Neustadt yakınlarındaki Kampel köy kilisesinde bulunan 1702 tarihli kalıntılar, bilim dünyasında merak uyandırmaya devam ediyor.
ŞÖVALYE KALBUTZ'UN YEMİNİ
1794 yılında aile mezarlığı açıldığında, diğer tüm cesetlerin toza dönüştüğü görülmesine karşın, şövalye von Kalbutz'un bedeni deri gibi kahverengi ve tam koruma altında kalmıştı. Berlin Charite Hastanesi uzmanları ve modern tıp merkezleri tarafından yapılan bilgisayarlı tomografi analizleri, cesette herhangi bir kimyasal koruma veya mumyalama işlemi uygulanmadığını doğruluyor.
İLAHİ ADALETİN İZLERİ
Şövalye von Kalbutz'un hikayesi, 1690 yılında işlediği iddia edilen bir cinayet davasına dayanıyor. Bir çobanı öldürmekle suçlanan şövalye, mahkemede suçsuz olduğunu savunarak, "Eğer katilsem bedenim asla çürümesin" diyerek yemin etti. Ölümünden yaklaşık bir asır sonra cesedinin bozulmamış halde bulunması, bölge halkı tarafından ilahi adaletin bir kanıtı olarak kabul ediliyor.
GİZEMLİ NESNELER VE ŞAŞIRTAN BULGULAR
Son yapılan tomografi çekimlerinde, şövalyenin ağzında antik geleneklere göre öbür dünyaya geçişi kolaylaştırdığına inanılan metal bir "Haron sikkesi" bulundu. Ayrıca tabutun içinde 1900'lü yılların başından kalma bir kalem tespit edildi; araştırmacılar bunun eski ziyaretçiler tarafından yapılmış bir şaka olduğunu değerlendiriyor. 50'li yaşlarında sağlıklı bir şekilde öldüğü tespit edilen şövalyenin cesedi, Kampel kilisesinde cam bir bölme ardında sergilenmeye devam ediyor.


