Yine Olmadı İsmet Büyükataman Yine Olmadı...

Aşağıdaki yazım 13 Eylül 2012 tarihinde 4 Kasım'da yapılacak MHP kurultayında Genel Başkan adayı olan Sn. Koray Aydın' ın Adaylık açıklamasını yaptığı toplantı üzerine Genel Sekreterlik makamında bugün olduğu gibi o günde oturan İsmet Büyükataman tarafından yapılan yazılı basın açıklaması üzerine kaleme alınmış ve Habererk'te yayınlanmıştır.

O gün ajanlık ve hainlikle suçladığı Koray Aydın'la bugün meclis sıralarında yan yana oturmaktadır.

9 Kasım'da yüreği yanan bir grup ülkücünün yaptığı toplantıyı ayni hakaret ve itirazlarla suçlayıp mahkemeye vereceğini açıkladığı basın bildirisinden sonra bu yazımı tekrar yayınlayarak hiç bir şeyin değişmediğini ve değişmeyeceğini hatırlatmak istedim.

Ayrıca mahkemeye verilen şikayet dilekçesini okudum.

Bugüne kadar toplantıyı yapan ülkücüler hakkında cezalandırılmasını istediği maddeleri milyon kere milyon çiğneyen bölücü eşkiya, avanesi ve destekçileri için bir kez dahi cezalandırılmaları istemiyle şikayetci olup dava açma cesareti göstermeyenler için söylenecek tek söz " sizler artık acınacak durumda" ve " esfele safilin" de ki zavallılarsınız.

  İşte 13 Eylül 2012 tarihli yazım.


Olmadı İsmet Büyükataman Olmadı....

Etik Haberde Etik olmayan açıklama!...

MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükatama'nın 4 Kasım Kongre sürecine yönelik yapmış bulunduğu geniş açıklamalarını hayret ve büyük bir üzüntü ile okudum.
Hayretimin sebebi 80 öncesinden tanıdığım ülküdaşımın bu derece sığ,demagojik ve karmakarışık kavramlarla seviyesiz bir açıklamayı nasıl yapabildiğidir.
1981 yılında benim kaçak,onun bizle beraber yarı esaretle yaşadığımız günlerde kurduğumuz MAYAŞ taki fedakar ve kadirsinaş ülküdaşım gitmiş,yerine birilerine yoldaş olma kararı verdikten sonra kavuştuğu koltuğu kaybetmemek için inanmadığına kesin inandığım , iftiralara varan saçmalıkları söyleyebilen biri gelmiş.

Yazık.

Senin yaptığın haksız ve saçma açıklamaları yapacak,mazisinde bir an bile ülkücü çizgiyle ilişkisi olmamış, fakat Sn Bahçeli nin yanında ulufe bulmuş o kadar sığ zevat varken bu " kılıcı " sen sallamamalıydın.
 
Keşke onlardan biri olsaydı da " asıl azmaz, bal kokmaz " diyebilsek ve gülüp geçseydik.

Şimdi gelelim açıklamalarının cevabına.

Buyurmuşsun ki ,
“ ‘Yeni Türkiye’nin ‘ , Yeni MHP’ ayağı eksiktir, onu tamamlamak için sosyal mühendislik yapıyorlar. "

15 yıldır yönetimde olan "yol arkadaşların " Yeni Türkiyenin kurulmaması için hangi destansı mücadeleyi verdi?

Neyi yaptınizda kim engel oldu?

Yeni Türkiyenin kurucu partisi, var olmayan AKP var oldu , birde üstüne üstlük üç dönem ezici çoğunlukla iktidar oldu.

Her tökezlediginde yanında baş yol arkadaşını buldu.

Yeni MHP tanımı, Yeni CHP yi yapanlarïn tanımıdır.

Bilesin ki ,onlar Yeni Türkiye yi ve yeni CHP yi yapma planlarından çok önce MHP yi direnç olmaktan çıkarmak için, Türk Milliyetçilerini ve Ülkücüleri sahadan türbünlere , oradan da stad dışına çıkardılar.
 
Ve sizlerle Yeni MHP yi çoktan yaptılar.

Bak bakalım sağına soluna ,fildişi kulenizde,sarıldığında maziyi hayırlayıp yüreğini ısıtacak,gözlerini nemlendirecek ortak hatıra sahibi kaç gazi ülküdaşın var?

