Jeotermal enerjide devrim: Sıfır fatura hedefiyle yeni teknoloji geliştirildi
- 3 / 1
Dünyanın iç çekirdeğindeki sıcaklık, yaklaşık 5.200°C seviyelerinde seyrediyor. Bu sıcaklık, teorik olarak jeotermal enerji üretimi için sınırsız bir kaynak anlamına geliyor. Dünya’nın iç ısısının yalnızca yüzde 0,1’inin dahi kullanılması, küresel enerji ihtiyacını 20 milyon yıl boyunca karşılayabilecek bir potansiyel sunuyor. Ancak şimdiye kadar mekanik sondaj uçları bu aşırı sıcaklık ve derinliklere dayanamadı. Ta ki Quaise Energy’nin geliştirdiği millimetre dalga sondaj teknolojisi bu alana adım atana kadar.
- 3 / 2
Project Obsidian, klasik mekanik sondaj yöntemlerini tamamen ortadan kaldıran yenilikçi bir teknolojiyi barındırıyor: Millimetre dalga sondajı. Bu yöntem, geleneksel elmas uçlar yerine yüksek frekanslı elektromanyetik dalgalar kullanarak kayayı doğrudan buharlaştırıyor veya aşındırıyor. Sistem, yüzeyde bulunan ve “gyrotron” adı verilen ileri düzey bir cihaz aracılığıyla enerji üretiyor ve bu enerji, dalga kılavuzlarıyla yer altına iletiliyor. Böylece aşırı sıcaklık ve derinlik koşullarında mekanik ekipmanların karşılaştığı aşınma ve arıza sorunları ortadan kalkıyor.
- 3 / 3
Quaise Energy, ABD’nin Oregon eyaletinde Project Obsidian ile jeotermal enerjiyi daha önce ulaşılamamış sıcaklık aralıklarına taşımayı hedefliyor. Şirket, yer altındaki 300 ila 500 santigrat derece arasındaki kayaçlardan elektrik üretmeyi planlıyor. Bu sıcaklık aralıkları, mevcut jeotermal sistemlere göre verimlilikte ciddi bir artış sağlıyor. Tek bir kuyunun, geleneksel jeotermal yöntemlere göre 10 ila 100 kat daha fazla enerji üretmesi mümkün hale geliyor. Project Obsidian’ın geliştirme süreci, kademeli bir büyüme modeline dayanıyor; ilk aşamada 50 megawatt (MW) kapasite hedefleniyor ve uzun vadede projenin 1 gigawattın üzerinde üretim kapasitesine ulaşması amaçlanıyor.







