Amerika Birleşik Devletleri Adalet Bakanlığı, göçmenlik başvurularında yalan beyanda bulunduğu veya usulsüzlük yaptığı tespit edilen sonradan vatandaş olmuş kişilerin haklarını geri almak için ülke genelinde federal mahkemelerde yoğun bir çalışma başlatıyor. Son haftalarda onlarca davayı açmış olan bakanlığın hedeflediği 250 rakamı, ABD'deki yaklaşık 24 milyon sonradan vatandaş olmuş kişi içinde küçük bir oran olsa da geçmiş dönemlere kıyasla önemli bir artışı temsil ediyor.
Vatandaşlık İptalinde Büyük Artış
1990 ile 2017 yılları arasında Amerikan hükümetleri yılda ortalama sadece 11 vatandaşlık iptal davası açıyordu. Ancak son dönemdeki bu artış, Adalet Bakanlığı'nın yeni stratejisinin bir göstergesi. Federal yasalar, bakanlığa geçmişte de usulsüzlük saptanan kişilerin vatandaşlığını iptal etme yetkisi tanıyor. Ancak bu uzun ve karmaşık hukuki süreç, geçmişte genellikle insan hakları ihlali yapanlar veya ağır suç işleyenler gibi en uç örnekler için kullanılıyordu.
Agresif Kampanya ve Sınır Dışı Riski
Trump yönetimi tarafından alınan kararla, vatandaşlıktan çıkarma işlemi için öncelik verilecek durumların ve kategorilerin kapsamı genişletilerek süreç daha agresif bir kampanya haline getirildi. Hakkında vatandaşlık iptal davası açılan kişiler mahkemelerde kendilerini savunma hakkına sahip olsalar da, davanın hükümet tarafından kazanılması halinde Amerikan vatandaşlığının tüm hak ve imtiyazlarını kaybediyorlar. Vatandaşlıkları geri alınan bireyler, genellikle eski göçmenlik statülerine döndürülüyor ve nihayetinde doğdukları ülkelere sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya kalıyor.