MHP yi 4 kasımda yeni yapmak isteyenler yok.
Sizlerle zaten "yenileşen MHP "(!) yi eski haline, Türk Milletinin zihninde ve hatıralarında var olan,sizlerin mirasını hoyratça yiyip tüketemediğiniz ESKİ MHP yi kökleri ile diriltmek isteyen yol arkadaşlığına değil, ülküye ve ülkeye gerçek sevdalı yürekler var.

Devamla,

"MHP’liler ülkemizin üzerinde oynanan derin ve büyük oyuna tek bir yürek hâlinde cevap vereceklerdir. " diyorsun.

MHP lileri, Ülkücüleri tek yürek yapmayı beceremezken gölge boks'u yapmanın bir faydası yok.

Ülkemiz üzerinde oynanan derin ve büyük oyunun farkında olan önce bu oyunu tanımlar,birliğini sağlar, sahaya iner, milletini uyarmayı ve inandırmayı becerir.
İktidarı , üç sefer üst üste " Yeni Türkiye " cilere kaptırmaz.

Nedense her kongre arefesinde Tùrkiye ye yönelik tehlikeli planları önliyemesenizde , MHP ye yönelik tehtidleri önleme hususunda birden şahinlesiyor,MHP ye ajan provakötör hainlerin sızma ve ele geçirme planların bozabiliyorsunuz(!).
Fakat bu hainlerin sızmasını önlediğiniz MHP ,bir türlü ülkemizde , hainlerin aldığı en ufak bir mesafeyi bırakın durdurmayı, geciktirmeyi bile beceremiyor.
 
Kim kimi ele geçirmiş,kim kimi ele geçirememiş oluyor acaba bu durumda?

Hele şu ifade yok mu? Bir kitap yazılır ama şimdilik birkaç cümle ile yetineceğim.

"Sayın Devlet Bahçeli ve MHP kadrolarının; Büyük Orta Doğu Projesine, dinler arası diyaloğa, sözde Kürdistan’ın Suriye ve Türkiye ayaklarına karşı topyekûn verdikleri mücadele karşısında maruz kaldıkları komplo ve ihanetler, geçmişte olduğu gibi, bugün ve yarın da boş çıkacaktır”

Allahaşkına acaba sır dolu ve gizli, müthiş bir mücadele tarafınızdan veriliyorda bizim mi , milletin mi haberi yok?

Bir tek uğradığınız komployu veya ihaneti ; olay,yer,kişi veya kişiler, tarih ve sonuçları ile açıklasanızda bu demogojinizden bir kurtulsak.

Bugüne kadar komplo ve ihanet diye takdim edip kanun gücüyle ,iktidar desteği ile boşa çıkardığınız tek komplo ( ! ) ,ülkücü iradeyi MHP kongrelerinden uzak tutmayı becermiş olmanızdır.

Sözde Kürdistan'ın Suriye, (unutmuşsun Irak) ve Türkiye ayaklarına karşı top yekûn verdiğiniz mücadelede , sonradan koltuk sayesinde MHP de var olan ülküsüzler kahramanca saf tutucaklar; seninle kaçak olmasına rağmen sahte kimlikle çalışarak kazandığı üç kuruşu Mayaş''ın kirasını ödemek için paylaşan arkadaşların, komplo ve ihanet planlarının için de olmak suçlaması ile tarafından iftiraya uğrayacak ve hain hain olarak yaftalanacak.?
Görüyormusun, "insaf " kelimesi bile bu resmi ifaden de bak ne kadar da aciz kalıyor?

Gelelim dinler arası dialoga karsı güya mücadele verdiğiniz iddanızdan dolayı önünüze gelen her adaya,her muhalife yapıştırdığınız "Cemaatçi " veya " cemaat hizmetçisi " yaftanıza.
Güya diyorum çünkü, diyalogculara karşı "demeç ve yazılı açıklama" dışında nasıl bir mücadele verdiniz bilen varsa beri gelsin.

--Abant toplantılarına karşı "Ahlat toplantıları mı tertip ettiniz?

--Yüzlerce okul ve dersanenin karşısına ibretlik kaç okul ve dersane kurma hareketine giriştiniz? (Kurdunuz diye sormuyorum.Teşebbüsünüz bile yok.)

--Diyologcuların bilmem kaç Televizyonu'nun ve gazetesinin , dergilerinin karşısına hangi medya yapılanmasını kurabildiniz?

