Gökyüzünün Titanik'i kayboluşunun 68. yılında: Sigorta şüphesi hala havada!

  • 3 / 1 Gökyüzünün Titanik'i kayboluşunun 68. yılında: Sigorta şüphesi hala havada! 0

    1957 yılında 'gökyüzünün Titanik'i' olarak anılan Boeing 377 Stratocruiser, 36 yolcu ve 8 mürettebatıyla Pan Am Havayolları'nın 7 sefer sayılı uçuşu için havalandıktan sonra sırra kadem basmıştı. Dönemin en lüks uçaklarından biri olan bu dev makine, tıpkı okyanustaki kardeşi Titanik gibi, büyük rekabetin ve trajedinin ortasında kayboldu. 1947'de ilk uçuşunu yapan Stratocruiser, basınçlı kabini ve klima gibi yenilikleriyle dikkat çekiyordu. Ancak, üretilen 56 uçaktan 13'ü gövde kaybı yaşadı ve bunların 8'i ölümle sonuçlandı. Pan Am'ın 7 sefer sayılı uçuşu da bu trajik listeye eklendi ve üzerinden 68 yıl geçmesine rağmen uçaktan ve 25 yolcudan hiçbir iz bulunamadı.

  • 3 / 2 Gökyüzünün Titanik'i kayboluşunun 68. yılında: Sigorta şüphesi hala havada! 1

    Temmuz 1947'de ilk kez gökyüzüyle buluşan Boeing 377 Stratocruiser, çift katlı yapısıyla 1950'ler ve 60'larda uzun mesafeli lüks seyahatin sembolüydü. Pan Am'ın bu uçakla gerçekleştirdiği ilk Honolulu seferi, tarihe 'kayıp' olarak geçen 7 seferiyle karanlık bir lekeye dönüştü. Düşüş nedeni ve yapılan telsiz çağrıları yanıtsız kaldı. O yıllarda uçaklarda kara kutu zorunluluğu bulunmadığından, Uçuş Veri Kayıt Cihazı (FDR) ve Kokpit Ses Kayıt Cihazı (CVR) bu uçakta yoktu. Bu eksiklik, düşüşün nedenini belirlemeyi imkansız hale getirdi. Kazadan bir hafta sonra, planlanan rotanın 170 kilometre kuzeyinde enkaz ve cesetler bulundu. Kurtarılan 19 kazazedenin durumu, yolcuların kaza öncesinde uyarı aldığını düşündürüyordu. Kurbanların saatlerinin, uçağın son telsiz raporundan 23 dakika sonra durmuş olması, muazzam bir kuvvetle suya çarpıldığı sonucunu doğurdu.

  • 3 / 3 Gökyüzünün Titanik'i kayboluşunun 68. yılında: Sigorta şüphesi hala havada! 2

    Yangın izleri ve bazı kritik detaylar, uçağın bir saldırıya uğramış olabileceği ihtimalini gündeme getirdi. Sigorta şirketleri, yolcuların uçağa binmeden önce yüksek meblağlı sigorta poliçeleri yaptırıp yaptırmadığını araştırıyordu. Daha önce de sigorta parası almak için uçaklara bomba yerleştirme vakaları yaşanmıştı. Ancak, yapılan araştırmalar sonucunda yolcular tarafından olağandışı bir sigorta alımı olmadığına karar verildi. Fakat, kazadan kısa bir süre önce bir yolcu olan William Payne adına 20 bin dolarlık ve havaalanında ek olarak 125 bin dolarlık uçuş poliçesi satın alındığı ortaya çıktı. Payne'in cesedi kurtarılanlar arasında bulunamadı ve sigorta şirketi onun uçağa hiç binmediğini iddia etti. Emekli bir Deniz Kuvvetleri gazisi ve patlayıcı uzmanı olan Payne'in ağır borcu ve satın aldığı yüksek sigorta miktarı, uçağın düşüş nedenine dair şüpheleri artırdı. Müfettişler bomba patlaması ihtimalini dışlasa da, Payne'in geçmişi ve sigorta detayları akılları kurcalamaya devam etti. Uçağın düşüş nedeni hiçbir zaman tam olarak aydınlatılamadı ve olay tarihe kayıp bir uçak ve cevapsız sorular olarak geçti. Pasifik'teki en büyük arama kurtarma çalışmalarına rağmen uçaktan ve yolculardan haber alınamadı. Uzmanlar, eğer gövde hasarı almadıysa uçağın suya batmayacağını belirtiyordu. Bu durum, Titanik'in kaderiyle paralellik gösteriyordu. Bazı iddialar, gizemli radyo sinyallerinin Pan Am 7'den gelmediğini öne sürerken, uçağın kazadan kısa süre önce iki kez sert iniş yapmış olması da incelemeye alınmıştı. En güçlü ihtimallerden biri ise uçaktaki karbonmonoksit salınımıydı.