Tarih 1761 yılını gösterdiğinde, Hint Okyanusu'nun ortasındaki Tromelin Adası'nda inanılmaz bir dram yaşandı. Adanın kendisi bile bir yaşam alanı sunmuyordu; üzerinde tek bir ağacın bile yetişmediği, yalnızca kum ve keskin mercanlarla dolu, gölgesiz bir kara parçasıydı. L'Utile gemisi adaya çarptığında, kaptan ve mürettebatın bir kısmı sandallarla kaçmayı başardı. Geride kalan 60 kişiye ise bir söz verildi: "Geri döneceğiz." Ancak bu söz, tam 15 yıl sürecek bir hayatta kalma mücadelesine evrilecekti.
İMKANSIZ KOŞULLARDA BİR MEDENİYET KURDULAR
Terk edilenler için hayatta kalmak, sıradan bir çaba değil, bir mucizeyi zorlamaktı. Modern arkeologların ortaya çıkardığı bulgulara göre, bu insanlar sadece beklemekle kalmadılar, aynı zamanda kendi medeniyetlerini inşa ettiler. Gemi enkazından arta kalan kömürleri kullanarak, dondurucu fırtınalar ve kasırgalara rağmen kurtarma gemilerinin dikkatini çekebilmek için ateşi tam 15 yıl boyunca hiç söndürmediler. Tatlı su kaynakları yoktu; bu yüzden mercan kayalıklarını elleriyle kazarak, yerin metrelerce altında ilkel ama işleyen bir arıtma sistemi oluşturdular. Adada odun bulunmadığı için, gemiden söktükleri bakır levhalardan mutfak gereçleri yaptılar ve fırtınalara karşı dayanıklı sığınaklar inşa ettiler.
UMUTLAR TÜKENİRKEN KADINLAR VE BİR BEBEK HAYATTA KALDI
Zaman ilerledikçe umutlar tükenme noktasına geldi. Bir grup, gemi enkazından yaptıkları derme çatma bir salla denize açıldı ancak dalgaların arasında kayboldu. Geriye kalanlar ise açlık ve hastalıkla mücadele etmek zorunda kaldı. Tam 15 yıl sonra, 1776'da bir Fransız gemisi adaya yanaştığında, denizciler gördükleri manzara karşısında şaşkına döndüler. Başlangıçta 60 kişi olan grubun geriye sadece yedi kadın ve adada doğmuş sekiz aylık bir bebek kalmıştı. Yıllar sonra yapılan kazılar, Tromelin Adası'ndaki bu insanların vahşileşmediğini, aksine onurlu bir toplum düzeni kurduklarını kanıtladı. Kaptanın "birkaç haftaya döneriz" şeklindeki yanıltıcı sözü, 800 haftalık bir kabusa dönüşmüş olsa da, insan ruhunun direnci tarihe altın harflerle kazındı.


