Almanya'da kamuoyunun Amerika Birleşik Devletleri'ne yönelik algısı son yıllarda dramatik bir değişim yaşadı. Salı günü yayınlanan son kamuoyu araştırmasına göre, Almanların yaklaşık üçte ikisi, NATO müttefiki olan ABD'yi artık Avrupa barışı için bir tehdit olarak görüyor. Köklü araştırma kuruluşu Allensbach Enstitüsü'nün ocak ayında gerçekleştirdiği çalışma, Amerika'nın büyük tehlike oluşturan ülkeler arasında yer aldığını ortaya koydu. Anket sonuçları, Donald Trump'ın Ocak 2025'te ikinci kez başkanlık görevine başlamasından bu yana, Alman kamuoyunda ABD'ye yönelik algının ciddi biçimde kötüleştiğini gösterdi. 2024'te Almanların sadece yüzde 24'ü ABD'yi dünya barışı için tehdit olarak görürken, bu oran 2025'te yüzde 46'ya, 2026'da ise çarpıcı bir şekilde yüzde 65'e yükseldi.
VANCE'IN SÖZLERİYLE BAŞLAYAN KOPUŞ
Bu hızlı değişimin miladı, tam bir yıl önce 14 Şubat 2025'te Münih Güvenlik Konferansı'nda bir konuşma yapan Amerikan Başkan Yardımcısı JD Vance'ın sözleri oldu. 61. Münih Güvenlik Konferansı'nın açılış oturumunda Vance, Avrupa ve özellikle Almanya'yı hedef alarak, "Avrupa'nın en büyük güvenlik tehdidinin, artık dış güçler Rusya veya Çin değil, Avrupa'nın kendi içindeki demokrasi ve ifade özgürlüğü sorunları olduğunu" iddia etmişti. Bu sözler salonda büyük bir şaşkınlığa yol açarken, birçok Avrupalı lider tarafından sert tepkiyle karşılandı. Hatırlanacağı üzere, konferansın açılış konuşmasını yapan Alman diplomat, Vance'ın alışılmadık sözleri üzerine yayını gözleri yaşlı bir şekilde sunmak zorunda kalmıştı.
GÜVEN KAYBI VE İSTİKRARSIZLIK ALGISI
Alman halkının sadece yüzde 32'si, Avrupa'nın saldırıya uğraması durumunda ABD'nin askeri yardım sağlayacağına inanıyor. Yüzde 35'lik bir kesim ise böyle bir yardımın artık mümkün olmadığını düşünüyor. Almanlar, Washington'ın Ukrayna'daki çatışmayı uzattığını ve bunun Avrupa'yı doğrudan risk altına soktuğuna inanıyor. ABD'nin NATO içindeki belirleyici konumu, "kararlar ABD'de alınıyor, bedelini biz ödüyoruz" algısını güçlendiriyor. Artık ABD, "güvenli müttefik"ten ziyade, "küresel istikrarsızlık kaynağı" bir risk unsuru olarak görülüyor.
MÜNİH'TEKİ GÜNDEM VE TÜRKİYE'NİN ROLÜ
Münih Güvenlik Konferansı'nda, ABD-Avrupa ilişkilerindeki güven kaybı, NATO'nun geleceği, transatlantik ittifakın yeniden nasıl ayağa kaldırılacağı ve Grönland meselesi ana gündem maddeleri arasında yer alıyor. Avrupa, Washington'dan daha öngörülebilir bir dış politika ve savaşın tırmanmasını engelleyecek adımlar bekliyor. Ukrayna heyeti ise Münih'te silah desteğinin sürdürülmesi, hava savunma sistemleri, finansal yardım ve barış süreci üzerine temaslar yürütüyor. Türkiye, hem NATO üyesi hem de Rusya-Ukrayna hattında diyalog kanallarını açık tutabilen nadir ülkelerden biri olarak öne çıkıyor. Türkiye adına Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın katılacağı konferansta, Karadeniz güvenliği, Suriye ve Doğu Akdeniz'deki gelişmeler de ele alınacak. Ayrıca, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin NATO kapsamındaki Steadfast Dart 2026 tatbikatı için Almanya'da bulunması ve sokaklarda görüntülenen askeri konvoylar, sosyal medyada büyük yankı uyandırdı.



