Fenerbahçe, Feyenoord'a 2-1 yenildi: Rövanş Kadıköy'de
- 7 / 1
UEFA Şampiyonlar Ligi 3. eleme turu ilk maçında Hollanda temsilcisi Feyenoord ile Fenerbahçe karşı karşıya geldi. De Kuip Stadyumu'nda oynanan müsabaka, Feyenoord'un 2-1'lik üstünlüğüyle sona erdi. Karşılaşmanın ardından spor yazarları sarı-lacivertli takımı değerlendirdi.
- 7 / 2
Genel olarak, takımlarımız sezon başındaki eleme maçlarına oyun gücünden çok oyuncu gücüne güvenerek başlıyor. Ancak, Avrupa'nın nispeten mütevazi takımları disiplin, fizik üstünlüğü ve oyun gücüyle temsilcilerimize galip geliyor. Fenerbahçe, Feyenoord karşısına ilk 11'de sadece 1 yeni oyuncuyla çıktı, kulübede de 2 yeni futbolcu vardı. Mourinho'dan beklenen, geçen seneden bu sezona oyun bütünlüğünün korunması, yeni transferlerle güçlendirilmesi ve daha akıcı bir plandı. Ancak, Hollanda deplasmanında Fenerbahçe ilk yarıda sanki dün bir araya gelmiş gibi oynadı. İkinci yarı başındaki bire bir baskılar Fenerbahçe'yi önde tutmayı başardı. İrfancan-Duran, Oğuz-Semedo değişimlerinin ardından baskı kalitesinin artmasıyla bir gol atılması gerekiyordu. Amrabat'ın 86. dakikada attığı gol, Fenerbahçe'nin ikinci yarının başlamasıyla birlikte takım olarak sergilediği oyunun sonucuydu. Fred'in savunma zaafları, Fenerbahçe'nin en zayıf noktalarından biriydi. Brezilyalı orta sahadan beklenen ilk şey savunma olmasa da, tüm takımın Fred'ten beklentisi oyunun doğru kurulması ve savunmadan top çıkışlarında akışkanlığın sağlanmasıydı. İsmail Kartal sezonunda Fred yanında İsmail, önünde Szymanski ile bunu kusursuza yakın yaptığı için fark yaratıyordu, ancak Mourinho takımında oyunun kurulumu daha direkt toplarla sağlandığından kafasının üstünden geçen topların sayısı hayli fazlaydı. Bu durumda, Fred dahil santrforun arkasındaki tüm futbolcuların rakiplere temas etmesi, bire bir eşleşmelerde baskı kaliteleriyle ayakta kalmaları önemliydi. İkinci yarıdaki oyun, Mourinho'nun oynamak istediği cinstendi.
- 7 / 3
Spor yazarlarının değerlendirmeleri arasında, Mourinho'nun modasının geçip geçmediği sorusu tartışıldı. Feyenoord'un hızlı hücum hattı, maçın başından itibaren Fenerbahçe üzerinde büyük baskı kurdu. Mourinho'nun üçlü mü yoksa dörtlü defans mı oynayacağı sorusu cevap buldu; üçlü savunma hattıyla oynayan Fenerbahçe'yi eski golcüsü Van Persie iyi analiz etmişti. Feyenoord'un öndeki üçlüsü Moussa, Ueda ve Sauer, neredeyse Fenerbahçe'nin üçlü defansıyla adam adama oynadı ve büyük baskı kurdu. Kanat bekleriyle de hücum hattını destekleyen Feyenoord, 19. dakikada Timber'ın golüyle öne geçti. Bu gol, Fenerbahçe'nin kaleci transferine ne kadar ihtiyacı olduğunu bir kez daha gösterdi. Baskı altında ve rakibin kanatlarında açıklar olmasına rağmen, Fenerbahçe ilk yarıda neredeyse 10 kişiyle ceza sahasını savundu. Feyenoord'un oyun kurucusu Hwang, her topu istediği gibi kullandı. Szymanski, savunmada hiçbir katkı sağlayamadı. İlk yarının 1-0 bitmesi Fenerbahçe için bir şanstı. İkinci yarıya değişiklik yapmadan başlayan Mourinho'dan dizilimi değiştireceği beklentisi vardı, ancak değişen bir şey olmadı. İkinci yarının ilk on dakikasında daha fazla topa hakim olan Fenerbahçe, ara sıra pozisyonlar buldu. Ancak yapılan iki değişiklik (İrfan Can Kahveci yerine John Duran, Mert Müldür yerine Semedo), kurulan baskıyı tam tersine çevirdi. Mourinho hücumda skor bulmak istese de, bu değişiklikler orta saha direncini tamamen yok etti. Buna rağmen, Feyenoord'un düşen oyunu Fenerbahçe'yi biraz olsun hareketlendirdi. 86. dakikada Amrabat'ın golüyle skor eşitlendi. Ancak 90+1'de Hadj-Moussa Feyenoord'u yeniden öne geçirdi. 2-1'lik sonuç rövanş için çok kötü değil. Ancak, Mourinho'nun Fenerbahçe'si ilk yarıdaki gibi bir başlangıç yaparsa, Kadıköy avantajı cehenneme döner.
- 7 / 4
- 7 / 5
- 7 / 6
- 7 / 7







