Yeni Bir Dünya Kurulur

         Tarihte 2000 yıldan bugüne 16 büyük devlet, yüzlerce beylikle yaşamış bir büyük millet. Bu zor coğrafyada hâkim unsur olarak kalma iradesi gösterdiği sürece hem yaşanılan ve hâkim olunan coğrafya hem de millet bu tip saldırılara maruz kalacaktır.

Türk milleti 2000 yıllık siyasi, kültürel, ekonomik birikimiyle bu zorlu süreci aşacak güçtedir.

Bugünkü yaşananlar geçmiş cumhuriyet tarihinde belki de hiç yaşanmamıştır. Kurtuluş savaşından beri ilk defa açık, açık tüm haç devletlerinin kendini gizleme gereği görmeden yaptıkları taarruza şahit oluyoruz.

Millet olarak belki de bu tecrübeye de ihtiyacımız vardı. Belki de bu şer sürecinden hayır doğacaktır. Yönünüzü demokratik parlamenter sisteme çevirmişseniz sitemin tüm gerekliliklerini yapacaksınız.

Parlamentoyu, milleti gerçek manada temsil edecek şekilde oluşturacaksınız. Partileri lider diktası ile yönetmeyeceksiniz. İlkeyi, prensibi, hukuku, liyakatı ölçü alacaksınız. Adamcılıkla, ekipçilikle siyaset yapmak yerine kadrolarla, uzmanlarla siyaset yapacaksınız.

Siyasi organizasyonu oyuncak gibi görmeyecek, devleti yöneten veya yönetmeye talip bir vasıta gibi göreceksiniz. Bugün devletin ve milletin yaşadıkları 3 günlük vaka değildir. Cumhuriyet kurulduğundan beri karar verdiğimiz yönetim şeklinin gereğini layıkıyla yapamadığımızdandır.

Hamasetle oluşmuş siyasi partiler, ihtilallerle, muhtıralarla yön vermeye çalıştığımız yarım yamalak demokrasi sonunda bugün yaşadığımız tablonun oluşmasına vesile olmuştur.

Her ihtilalden veya anti demokratik müdahalelerden sonra oluşan yasakların sonunda oluşan kalitesiz siyasetin bedelini devlet ve millet olarak ödüyoruz.

         İlkesiz, prensipsiz, hukuksuz oluşmuş siyasetin oluşturduğu bürokraside Türkiye’nin hayati meseleleri için karar alamıyor, proje üretemiyor, aldığı kararları uygulayamıyor sonuçta ülkede kör bir sarmalda oradan buraya savruluyor.

Öncelikle bu süreçleri oluşturan siyaset üslubundan ve siyaset zemininden vazgeçilmelidir. Ülke gerçekliği ile örtüşecek şekilde partiler ve seçim kanunu oluşturulmadan, insanı merkez alan demokrasi aygıtı çalıştırılmadan, bu ve buna benzer olaylara ve tehlikelerle hep karşılaşılacağı gerçeği beyinlere nüfus etmelidir.

Birinci problem, ilk önce halledilmesi gereken problem yönetim aygıtlarının sağlıklı çalıştırılmasıdır. Sonrasını Türk milleti halleder. Türk milleti zor zamanlarda lider çıkarmayı becermiş bir millettir. Bugünkü zorluklar yeni liderlerin doğacağının habercisidir.

Türksüz dünya kurmayı hayal edenler unutmasınlar ki, dünya nasıl kurulursa kurulsun, Türkler o dünyada misyonlarına uygun yer alacaklardır.

YORUM EKLE