17 Ağustos 1999'da meydana gelen ve Türkiye'nin yakın tarihindeki en yıkıcı afetlerden biri olarak hafızalara kazınan 7,4 büyüklüğündeki Marmara Depremi'nin 26. yılı geride kaldı. Kocaeli'nin Gölcük ilçesi merkezli deprem, Kocaeli, Yalova, Sakarya, İstanbul ve Düzce başta olmak üzere geniş bir alanda büyük yıkıma yol açmıştı.
YIKIM VE KAYIPLAR
TBMM Deprem Araştırma Komisyonu'nun 2010 tarihli raporuna göre depremde 17 bin 480 kişi hayatını kaybetti, 43 bin 953 kişi yaralandı ve yaklaşık 200 bin kişi evsiz kaldı. 66 bin 441 konut ve 10 bin 901 iş yeri yıkılırken, 285 bin 211 konut ve 42 bin 902 iş yerinde ise hasar oluştu. Yaklaşık 16 milyon kişi farklı düzeylerde depremden etkilendi.
DEPREM GERÇEĞİ
Gazi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Afet Yönetimi Uzmanı Doç. Dr. Bülent Özmen, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin 26. yılı dolayısıyla yaptığı açıklamada Türkiye'nin deprem gerçeğiyle yüzleşmesi gerektiğini vurguladı. 1999'dan bu yana toplam 448 bin deprem kaydedildiğini belirten Özmen, bu süreçte 6 ile 6,9 büyüklüğünde 46 deprem yaşandığını, ortalama her 6,5 yılda bir 7'den büyük deprem yaşandığını ve yılda iki kez de 6'nın üzerinde depremle karşılaşıldığını dile getirdi. 2023 yılının en fazla depremin kaydedildiği yıl olduğunu ve sadece bu yılda yaklaşık 74 bin sarsıntının meydana geldiğini aktardı. 26 yıllık dönemdeki büyük depremlerde yaklaşık 77 bin kişinin hayatını kaybettiğini ve ekonomik kaybın 200 milyar dolara yaklaştığını ifade etti.
MARMARA'DA SİSMİK BOŞLUK
Kuzey Anadolu Fayı'nın Yalova açıklarına kadar kırıldığını hatırlatan Özmen, Marmara Denizi'nin bazı kesimlerinde 1766'dan bu yana 7'nin üzerinde deprem yaşanmadığını, bu alanların “sismik boşluk” olarak değerlendirildiğini ve olası 7'den büyük bir Marmara depreminin özellikle İstanbul'u çok ciddi şekilde etkileyeceğini belirtti. İstanbul'da 2019'da meydana gelen 5,8 ve bu yıl yaşanan 6,1 büyüklüğündeki depremlerin fay hattındaki gerilimi azaltmadığını, Gemlik Körfezi'nden geçen fay hattının da uzun süredir büyük deprem üretmediğini vurguladı. Balıkesir'in Sındırgı ilçesindeki 6,1 büyüklüğündeki depremin artçılarının 5,2 büyüklüğüne ulaşabileceğini, ancak bu depremin yalnızca Simav Fay Zonu'nun 20 kilometrelik kısmını kırdığını ve İstanbul'u etkileyecek Kuzey Anadolu Fayı'ndan farklı olduğunu, dolayısıyla İstanbul için var olan riski değiştirmediğini söyledi. Özmen, 26 yılda yasal ve teknik anlamda önemli adımlar atıldığını ancak her depremde görülen yıkım ve can kayıplarının, gelinen seviyenin hâlâ yetersiz olduğunu gösterdiğini belirterek kentsel dönüşümün hayati önem taşıdığını ekledi.



