daralmayı hızlandırıyor. Ülkenin doğu bölgeleri, nüfus kaybından en çok etkilenen yerler olacak.
EKONOMİK VE SOSYAL ETKİLER DERİNLEŞİYOR
Ifo ekonomisti Joachim Ragnitz, demografik değişimin ekonominin ve toplumun tüm alanlarında önemli etkilere sahip olacağı uyarısında bulunuyor. Uzun vadeli büyüme oranının yüzde 0,4 civarında kalacağı tahmin edilirken, iş gücü piyasasının bu gerilemeden ciddi şekilde etkilenmesi bekleniyor. Çalışma çağındaki nüfusun yaklaşık yüzde 12 oranında azalacağı, ancak emekli sayısının yüzde 20’den fazla artacağı öngörülüyor, bu da mevcut sosyal güvenlik sistemi üzerindeki baskıyı artırıyor.
EMEKLİLİK SİSTEMİ TEHLİKEDE
Hükümetin bütçesinin dörtte birini ayırdığı emeklilik sisteminin sürdürülebilirliği tehlikeye giriyor. Ragnitz, karar vericilere seslenerek, hızlanan nüfus düşüşü ve yaşlanmanın özellikle sağlık ile uzun süreli bakım hizmetlerinde acilen hesaba katılması gerektiğini vurguladı. Bu durum, Almanya'nın gelecekteki ekonomik ve sosyal yapısında ciddi sarsıntılara yol açabilir.



