Yeter Germeyin Yeter

Yeter, ülke için yeter, vatan için yeter, insanlık için yeter. Bir koca coğrafyada zaten topyekün kan akıyor.

Türk dünyasının da, İslam âleminin de son umudu, son kalesi Türkiye Cumhuriyeti devletiyle, milletiyle bu kadar gerilmez, yeter.

Ey siyasetçiler, ey sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, ey her akşam evlerimizde mecburi misafir ettiğimiz siyaset yorumcuları; canımızı çıkardınız, kalplerimize karalar bağlattınız, beyinlerimiz artık sizin tartışmalarınızla oluşturduğunuz gerginliklerden patlamak üzere yeter!..

Ey siyasetçiler, dilinizi düzeltsenize!..

Gün yok ki, şehit haberleri olmasın. Neredeyse her gün onlarca sivil ölüm haberleri geliyor. Görmüyor musunuz dükkânlar yakılıyor, araçlar yakılıyor, sivil insanlar evlerinde ve iş yerlerinde rahatsız ediliyor.

Bu süreç artık bitmeli. Diller düzeltilmeli, tansiyon düşürülmeli. Suçlu aramaktansa çözüm önerileri sunulmalı, kardeşlik hukuku öne konmalı, sevgi ve saygı temelli zemin oluşturulmalı. Milletin yorgunluğu alınmalı. Bu dil, bu üslup, bu zemin Türkiye’yi yabancı unsurların cirit attığı alan haline dönüştürdü. Bir an önce toparlanma sağlanmalı.  

Türkiye’nin ne iç dinamikleri, ne de dış dinamikleri bu süreci kaldırmaz. Türkiye’nin bugün yaşadığı süreç ve düştüğü durum çok iyi analiz edilerek anlaşılmalı.

Bugün yapılması gereken artmış tansiyonun düşürülmesi, siyasetin çözüm merkezli oluşmasıdır. İktidarı muhalefetiyle sorumlu davranış haline geçilmesidir.

İktidarında artık kendine bir çeki düzen vermesi lazımdır. Türkiye’nin manipüle edildiği alanlar her kesim tarafından bilinmektedir. Hızla bu sahalara girilmeli, Türkiye’yi karıştıran merkezlerin yerli işbirlikçileri biran önce tasfiye edilmelidir. Bürokrasideki uzantıların bugüne kadar tasfiyelerinin sağlanamaması tamamı ile iktidarın kabahatidir.

Hukukun üstünlüğüne riayet edilerek yapılacak müdahaleleri de muhalefet iç siyaset malzemesi yapmamalı. Yapacakları siyasi çalışmaların proje edilecek zeminlere kaydırılmaması için gerekli planlama ve özen gösterilmelidir.

Sokakların dili iyi anlaşılmalı, pansuman tedbirlerle Türkiye’nin meselelerinin çözülemeyeceği bilinmelidir. Böylesine günlerin baş belası dili popülizmdir. Her kesim, her siyasi organizasyon popülizmden uzak durmalıdır.

Bu coğrafyanın çocuklarının gidebilecek başka vatanları yok. Bu vatanı tehlikeye atacak siyasi kararlara bu coğrafyanın dayanacak tahammülü de yok. Bugünkü günler akılların başa alınması gereken günlerdir.

Son günlerde yaşananlar, insan kayıplarımız, verilen göz nuru şehitlerimiz, mal kayıpları yetti.

Bugün gerilim diline değil, meşveret diline ihtiyacımız var.

Yeter. Allah (c.c.) rızası için yeter.

YORUM EKLE