Yırtındım...

 Aylardır terör örgütlerinin şehirlere ineceğini özellikle büyük şehirlerde ciddi hazırlık yapıldığını, güvenlik bürokrasisinin çok dikkatli olması gerektiğini yırtınırcasına yazıyorum.

Ülkede gündemi iktidarı, muhalefeti, üniversitesi, yazarı, aydınıyla iyi anlayamazsan bu tip saldırılara önlem alamazsınız.

Türkiye’yi zor duruma sokmak için, bir taraftan PKK, diğer taraftan IŞİD, bir başka cephede eski DEV-YOL, DEV-SOL türemeleri bekler ve hazırlık yaparken, siz tüm enerjinizi iç siyasete çevirirseniz bu tip saldırıları kucağınızda bulursunuz.

Türkiye, bu günleri yaşamayabilirdi. Türkiye, tüm bu örgütlere tedbir alabilecek kapasitededir. Sadece yapılacak olan topyekün irade oluşturmaktır. Bu günkü dertte budur. Terörle mücadele noktasında irade oluşmuyor.

Bir taraftan güvenlik güçleri polisimiz, askerimiz mücadele ederken, öbür tarafta binlerce isimlerinin önünde prof. vs… olanlar terör örgütüne destek vermek için imza toplayabiliyor. Meclis böylesine günlerde cuma namazı saati için mesai yapıyor.

Muhalefetteki büyük partiler onlarca seçim mağlubiyetlerine rağmen, yapısal değişikliklerini gerçekleştiremiyor, iktidar partisi seçimlerden yeniden büyük grupla çıktıkları için her şeyi biz biliriz havasında. Ne dünyadaki gelişmeleri, ne de Türkiye’de ki sokağın durumunu anlayabiliyor.

Bu süreç, ne 80 öncesine benziyor, ne de 90 sonrası sürece, topyekün saldırı altındayız.

Bir kere durum tespiti çok iyi yapılmalıdır. Sağlıklı tespit yapamazsanız, tedbir alamazsınız. Türkiye’yi yönetenler, yönetmeye talip olanlar, bürokrasi herkes öncelikle soğukkanlılığını koruyarak vaziyet almak zorundadırlar. İktidar ve muhalefet tüm iletişim kanallarını sonuna kadar açık tutmak zorundadırlar.

Acil çıkması gereken kanunlar, parti kaprislerine kurban verilmemelidir. Anayasa tartışmaları ve çalışmaları ertelenmeli, siyasetin gündeminde terörden başka hiçbir şey olmamalıdır.

Türkiye, tüm kurumlarını yeniden gözden geçirmeli, teröre destek veren veya terör karşısında aciz kalanların görevlerine son verilmelidir.

Türkiye’de ki, terör örgütlerinin üst aklının Vatikan olduğu ve Vatikan’ın tüm imkânlarının Almanların emrinde olduğu unutulmamalıdır.

Bu aklın ilk vuracağı yerler, büyük şehirlerdeki turizm tesisleri ve bölgeleriyle beraber üniversiteler, ağır sanayi tesisleri, enerji üretim tesisleri, finans kuruluşları, büyük alışveriş merkezleri olacaktır.

Çünkü hedef Türkiye’ye diz çöktürmektir. Bugün itibari ile bu alanlarda güvenlik üst seviyeye çıkarılmalıdır. Üniversitelerin üst yönetimleri iyi kontrol edilmeli, üniversiteleri terör yuvası yapan rektörler ve dekanların işlerine son verilmelidir.

- Sivil kuruluşlar biran önce temsil ettikleri kitlelere moral verecek açıklamalar yapmalıdır.

- Basın kuruluşları, milletin moralini bozacak yayınlardan uzak durmalıdır.

- Siyasiler, tüm dünyaya birlik beraberlik mesajı vermelidir.

- Güvenlik güçleri, inisiyatif kullanacak hale getirilmelidir.

Bu günleri geçeceğiz, Allah (c.c.) yar ve yardımcımız olsun…

YORUM EKLE