Yunus Emre'nin inancı

Türklerin İslam dinine girmesi 10. Yüzyılın başında Hüseyin Mansur yolundan oldu. Mansur Varlık Birliğine inanırdı. “Enel Hakk” sözünün anlamı budur. Şu sözlerde Mansur’un: “Rabbimi görünce gönül gözüyle… Dedim: Ey kimsin sen… Dedi: Senim ben…”

Türklerin başka dinlere girmeden önce ve girdikten sonra da inançları “Varlık Birliği” inancıdır.

Türkler Varlık Birliğine inanırlar ve ona Tanrı derler. Tanrı sonsuz boyutta sonsuzluk olan Gök’tür. Ucu bucağı başlangıcı ve sonu olmayandır. Yaratan, Yaratılış ve Yaratılan birdir. Tanrı evreni kendinden var etmiştir. Tanrı her nesne ile açığa çıkmış ve her nesnede gizli kalmıştır. İnsan yeryüzünde Tanrının en bilinçli açığa çıkışıdır. Dolayısıyla insanlara, canlılara, cansızlara, bitkilere, toprağa, suya, havaya iyilik yapanlar ve kötülük yapmayanlar ölüm anında uçmağa gider Tanrıya kavuşurlar. Kötüler, kötülük yapanlar, Tamuya yani aşağılara giderler. Amaç iyi insan olmaktır.

Ahmet Yesevi’yi, Hacı Bektaş Veli’yi, Yunus Emre’yi, kısaca Türk Erenlerini anlamak için Türk İnancının temellerini bilmek gerekir.

Erenler yeni girilen İslam dini içinde Türk İnancını sürdürmüşlerdir. O yüzden Türk Müslümanlığı Arap Müslümanlığından ayrıdır.

Yunus Emre’nin dizeleriyle ortaya çıkan inancını anlamak için bu giriş gerekliydi. Şimdi sözü Yunusun dizelerine bırakalım:

Varoluş İnancı:

“Biz bizi bilmez idik/Bizi kendinden eyledi/Aşkare kıldı bizi/Kendin pinhan eyledi/Yer gök yaratılmadan/Hakk bir gevher eyledi/Nazar kıldı gevhere/Sızırdı dûr eyledi/Gevherden buğ çıkardı/Buğunda gök yarattı/Gökyüzün bezeyin/Çok yıldızlar eyledi/Göğe eytti dön dedi/Suyu muallak koydu üstünde yer eyledi…”

Dizeler böyle sürüp gidiyor. Yunus Tanrının varlığı kendinden var ettiğini anlatıyor.
Aşk İnancı:

Yunus Türk İnancına bağlıdır. Bu inançta amaç cennet cehennem değil, Tanrıya ulaşmak vardır. Aşk işte budur. İşte Yunus’un dizeleri:

“Ey aşıklar ey aşıklar/Aşk mezhep ü dindir bana/Gördü gözüm dost yüzünü/Yas, kamu düğündür bana/Din ü millet sorar isen/Aşıklara din ne hacet/Aşık kişi harap olur/Harap bilmez din diyanet/Taat kılan uçmağ için/Din tutmayan tamu için/Ol ikiden fariğ olur/Neye benzer bu işaret/Ko ölümün endişesin/Aşık ölmez bakidir/Ölüm aşık’ın nesi/Çün Nur ı İlahidir/Ölmekten ne korkarsın/Çünkü Hakk’a yararsın/Bil ki ebedi varsın/Bu söz fasid davadır/Aşk imamdır bize gönül cemaat/Kıblemiz dost yüzü daimdir salat.”

Mansur yolu:

“Ol aşkının bir zerresinde/Bıraktı Mansur gönlüne/Taştı Enel Hakk deyü ben/Çığırdı feryad eyledi/Mansurlayın dara beni/Ayan göster anda seni/Kurban kılayım bu canı/Aşka münkür olmayayım.”

Yetmiş iki millete (ümmete) bir göz ile bakmak: Yunus’un Türkçesinde millet ümmet demektir. Yetmiş iki deyimi ise çokluğu anlatır. İşte dizeler:

“Yetmiş iki millete/Kurban ol aşık isen/Ta aşıklar safında/İmam olasın sadık/Yetmiş iki milletin/Hem maşuku oldurur/Aşıkı maşukundan/Ayırmaklık fâl (hayır) değil/Yetmiş iki millete/Suçum budur hak dedim/Korku hıyanetedir/Ya ben niçin korkarım/Cümle yaradılmışa bir göz ile bakmayan/Halka müderris ise/Hakikatte asidir/Sen sana ne sanırsan (istersen)/Ayruğada onu san/Dört kitabın manası budur eğer var ise.”

Cennet de ne?

“Cennet cennet dedikleri/Bir köşk ile birkaç huri/İsteyene ver onları/Bana seni gerek seni/Uçmağ uçmağım dediğim/Müminleri yeltediğin (heveslendirdiğin)/Vardır ola birkaç huri/Hevesim yok kuçmağ (kucaklamak) için.”

Hac:

“Yunus der ki ey hoca/İstersen var yüz hacca/Hepsinden iyice/Bir gönüle girmektir.”

Namaz:

“Abdestimiz namazımız/Doğruluktur taatımız/Aşka bağladık safımız/Safımızdan kim ayıra/Bir kez gönül yıktın ise/Bu kıldığın namaz değil/Yetmiş iki millet dahi/Elin yüzün yumaz değil.”

İşte böyle Yunus Emre’nin inancı budur. İster beğenin ister beğenmeyin.

 

YORUM EKLE