Yeniden Baas kozu


Anlaşılır gibi değil. Tiyatro sahnesi ısıtıp, ısıtıp Türk milletinin önüne konuluyor.

30 yıl tiyatrolarda sahnelenen oyunlar gibi, aynı sahneleri yeniden seyrediyoruz.

Değişmeyen başrol oyuncularının biri de Perinçek.

Son 40 senemize bakın, bu milletin başına gelen musibetlerin tamamının da Baas’ın ayakçısı, Perinçek’in rol aldığını görürsünüz.

Şimdi kadrosuna AKP ve MHP’den ayrılanları da alarak yeni fırıldaklarına hazırlanıyor.

Gariptir, binlerce ülkücünün katilinin müsebbibi Perinçek’in ve saz arkadaşlarının son 3 yılda 300 binin üzerinde insanın ölmesine vesile olan Esad’a ziyarete gitmesi basında ve kamuoyunda kınanmıyor, ayıplanmıyor.

Yıllardır yazıyoruz, konuşuyoruz. Türkiye Baas’ı ve Baas bağlantılı yapıları ortaya çıkarmadan bunların yaptıkları cinayetleri, operasyonları, tahribatları aydınlatmadan bu tiyatro bitmeyecek. Bunların yapacağı yıkım projelerine tedbir alınmayacak.

80 öncesi yılları yaşayan arkadaşlarımız bilirler ki Perinçek’in gazetesinde adresi yayınlanan arkadaşlarımız hemen akabinde şehit edilir, işyeri bombalanır veya ailesi, akrabaları zarar görürdü.

Ne biz koskoca Ülkücü hareket olarak 70 – 80 arası Perinçek’in gazetesi Aydınlığın arkadaşlarımızın adreslerini yayınlayarak şehit edilmelerinin hesabını sorabildik ne de devlet, bu 3500 arkadaşımızın hesabını sorabildi.

Doğu Perinçek’in Aydınlığı isimleri yayınladı, başta dev sol olmak üzere diğer sol örgütler tetik çekti, bizde öldük bu kadar basit.

Gene ne yazık ki, bu yetim hareketin bakanlığa taşıdığı isimlerde bugün bu şaibeli adamla beraberler.

Ne diyelim, hangi taşa kafamızı vuralım?

Siyaset yapmak temsil noktasında bulunma isteği demek ki böyle akıl tutulmalarına vesile olabiliyormuş.

Yıllarca PKK’yı besleyen son kırk senemizdeki nerdeyse tüm cinayetlerin destekçisi olan Esat ailesinin kapısında beklenebiliniyormuş.

Suriye ve Kuzey Irak’ta başta Türkmenler olmak üzere bölgedeki tüm halklara kan kusturan Baas anlayışı ve ülkemizde ki Baas ayakçıları şunu bilsinler ki, maskeleri düşmüştür.

Peki, neye yanalım?

Yıllardır Baas denen alçak sistemin anlaşılmamasına mı yanalım?

Bunların yaptığı tahribatları önleyecek şuurun oluşmamasına mı ağlayalım?

Bizim devletimiz uğruna öldüğümüz devlet ülkücüyü tehlike gördü, İslamcıyı tehlike gördü ne yazık ki on yıllardır Batının ve Vatikan’ın kölesi olan ipleri kırk yerden bağlı olan Baas uşaklarını kıymetli saydı, kutsadı kıymetlendirdi.

Tüm Cumhuriyet tarihinde milletin bir kere bile rızasını alamayanlar, tüm Cumhuriyet tarihinde milleti yönettiler. Hukuk organları, üniversiteler, ekonomi bürokrasisi, Baas’ın organları gibi çalıştı bunların çiftliği oldu.

Şimdi de Türkiye’nin yapması gereken en önemli hamle öncesi kendilerini parçalarcasına yırtınıyorlar. Türk devletinin ve milletin bekasıyla oyun oynuyorlar.

Türkiye nasıl olursa olacak, hangi risk göğüslenecekse göğüsleyecek, Musul, Halep hattını güvenceye alınacak; başka çaremiz yok.

Türkiye’de siyasetten ekonomiye tüm aktörler bilmelidirler ki, Musul Kerkük, Halep, Unkasır hattı statüsüne bakılmadan Türkiye’nin dâhilinde yeni şekline kavuşmalıdır.

Bu hat, güvenli alana çevrilmeden ülkenin bütünlüğünü koruması mümkün değildir.

Bu hattı güvenli alana çevrilmek için ordumuzun gücü müsaittir. Türk ekonomisi büyük ekonomilerdendir. Ekonomimiz doğacak yükü karşılamaya müsaittir. Bu coğrafyalarda yaşayan halklar da, Türk milletinin iki bin yıldır kardeşlik hukuku vardır. Türkiye bu operasyonu beklenenden, tahminlerden kolay becerebilir, becermelidir.

Bunun önündeki en büyük engel ülkedeki Baas unsurlarıdır.

Perinçek’in yaptığı da budur.

Baas, unsurları uyandırılıyor. Harekete geçirilmeye çalışılıyor. Türk milleti bunu anlamalı, siyasi partilerinden sivil toplum örgütlerine kadar bu hamleye karşı uyanık olmalıdır.

Perinçek ve Baas'a karşı tedbir alınmalıdır.

Musul, Kerkük, Halep, Unkasır Türk milletinin denetimine geçmelidir.

Vatikan’la tarihi hesaplaşma öncesi günler yaşıyoruz.

Bu hesaplaşma ertelenmemelidir.

Sağlıcakla kalın.
YORUM EKLE