ABD, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu tutuklayıp ülkeden çıkardığını ve yönetime el koyduğunu açıkladı. Cumartesi sabahı Caracas'ta duyulan şiddetli patlama seslerinin ardından Venezuela hükümeti, saldırıyı ABD'ye bağladı ve ülke genelinde olağanüstü hal ilan etti. ABD Başkanı Trump, sosyal medyadan yaptığı açıklamada operasyonun ABD kolluk kuvvetleriyle iş birliği içinde gerçekleştirildiğini duyurdu. ABD'li Senatör Mike Lee ise Maduro'nun ABD'de yargılanmak üzere tutuklandığını ve silahlı müdahalenin bu tutuklama emrini yerine getirenleri korumak amacıyla yapıldığını aktardı.

PETROL REZERVLERİNDE DÜNYA LİDERİ
Uzmanlar, müdahalenin temelinde Venezuela'nın 303 milyar varillik dev petrol rezervlerinin yattığını belirtiyor. Uluslararası İlişkiler Profesörü Tarık Oğuzlu, dünya petrol rezervlerinin yüzde 17'sinin Venezuela'da olduğunu ve Çin'in bu petrolün yüzde 80'ini ithal ettiğini vurgulayarak, Trump'ın bu kaynakları kontrol etmek istediğini ifade ediyor. Emekli Büyükelçi Hasan Servet Öktem ise petrolün 1970'lere kadar Amerikan şirketleri tarafından işletildiğini, Chavez döneminde millileştirildiğini ancak Maduro yönetiminde günlük üretimin 3 milyon varilden yarım milyon varile düştüğünü hatırlatıyor.

NARKO-TERÖR İDDİALARI VE HUKUKİ ZEMİN
ABD, müdahalesini meşrulaştırmak için 'narko-terör' kavramını öne sürüyor. 2020'de Maduro'nun başına 15 milyon dolar ödül konulmuş, bu ödül 2025'te 50 milyon dolara yükselmişti. Öktem, ABD'nin hukuki zemini şöyle açıkladığını aktarıyor: 'ABD, Maduro'yu uyuşturucu işine girmiş bir terör örgütü lideri olarak görüyor. Egemen bir devletin başkanını kaçırdığını iddia etmiyor, yabancı terör örgütü lideri olarak değerlendiriyor.' ANKASAM uzmanı Ali Caner İncesu da ABD'nin Karayip Denizi'ndeki varlığını artırarak uyuşturucu kaçakçılığı iddiaları üzerinden Venezuela'ya yönelik hamlelerini sıklaştırdığını belirtiyor.

GÜNCELLENMİŞ MONROE DOKTRİNİ: NEO-MONROE
Uzmanlar, Trump'ın klasik Monroe Doktrini'ni güncelleyerek 'Neo-Monroe' adı verilen bir anlayışa yöneldiğini dile getiriyor. Oğuzlu, Çin'in Peru'da ağır tonajlı gemilerin yanaşabileceği bir liman inşa etmesi gibi agresif girişimlerine dikkat çekerek, ABD'nin bölgedeki nüfuzunu korumak istediğini söylüyor. Öktem, ABD'nin Arjantin ve Honduras seçimlerine müdahale ettiğini hatırlatarak, Venezuela'da petrol yatakları üzerinde oturan ve 2024 seçimlerini yasadışı kazandığı iddia edilen Maduro'yu devirmek istemesinin normal olduğunu ifade ediyor. İncesu ise Neo-Monroe'nun, Çin ve Rusya'nın da Latin Amerika'dan elini çekmesi gerektiği mesajını verdiğini vurguluyor.


