DÜNYA
Yayınlanma : 23 Ocak 2026 04:16
Düzenleme : 23 Ocak 2026 04:16

ABD'nin Suriye stratejisi çöktü: YPG'ye verilen destek bardağı taşırdı, Trump noktayı koydu

ABD'nin Suriye stratejisi çöktü: YPG'ye verilen destek bardağı taşırdı, Trump noktayı koydu
ABD'nin Suriye'de YPG'ye verdiği destek, Türkiye'nin yıllardır sürdürdüğü uyarıların ardından çöktü. Başkan Trump'ın açıklamaları ve YPG'nin DAEŞ'lileri serbest bırakması, ABD'nin strateji değişikliğine yol açtı.

ABD, Suriye'de 2011'de başlayan iç savaşa, terör örgütü DAEŞ'e yönelik hava saldırılarıyla Eylül 2014'te dahil oldu. Bu süreçte Türkiye ile ABD arasında diplomatik ve askeri düzeyde birçok görüşme gerçekleşti. Türkiye, Özgür Suriye Ordusu ile birlikte DAEŞ'e karşı mücadele planları hazırladı ve bu planları ABD'ye iletti. İlk aşamada, eğit-donat programı kapsamında Suriyeli muhaliflerin Türkiye'de eğitilip donatılması için mutabakat sağlandı.

ABD'NİN YPG TERCİHİ VE TÜRKİYE'NİN TEPKİSİ

Ancak ABD, Türkiye ile iş birliği yapmak yerine, PYD'nin silahlı kanadı YPG'yi kara gücü olarak kullanmayı tercih etti. ABD, YPG'ye TIR'lar dolusu silah ve malzeme yardımında bulundu ve bu örgütün kontrolündeki bölgelerde üsler kurdu. ABD'nin desteğiyle 2014'te Afrin, Kobani ve Cizire bölgelerinde üç kanton ilan edildi. PKK'yı terör örgütü olarak tanıyan ABD, PYD-YPG'yi müttefik olarak görmek istedi ve Türkiye'nin tepkilerine karşı isim değişikliği formülü geliştirerek 2015'te SDG'yi kurdu. Türkiye ise DAEŞ'e karşı 2016'da Fırat Kalkanı Harekâtı'nı, 2019'da ise YPG'nin terör koridorunu kırmak için Zeytin Dalı ve Barış Pınarı harekâtlarını düzenledi.

BİTMEYEN UYARILAR VE SON DÖNÜM NOKTASI

Türkiye, tepkisini 2015 temmuzunda ABD heyeti ile yapılan iki günlük görüşmelerde, ekim 2015'te ABD ve Rusya'ya büyükelçiler aracılığıyla doğrudan uyarılarda ve şubat 2016'da Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ın uluslararası koalisyon toplantısındaki açıklamalarıyla defalarca iletti. ABD'nin, Türkiye'nin yıllardır süren uyarılarındaki haklılığını görmesi için SDG'nin entegrasyona direnmesi gerekti. 10 Mart Mutabakatı için tanınan sürenin 2025 sonunda dolmasına kadar SDG'yi entegrasyona teşvik eden ABD, örgütün olumsuz yaklaşımına 4 Ocak'ta Halep'te operasyonların başlamasından sonra şahit oldu. YPG'nin 5 bin kadar DAEŞ'li mahkumun bulunduğu Sina Hapishanesi'nin kapılarını açması ABD'lileri kızdırdı, Suriye Ordusu'nun ilerleyişi sırasında kampları kontrol altına alması ve mahkumları yakalaması gibi gelişmeler de ABD tarafından not edildi.

TRUMP'IN AÇIKLAMALARI VE YENİ SİYASİ DURUM

ABD Başkanı Donald Trump, önceki gün yaptığı değerlendirmelerde, 'Kürtleri severim ama şunu anlamanız gerekir ki; Kürtlere çok büyük miktarda para ödendi, petrol ve başka şeyler verildi. Yani bunu bizim için değil, daha çok kendileri için yaptılar' dedi. New York Post'a verdiği mülakatta da, YPG/SDG'nin serbest bıraktığı DAEŞ'lilerle ilgili 'Avrupalı teröristler hapishaneden kaçmışlardı. Suriye hükümeti ve Suriye'nin yeni lideri ile çalıştık, onlar tüm mahkumları yakaladılar' ifadelerini kullandı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Suriye'de tutulan terör örgütü DAEŞ militanlarının Irak'a transferinin başladığını, yaklaşık 7 bin DAEŞ'linin transfer edileceğini bildirdi. ABD'nin tutumunu değiştirmesiyle Irak ve Suriye'de ortaya çıkan yeni siyasi durum, terör örgütü PKK'nın yaklaşık 35 yıldır beslendiği 'siyasi bataklık zeminini' kuruttu. Terör örgütünün varlığı; Ayn el-Arab ile Haseke, Kamışlı, Malikiye gibi yerler ile sınırlı kaldı.