Bilim dünyasında heyecan yaratan sıra dışı bir keşif, Coss-Mejan bölgesindeki Castelbuco Mağarası'nın yaklaşık 500 metre derinliğinde yapıldı. Omurgalı Paleontolojisi Dergisi'nde yayımlanan araştırmaya göre, bilim insanları, jeolojik süreçlerin adeta bir zaman kapsülü haline getirdiği bu mağaranın tavanında, 166-168 milyon yıl öncesine ait devasa ayak izlerine rastladı. Ulaşılması zor ve kısmen suyla dolu geçitlerin sonunda bulunan bu fosiller, keşfi türünün en dikkat çekici örneklerinden biri olarak kayıtlara geçti.

MAĞARA TAVANINDA ORTAYA ÇIKAN GİZEMLİ İZLER
Bu keşfi daha da özel kılan, ayak izlerinin mağara tavanında adeta bir kabartma gibi duran üç boyutlu "karşı ayak izleri" şeklinde olması. Jeolojik zaman dilimlerinde, dinozorların çamurda bıraktığı orijinal izlerin tortuyla dolduğu ve daha sonra alt tabakanın aşınmasıyla bu tortu dolgularının tavanı süsleyen kalıplar halinde gün yüzüne çıktığı belirtildi. Mağarada tespit edilen üç farklı iz yolu, bu devasa canlıların yürüme biçimleri ve biyomekanikleri hakkında paha biçilmez bilgiler sunuyor.
50 TONLUK TİTANOZORLARIN GİZEMLİ YÜRÜYÜŞÜ
Fosilleşmiş izlerin detaylı ölçümleri, baskıların uzunluğunun tam 1.25 metreye ulaştığını gösteriyor. Uzmanlar, bu boyutların, yaklaşık 30 metre uzunluğa ve inanılmaz bir 50 ton ağırlığa sahip olabilen, sauropod grubunun dev otçul türleri olan titanozorlara işaret ettiğini düşünüyor. Korunma derecesi olağanüstü yüksek olan bu fosillerde, parmaklar, ayak tabanları ve hatta pençelerin anatomik detayları dahi net bir şekilde görülebiliyor. Hatta bir izde, sağ ayağa ait beş parmağın belirgin hatları seçilebiliyor.
JURA DÖNEMİNE YENİ BİR BAKIŞ: OCCİTANOPODUS
Keşfedilen ayak izlerinin morfolojik özellikleri, daha önce Jura ve Kretase dönemlerine ait sauropod fosillerinde rastlanmayan benzersiz detaylar barındırıyor. Bu özgünlükler nedeniyle araştırmacılar, "Occitanopodus" adını verdikleri yepyeni bir iknotakson (ayak izi türü) tanımladılar. Bu yeni sınıflandırmanın, dev sauropodların evrimsel tarihine ışık tutması ve bu alandaki bilgi boşluklarını doldurması bekleniyor. Araştırma ekibi, derin karst mağaralarının, dış ortamdaki fosillere kıyasla çok daha iyi bir koruma sağladığını ve bu "doğal arşivlerin" dinozorların boyutları, çevreyle etkileşimleri ve ayak yapıları hakkında eşsiz veriler sunduğunu vurguladı. Bu bulgular, Orta Jura dönemindeki sauropod evriminin karmaşıklığını ve çeşitliliğini anlamak açısından büyük önem taşıyor.


