Küresel finans devi Morgan Stanley, jeopolitik gerilimler ve makroekonomik verileri derinlemesine incelediği son raporunda, yatırımcıların geleceğine dair çarpıcı öngörülerde bulundu. Rapora göre, 2026 yılı hem altın hem de hisse senedi piyasaları için büyük bir sıçrama dönemi olacak. Kurum, 'Riskli varlıklar için güçlü bir 2026 geliyor. Mikro dinamikler, hızlanan yapay zeka yatırımları ve destekleyici politika ortamı birleşince tablo olumlu' değerlendirmesini yaptı.
S&P 500 ZİRVE YAPACAK: ALTIN 4.500 DOLARA FIRLIYOR
Morgan Stanley'nin detaylı analizleri, Amerika Birleşik Devletleri'nin önde gelen borsalarından S&P 500 için 2026 yılı sonunda 7 bin 800 puanlık rekor bir tepe noktası öngörüyor. Bu seviye, mevcut değerlerin yaklaşık yüzde 16'lık bir artış potansiyelini işaret ediyor. Banka ayrıca, küçük ölçekli ABD şirketlerinin büyük rakiplerini geride bırakacağını, ekonomik döngülere duyarlı sektörlerin daha defansif sektörlere karşı üstünlük kuracağını ve ABD Merkez Bankası'nın (Fed) daha esnek para politikalarının borsalarda ivme kazandıracağını öngörüyor. Dolar endeksinin ise 2026'nın ilk yarısında 94'e geriledikten sonra yıl sonunda 99'a doğru bir toparlanma göstermesi bekleniyor.
AVRUPA PİYASALARI NEFES ALACAK: PETROL STABİL KALACAK
Raporda Avrupa piyasalarına özel olarak değinilirken, kıtanın borsalarının ABD'deki genel iyileşmenin etkisiyle önemli bir canlanma yaşayacağı belirtiliyor. Morgan Stanley, MSCI Europe endeksi için yıl sonu hedefini 2 bin 430 puana yükselterek, Avrupa borsalarına yönelik olumlu bakış açısını güçlendirdi. Bu yıl şimdiden yaklaşık yüzde 12,5'lik bir değer kazancı elde eden Avrupa borsalarının bu başarısında Almanya'nın mali teşvik paketleri, güçlü şirket kar beklentileri ve düşen enflasyon oranları etkili oldu. Emtia piyasalarına dair tahminler ise şöyle: Altın, 2026'da ons başına 4 bin 500 dolara ulaşırken, bakır ton başına 10 bin 600 dolara yükselecek. Brent petrolün ise arz ve talep dengesi göz önüne alındığında varil başına 60 dolar civarında istikrarlı bir seyir izlemesi öngörülüyor. Genel olarak küresel ekonomide ılımlı bir büyüme ve enflasyonun düşmesi beklenmekle birlikte, raporda belirsizliklerin yüksek olduğu ve olası senaryoların geniş bir yelpazede değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.



