SAĞLIK
Yayınlanma : 06 Kasım 2025 00:00
Düzenleme : 06 Kasım 2025 00:00

33 bin hayatın gözü umutla dolu: Türkiye'de organ nakli bekleyenlerin korkunç sayısı kan dondurdu!

33 bin hayatın gözü umutla dolu: Türkiye'de organ nakli bekleyenlerin korkunç sayısı kan dondurdu!
Türkiye'de 33 bine yakın kişi organ nakli bekliyor. Böbrek, karaciğer, kalp ve akciğer nakli bekleyen hastaların durumu kritik. Kadavradan nakil oranının artırılması hayati önem taşıyor.

Türkiye'de organ nakli bekleyen hasta sayısının ürkütücü bir boyuta ulaştığı ve bu sayının yaklaşık 33 bin kişiyi bulduğu bildirildi. Kronik hastalıkların ve çeşitli sağlık sorunlarının yaygınlaşmasıyla birlikte, bu durumun her geçen gün daha da kritik hale geldiği vurgulanıyor. Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sedat Üstündağ, organ naklinin bu hastalar için hayati bir kurtuluş yolu olduğunu ve tek etkili tedavi yöntemi olduğunu ısrarla dile getirdi.

ORGAN NAKLİ BEKLEYEN HASTA SAYILARI

Prof. Dr. Üstündağ tarafından paylaşılan çarpıcı verilere göre, organ nakli bekleyenlerin en büyük grubunu böbrek nakli ihtiyacı olan 25 bin 651 hasta oluşturuyor. Bunu, 2 bin 504 hasta ile karaciğer nakli bekleyenler takip ediyor. Kalp nakli için 1540, pankreas nakli için 230 ve akciğer nakli için ise 210 hasta umutla bekleyişini sürdürüyor. Ayrıca, görme yetisini yeniden kazanmak isteyen yaklaşık 2 bin 800 kişinin kornea nakline ihtiyacı olduğu belirtiliyor. Bu rakamlar bir araya geldiğinde, 33 bine yakın vatandaşımızın yeni bir yaşama kavuşma mücadelesi gözler önüne seriliyor.

KADAVRADAN NAKİL ORANI ARTIRILMALI

Prof. Dr. Üstündağ, organ nakli operasyonlarında kadavradan yapılan nakil oranlarının artırılması gerektiği yönünde güçlü bir çağrıda bulundu. Salgın sürecinde bu oranın düştüğünü ve pandemi sonrası dönemde canlıdan yapılan nakillerin daha ön plana çıktığını belirtti. Üstündağ, hayırsever insanların yapacağı organ bağışlarıyla bu oranın yükseltilebileceğini ve böylece nakil bekleyen hiç hasta kalmaması temennisini dile getirdi. Nakillerin zamanında gerçekleştirilmesinin, hastaların yaşam süresini doğrudan ve olumlu yönde etkilediğinin altını çizdi.