SAĞLIK
Yayınlanma : 06 Eylül 2025 22:27
Düzenleme : 06 Eylül 2025 22:27

ABD'de şok: Beyin ölümü teşhisi konulan hasta, organ bağışından önce gözlerini açtı

ABD'de şok: Beyin ölümü teşhisi konulan hasta, organ bağışından önce gözlerini açtı
ABD'nin Kentucky eyaletinde, beyin ölümü teşhisi konulan 36 yaşındaki Anthony TJ Hoover, organ bağışı işlemi sırasında gözlerini açtı. Bu olay, beyin ölümü tanımı ve ölümün gerçek zamanı üzerine tartışmaları alevlendirdi.

ABD'nin Kentucky eyaletinde yaşanan olay, tıp dünyasında büyük yankı uyandırdı. 36 yaşındaki doğa tutkunu Anthony TJ Hoover, aşırı dozdan kalp krizi geçirdikten sonra beyin ölümü teşhisi konuldu ve beş gün boyunca yaşam destek ünitesine bağlı kaldı. Ailesine, hiçbir refleks ve beyin aktivitesi kalmadığı bildirildi; ventilatörün kapatılması için izin verildi. Organ bağışçısı olan TJ için 'onur yürüyüşü' düzenlendi, vücudu ameliyathaneye götürülürken koridorlarda saygı duruşunda bulunuldu.

ORGAN BAĞIŞI ÖNCESİ ŞAŞIRTAN GELİŞME

Fakat, tam o sırada TJ Hoover gözlerini açtı. Doktorlar bunu 'ölü refleksi' olarak nitelendirdi. Ancak korkunç gerçek, ameliyat masasında ortaya çıktı. Organları alınmak üzere ilk kesi yapılacağı anda TJ'in bedeni hareket etmeye, dizlerini karnına çekmeye başladı. Hemşire Natasha Miller, o anları 'Ağlıyordu, gözlerinden yaşlar süzülüyordu' sözleriyle anlattı.

BEYİN ÖLÜMÜ TARTIŞMALARI YENİDEN GÜNDEME GELDİ

Daily Mail'in haberine göre TJ Hoover ağır beyin hasarıyla hayatta kaldı. Ancak onun dehşet verici hikayesi, beyin ölümü kabul edilen bazı hastalarda aslında bilinç kıvılcımı olabileceğini öne süren araştırmaları yeniden gündeme getirdi. Michigan Üniversitesi'nden Prof. Jimo Borjigin'in öncülük ettiği çalışmalar, kalp durduktan sonra beyinde dopamin ve serotonin patlaması yaşandığını, EEG dalgalarının özellikle hafıza, duygular ve kişilik bölgelerinde ani bir 'fırtına' oluşturduğunu ortaya koyuyor. PNAS dergisinde yayımlanan makale, dört hastada, solunum desteği çekildikten sonra bile bilinçle ilişkili gamma dalgalarının güçlü biçimde arttığını belgeliyor. Ölümden dönen pek çok hasta, hayatlarının 'film şeridi gibi' gözlerinin önünden geçtiğini, sevdiklerini gördüğünü, derin bir huzur ve ışığa doğru ilerlediğini anlatıyor. Bilim dünyasında bu tartışma büyüyor: Bu dalgalanmalar, 'ruh'un bedeni terk etme anı mı, yoksa son bir nörolojik enerji patlaması mı?