Kimse iç güç ,dış güç destegi falan diye zırvalamasın.Her türlü kaynağı bu kadirşinas ve fedakar milletin elinden sağladılar.Siz hakikatlarınıza inandıramadınız , ama onlar inandıkları her şeye halkımızı inandırmayı becerdiler.

Bırakın müesseselerine karşı müessese kurmayı " dinler arası dialog" cümlesinde ifadesini bulan fıkhi yanlışa karşı ,harekette kuruttuğunuz fikir ve inanç temelli düşünce atmosferinden dolayı ,doğru ve ikaz edici bir ifade bile bulamadınız.

Diyemediniz ki "Allah katında din islam " dır, ayeti apaçık ortada iken nasıl olurda Allah'ın mülga deyip, hükmünü yok saydığı bozulmş itikatları din sayarak islamla dialog adı altında aynı masaya oturtursunuz.

Tarihte İslamın kılıcı olan bu milletin "hangi dinden olursa olsun dindarlara olan saygısını" "dinler arası dialog " şeklinde çarpıtırsınız?..diyemediniz.
Ve şu doğruyu milletimize anlatamadınız.
"dinler arası dialog değil,doğru olan dindarlar arası dialogtur."

Açıklama yaptığınız, adına "etik" denen fakat Latin kökenli bu kelimenin
" ahlak" karşılığı olduğundan habersiz 5. Sınıf Gobels benzeri editör ve yazarlarınız Cemaat suçlamasını 2009 kongre öncesinde de resimi olarak yapmışlardı.O zaman bu yaptıkları çiğliği ,gençliklerine, sığlıklarına ve sorgusuz biatlarına bağlayıp önemsememiştim.Ama şimdi açıklamanızdan görüyorumki bu ihmal edilecek masum bir yanlış değil ,sizlerle talimatlandırılmış Allah korkusu taşımayan sistemli bir iftira imiş.

Ne kadar kolay değil mi ?... Bir iftira,yakıştırma ve yaftayla koltuk korumak.
 
Konuştukça batmışsın.

“Uzun yıllar önce Hareketimizden ayrılanların ve şimdilerde ayrılma temayülü gösterenlerin bir araya gelip Genel Başkanlık hususunda söz söyleme hakları yoktur” diyorsun.

Unuttuysan veya bilmiyorsan hatırlatalım.
Bana " ülküdaş" değil, " yol arkadaşı " lazım diyerek makamından Ülkü erlerine kapıyı gösteren kim di?

"Hareketimizden ayrılanlar" sıfatıyla suçladığın ülkücüler başka bir partiye mi gitti?
Gitti , gidiyor diye yaydığınız iftiralar hep havada kaldı. Zan ile attığınız çamurlar hiç kimsenin yüzüne yapışmadı.
Ama kirleri, ellerinizde,ahiret veballeride omuzlarınızda kaldı.

MHP de kim Genel başkan olmalı tartışmasında, bu davaya değil birgün hizmeti geçmiş olanlar , Türk Milletinin her ferdi söz söyleme hakkına sahiptir.
 
Neden mi?
 
Bak sebebini açıklayayım.
Bir gün rahmetli Başbuğumuz ,seksen öncesi aniden tüm yan kuruluş genel başkanlarımızı, Ocak genel başkanımızı ve Gençlik kolları genel başkanımız ile Bölge eğitimcilerimizi Genel Merkezde sabah saat 7 de topladı.

Hiddetle girdiği toplantı salonunda bizlere oturun bile demeden sert ve kızgın ifadelerle şu sözleri söyledi:

" Bakın bana,açın kulağınızı iyi dinleyin.Sizler Ülkücü Teşkilatların, Ülkücü Başkanları hepiniz , hepimiz bu millete hep birlikte bir söz verdik.
Türk Milletin den , istiklal ve istikbalinin teminatı vazgeçilmez değerlerini korumak,savunmak ve Türk gençliğine öğretmek üzerine yetki istedik.
Biz bu yola baş koyduk dedik.
Mlletimiz bize güvendi.Türk Milletine yönelik tehditlerin yoğunlaştığı şu günlerde tembelliğe ve zaafa hiç kimsenin hakkı yok.
Eğer görevlerinizi layıkıyla yapmaz savsaklar ve başarısızlığı kader kabul ettiğiniz anda hepinizi gönderir, bu Kahraman Milletin yiğit erlerinden yeni bir gençlik yetiştirmek üzere yola çıktığım ilk günlerdeki heycanımla kollarımı sıvar, sıfırdan başlarım.Şimdi herkes görevine , çıkın dışarı."

