ABD ve İran arasında cuma günü imzalanması beklenen kritik anlaşmanın detayları gün yüzüne çıkarken, uluslararası arenada büyük yankı uyandırdı. Kaynaklara göre, Washington yönetimi bu anlaşma kapsamında Tahran'a yönelik petrol ihracatı kısıtlamalarını derhal kaldıracak.
ANLAŞMANIN KİLİT MADDELERİ AÇIKLANDI
The Wall Street Journal gazetesinin ulaştığı ve anlaşmanın şartları hakkında bilgi sahibi olan kaynaklar, bu adımın İran'ı gerilimi hızla çözmeye teşvik etmek amacıyla atıldığını belirtti. Taraflarca elektronik ortamda imzalanan mutabakat zaptına göre, petrol ihracatına getirilen kısıtlamaların kaldırılması, bankacılık, sigorta ve taşımacılık gibi petrol ticaretiyle ilişkili tüm hizmetleri kapsayacak. Washington Enstitüsü'nden İran uzmanı Farzin Nadimi, Trump yönetiminin Hürmüz Boğazı'nın açık kalmasını garanti altına almak için petrol ihracatını engelleme kozundan vazgeçmek zorunda kalmış olabileceğini öne sürerek, "Beyaz Saray, bu tür tavizleri İran'ı ikna etmek için gerekli bir ön koşul olarak görüyor; aksi takdirde Tahran'ı müzakereleri sürdürmeye ikna etmek çok zor olurdu" yorumunu yaptı.
İRAN İÇİN DEVASA BİR KALKINMA FONU YOLDA MI?
Mutabakat zaptının bir diğer dikkat çekici maddesi ise ABD'nin, bölgesel ortaklarıyla birlikte ve İran ile istişare ederek, bu ülke için "en az 300 milyar dolar tutarında finansman sağlayacak kapsamlı bir yeniden yapılanma ve ekonomik kalkınma planı" hazırlamasını öngörüyor. Reuters'a konuşan konuya vakıf bir kaynak, bu yapının hibe veya tazminat içermeyen, özel bir yatırım fonu olacağını bildirdi. Kaynak, ABD, Körfez ülkeleri, Asya, Güney Amerika ve Afrika'dan şirketlerin şimdiden fona 150 milyar dolardan fazla taahhütte bulunduğunu aktardı. Ancak, İran'ın yurt dışındaki bloke edilmiş varlıklarının serbest bırakılması konusunda belirsiz bir dil kullanıldığı belirtildi. ABD'nin bu fonların "serbest bırakılmasını ve tam erişimini" sağlama sözü verdiği, ancak net bir takvim veya koşul belirtmediği kaydedildi. Bu durum, anlaşmanın detaylarının henüz tam olarak netleşmediğini ve 18 Haziran'daki resmi imza törenine kadar değişiklik gösterebileceği ihtimalini güçlendiriyor.
TRUMP YÖNETİMİNE TEPKİLER ÇIĞ GİBİ BÜYÜYOR
Anlaşmanın detayları ortaya çıktıkça, ABD içinde de Trump yönetimine yönelik eleştiriler yükselmeye başladı. Eski BM Daimi Temsilcisi Nikki Haley, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, "Eğer bu doğruysa, İran kazanmış demektir. İlk günden itibaren hiçbir yaptırım gevşetilmemelidir" diyerek tepkisini dile getirdi. Washington merkezli Ortadoğu Enstitüsü'nden kıdemli uzman Brian Katulis ise mutabakat metnini "İsviçre peynirine benzeterek, doldurulması gereken birçok boşluk olduğunu" ifade etti. Katulis, nükleer program gibi en zorlu konuların önümüzdeki 60 gün içinde ele alınacağını belirterek, "Bu mutabakat aslında mevcut durumu koruyor ve İran'a sadece Hürmüz Boğazı'nı yeniden açması karşılığında peşinen bir tür ödeme yapıyor" dedi. Muhafazakar yayın organı National Review ise başyazısında, Trump'ın ilk döneminde feshettiği Obama'nın İran anlaşmasına geri dönme ihtimalinin "mutlak surette bir teslimiyet" olacağını savundu.



