İran'a yönelik saldırılarda ABD-İsrail hattında büyük anlaşmazlık: 'Bu bizim planımız değildi

  • 3 / 1 İran'a yönelik saldırılarda ABD-İsrail hattında büyük anlaşmazlık: 'Bu bizim planımız değildi 0

    İran'a yönelik 28 Şubat'ta başlayan saldırılar, başlangıçta ABD ve İsrail'in ortak hedefi olan Tahran yönetimini devirme amacını taşıyordu. ABD Başkanı Donald Trump, İran halkına yönelik çağrılarında bu saldırıları bir 'fırsat' olarak nitelendirirken, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu da rejimin devrilmesi yönünde çağrılar yapıyordu. Ancak çatışmaların başlamasının üzerinden yaklaşık üç hafta geçmesine rağmen, Washington ve Tel Aviv arasındaki görüş ayrılıkları giderek derinleşiyor.

  • 3 / 2 İran'a yönelik saldırılarda ABD-İsrail hattında büyük anlaşmazlık: 'Bu bizim planımız değildi 1

    Trump'ın İsrail'in gerçekleştirdiği saldırıya ilişkin yaptığı "Amerika Birleşik Devletleri bu saldırı hakkında hiçbir şey bilmiyordu ve Katar'ın bu saldırıyla hiçbir şekilde alakası yoktu." şeklindeki açıklaması, üst düzey ABD'li yetkililer tarafından yalanlandı. Washington Post'a konuşan yetkililer, ABD'nin saldırıya dahil olmadığını ve İsrail'in önceden bilgilendirme yaptığını belirtti. Yetkililere göre, askeri harekâtın İran rejimine verdiği zarar hayranlık uyandırıcı olsa da, küresel çapta yayılan yıkıcı ekonomik etkiler endişe verici boyutlara ulaştı. Özellikle İsrail'in Güney Pars Doğalgaz Sahası'na düzenlediği saldırı, ABD ve İsrail arasındaki görüş ayrılıklarının en belirgin örneği olarak öne çıkıyor.

  • 3 / 3 İran'a yönelik saldırılarda ABD-İsrail hattında büyük anlaşmazlık: 'Bu bizim planımız değildi 2

    Beyaz Saray daha önce İran'a yönelik saldırıların balistik füze programını yok etmek, bölgedeki vekil güçlerini etkisiz hale getirmek ve nükleer silah elde etmesini engellemek gibi dört ana hedefi olduğunu açıklamıştı. Ancak İsrail'in savaşın ikinci haftasından itibaren İran'ın petrol ve doğalgaz altyapısına saldırması, ABD-İsrail ittifakında çatlaklar oluşturdu. ABD yönetiminden üst düzey bir yetkili, "İsrail, rejim değişikliği için yakıp yıkma kampanyası yürütüyor, bu bizim amacımız değil. Netanyahu, İran'ın ekonomisini mahvetmek ve enerji altyapısını yerle bir etmek istiyor. Trump ise bunu korumak istiyor." ifadelerini kullandı. Bu gelişmelerin ortasında, Pentagon'un olası bir kara operasyonu için 11. Deniz Piyade Sefer Birliği'ni taşıyan USS Boxer gemisini Orta Doğu'ya göndermesi dikkat çekiyor. Bu hamle, ABD'nin İran için stratejik öneme sahip Harg Adası'nı işgal etmeye hazırlandığı şeklinde yorumlanıyor. Eski CENTCOM komutanı Joseph Votel, olası bir kara müdahalesinde birden fazla senaryo olduğunu belirtirken, Harg Adası'nın işgali için yaklaşık bin askerlik bir kuvvete ihtiyaç duyulacağını tahmin ediyor. Nükleer tesislere yönelik bir operasyonun ise daha karmaşık olacağını ve bin ila 4 bin askerlik bir kuvvetin yanı sıra hava gücü ve istihbarat birimlerinin de hazır olması gerektiğini vurguluyor.