Bunları o gün bizlere niçin söyledi o ayrı bir yazı konusu.

Bizlere bu ihtarının özü ise, sizlerin bugüne kadar bir türlü anlamadığınız, hareketin kurucusu ve sahibi gibi davranıp,milletimize verdigimiz sözün gereğini yapmamanın sonucunda bedelini sadece sizler , bizler değil Türk Milletinin ödeyeceğini bir kez daha unutmamak üzere zihinlerimize kazımaktı.

Şimdi gelelim şu "eski ülkücü"," eski MHP "li suçlamalarına.

"Eylül'de Anadolu Gösteri Merkezi'nde adaylığını ilan eden adayın yaptığı konuşmanın bütünü ile ‘eski Ülkücü’, ‘eski MHP’li’ veya ‘bağımsız Ülkücü’ diye anılan ve aramızdan ayrılarak başka yerlerin yenisi olmuşların Milliyetçi Hareket Partisi’ne ve Sayın Genel Başkanımıza karşı yaptıkları ağır hücumlar bire bir örtüşmektedir. İnsafsızca yapılan bu saldırı ve asılsız ithamlar arasında cümlesi cümlesine, noktası noktasına bir ortaklığın var olduğunu görürsünüz.”

MHP nin kamuoyunda propaganda üstünlüğünü niçin AKP ' ye kaptırdığının delili olarak Genel Sekreterlik makamında oturan bir kişinin yukarıdaki basit,iftira ile karışık , çarpık ve kavram karmaşasına sahip açıklamalarını göstermek yeterli olur sanırım.

İlk önce bu sözlerde ifade ettiğin "bire bir örtüşün ifadelerden " hiç olmazsa birkaç örnek vermeliydin.Böyle örneksiz, benzetme yoluyla, ithamla olacak işler değil bu işler.

En ufak bir nezaket kuralını çiğneyerek, 1991 den beri MHP nin mecliste olduğu her dönem MHP nin milletvekili olmuş ve halende mecliste olan sıra arkadaşının adını söylemeksizin "adaylığını ilan eden adayın" ifadesi ile onu değil ancak kendini aşağılamış olacağını hangi hırs ve panik sana unutturmuş olabilir acaba ?

Eski Ülkücü, eski MHP li tanımı sizin dışlayıcı ve" yol arkadaşı" tanımıyla siyaset yapmaya karar verdikten sonra dilinize pelesenk ettiğiniz tanımlardır.

Eskimiyen çok ülkücü gördüm .Eskimiyen çok MHP li gördüm.

Bu Eskimiyen ülkücü ve MHP lilerin davası uğruna canından,istikbalinden,
hürriyetinden vazgeçtiği günlerde sırtlarında eskittikleri milletin tanıdığı "eski elbiselerini ", tek günlük karakol ifadesi olmadan giyip MHP lilik yapan miras yedi zavalılarıda gördüm.

Sizin tabirinizle eski ülkücü, benim tabirimle eskimeyen ama soyulmuş ülkücülerin, açıklamanın yapıldığı salonda gördüklerim içerisinde Genel başkanı sazıyla, sözüyle, yazısı ile yanan yüreği ile saygı sınırlarında eleştirmiş yüzlerce ülkudaşımı gördüm.

Fakat MHP ye sizin tanımınızla ağır hücumlarda ,insafsız saldırılarda ve ithamlarda bulunmuş tek bir ülkücüye rastlamadım. Halbuki ki onları görmek istiyorsanız yakın çevrenize bakmanız yeterliydi.

MHP ye saldıran, MHP genel başkan adayı ve MHP liler. Öyle mı?
 
Ne demek şimdi bu.?
Demogajik propaganda kurnazlığı mı? Yazık ,çok yazık.

Aday olan ülküdaşlarımıza yönelik yaptığın ağır itham ve suçlamalar artık bilesinki 15 yıldan sonra bir "yol arkadaşı" klasiği hezeyanından öteye geçmez.
Belki ben de bu kadar ciddiye almamalıydım ve bu kadar sert olmamalıydım.

Ama bugün 12 Eylül.....ve son 52 günde 124 şehit verdik....

Hakkı Şafak Ses
YORUM EKLE