Dünya genelinde plastik tüketimindeki baş döndürücü artış ve yetersiz atık yönetimi, gezegenimiz için korkutucu bir tablo çiziyor. Pew Charitable Trust ve ortaklarının yayımladığı son rapor, eğer acil önlemler alınmazsa, her saniye doğaya bir kamyon dolusu plastiğin karışacağı 2040 senaryosunu gözler önüne seriyor.
PLASTİK KİRLİLİĞİNİN VAHİM SONUÇLARI
Mevcut gidişatla 2025'te yılda 143 milyon ton plastiğin çevreye sızacağı ve bu rakamın 15 yıl içinde 309 milyon tona fırlayacağı öngörülüyor. Bu durum, sadece deniz yaşamını değil, aynı zamanda hava ve toprak kalitesini de ciddi şekilde tehdit ediyor. Plastik kirliliğinin artmasıyla ilişkili hastalıkların yükselişi ve küresel karbon ayak izinin artması da cabası. Rapora göre, müdahale edilmezse plastik kaynaklı sera gazı emisyonları %58, sağlık üzerindeki olumsuz etkiler ise %75 oranında artış gösterecek. Bu küresel krizle mücadele için trilyonlarca dolarlık harcama yapılması gerekecek.
AMBALAJ SEKTÖRÜ BAŞ SORUMLU
Plastik kirliliğinin baş mimarı olarak gösterilen ambalaj sektörü, şişe, poşet ve tek kullanımlık ürünleriyle 2040'a kadar birincil plastik üretimini %52 artırmayı hedefliyor. Bu artış, mevcut atık yönetimi kapasitesinin iki katından fazla. Geri dönüşüm tek başına yeterli bir çözüm sunmuyor; zira geri dönüştürülebilir plastik türleri sınırlı ve döngü sayısı kısıtlı. Uzmanlar, yeniden kullanım ve depozito-iade sistemlerinin plastik ambalaj kirliliğini %97'ye varan oranlarda azaltabileceğini belirtiyor. Bu sistemlerde tüketiciler, plastik kapları iade ederek para kazanıyor veya kapları yeniden dolduruyor. En sorunlu plastiklerin yasaklanması, yeniden kullanılabilir ve geri dönüştürülebilir ambalajların tasarlanması ve toplama sistemlerinin modernize edilmesi de çözüm önerileri arasında öne çıkıyor.



