Yüzleşme...

Ey arslanlardan haraç alan
İhtiyaç yüzünden tilki mizaçlı olmuşsun
                               Muhammed İkbal


Ülkücülüğün tilkilikle bir alakası yoktur.O azim ve iradeden beslenen ,alın teri ve emeğini ,göz yaşını katık eden,cesaret ve fedakarlığın,dürüstlüğün çoçuğudur.
O hedef tutmanın Bismilllah deyip yola çıkmanın ,ne pahasına olursa olsun yolda kalmanın adıdır.

Yaz dedi bir dost yazıyoruz,ufka dipçik vurmanın ötesinde bir derdimiz de yok.şimdilerde yeni bir seçim dönemine giriyoruz ,kimbilir belkide ufka dipçik vurmanın da bir anlamı yok.

Seçim dönemlerinin günlük politik hesaplarının hakikatleri biraz daha bastıran,örten,sağırlaşmayı arttıran,sürü psikolojisinin ön plana geçtiği dönemler olmasından bahsediyorum.

İnandıklarımdan başkasını yazamam ve inandıklarımın bir biçimde politikacıların işine gelmeyeceğini de biliyorum.Ucuzlattığımız bir kavram ihanet,adeta tabii, günlük hayatımızın bir parçası sanki,sıradan bir suçlama derekesine indirgedik.İnandıklarımın MHP yönetimi ve ona oy verecek bir kesimin gözünde hain addedilmemi sağlayacak unsurlar taşıdığınıda biliyorum.

Bu çok mu önemli ?değil..

Ancak acı..Şahsım açısından değil,hareketin içinde bulunduğu hal ,mensubiyet hissedenlerin psikolojisi,düştükleri ve içinden çıkamadıkları açmazlar,çözümsüzlüklerin derinliği,bizim için yaşadığımız dönemi hayatımızın en acı dönemi yapma özelliklerini barındırıyor.Seçim dönemlerini ve hemen sonrasını da bu travmanın en sert yaşandığı dönemler haline getiriyor.

Ne bu günlük polimiklerin konusu olmayı arzu ederim ne de tarafı, oyumu verir geçer giderim.Aslında daha sert,daha ciddi ve gerçek polimiklerin yaşanmasını dilerim.Çünkü temelde günlük politikanın çok ötesinde ,gerçek ihanetlerin, gerçek sevdalarla çarpıştığı hakikatler arenasındaki gerçek yüzleşmelerin ,kitlelerin de malı olmasını arzu ederim.

Gerçek hainler bu yüzleşmelerden kaçanlardır ki,kimileri farkında bile olmayacak kadar sığ'dırlar ve bir bakıma masumdurlar ,cehaletleri özürleridir.Bazıları ise Bahçeli gibi, Şevkat gibilerdir ki kaçışları ,binbir perdenin ardına sığınışları yaptıklarının şuurunda bir kaçıştır.İşlevlerinin manasını bilirler ve bu kendilerince doğrudur.Ancak kitlelerin bilmemesi gereken açıkça savunulamayacak doğrular!! Bin bir yalanla perdelenmesi kitlelerin hoşuna giden sloganlar ve genel kabullerle örtülmesi gereken hesapta mukaddes sırlardır.

Karanlık dünyalarına hakim hakikatleri insanlarla paylaşamazlar. Samimiyetsiz ,ruhsuz gerçekliklerini ,birilerinden devşirdikleri güç ile perdeler ve boş bir gizemin ardına sığınıp,kendilerinde bir güç vehmederler.Bazılarını inandıklarına rağmen farklı yönlere yönlendirebilmenin hazzı,aldatabilmenin ,güdebilmenin keyfidir bu. Başka türlü bir sığlıktırki ,aslında koyun güden çobanın mesleki hazzı benzeridir,basittir ancak alçak irtifadaki ruhlar için tatmin edicidir.

Onlar ki ne bir milletin cihan hakimiyeti mefkuresini taşıyabilecek inancı, cesaret ve iradeyi kendilerinde bulabilir,ne de onu taşıyabilecek güç ve kudreti nefislerinde hayal edebilir.Dava adamlığının ağır yükü altında ezilmektense bir güce ram olmayı,tilkilikle gölge iktidar olmayı tercih ederler.Kullukları Allah'a değil,kendilerince güçlü dünyevi organizasyonlaradır.Bir nevi çağdaş putperestlerdir ve kendilerinden daha sığlara 'put'luk ederek tatmin olurlar.

Ne akılları kendi akılları,ne de eylemleri, inançlarının hayata yansımasıdır Gerçekte yok hükmündeki gölgelerdir.Dava adamlarını taklit eden,gibi yapan sahtelerdir.Geçicide olsa ardlarındaki güç sayesinde bir etkileri,hakimiyetleri vardır ki ,yaşadığımız dönem ,böyle bir dönemdir.Hakikati bilenlerce acı,ancak sabırla karşılanması gereken bir dönemdir.

İddialı bir hareketin iddialarıyla imtihan olduğu bir dönemdir,yaşadığımız dönem.Geçmişteki birikimlerimizin test edildiği,samimiyetimizin sorgulandığı,gelecekteki varlığımızın hükmünün verileceği bir dönemdir.
Acımız, endişemiz kutlu bir mücadelenin temsilcilerinin bu imtihanı başarı ile verip verememesiyle ilgilidir,vebal ve sorumlulukları ile ilgilidir. İçinde yaşadığımız bir geleneğin devamı ile ilgilidir.Dostluklarımız, yoldaşlıklarımız,birlikteliklerimizle ilgilidir.Yarını birlikte kucaklamamız, hak ettiğimiz bir geleceği heba etmemekle,bu aziz milletin ulvi misyonuna önderlik etme şerefine layık olmakla ilgilidir.

Ülkücülüğü bir ilçede delege olmak veya delege tüccarı olmak sananların ve bu düzeni onlara ülkücülük gibi satan sözde yöneticilerin , ruh halimizi anlaması gibi bir beklentimiz yok.Hayalleri siyasi bir iktidarı taşımaya dahi yetmeyen yetersiz, öz güvensiz,kavruk kişiliklerin , ülkücülere liderliğe heveslenmesine hiç tahammülümüz yok.

Bu aziz milletin,Türk milletinin cihanda adaleti sağlayacak,Allah'ın adını yeryüzüne hakim kılacak millet olduğundan hiç şüphemiz yok.Ümidimiz bu zillet devrinin sona ermesi ve bu millete öncülük etme şerefinin bizlere nasib olmasıdır.

Endişelerimiz ,acı ve üzüntülerimiz bu liyakate sahip olabilmek adınadır ,azim ve gayretimiz,dua'mız ,emrolunduğumuz gibi dostdoğru olabilmek içindir.

Baki selamlar...


YORUM EKLE