• 11 Ağustos 2016, Perşembe 12:15
OsmanBüyükkaya

Osman Büyükkaya

Yağmurdan Kaçarken Doluya Tutulmayalım
15 temmuz işgal girişiminden sonra eksen değişikliğine zorlanan Türkiye

Batılı düşünce ve proje kuruluşları boş durmayıp, Türkiye’nin istikrarlı bir ülkü olmasını hiç haz etmediler.

Türki’ye üzerindeki etkilerini derinleştirerek AB den tam anlamıyla uzak tutmak için kolları sıvadılar.

Türkiye de bir korku ve endişe havasının hakim olduğu, Türk insanın mal ve can güvenliğinin olmadığı gibi söylemlerle ağlılar oluşturarak sindirilmeye çalışılması hatta bir adım ileri giderek, Allah muhafaza Türkiye’nin mülteci ülke konumuna getirilmesi çabalarına giriştiler.

Türkiye de uluslar arası müdahalelerin Nabzını tutmaya başladılar.

Bin yıllık kardeşliğimize gölge düşürmek istediler ,küresel güçlerin her vakit üzerimizde oyunların biri bitmeden diğerine geçtiklerini görmeyen kalmamıştır.

Türkiye’nin kurum ve kuruluşlarına sızmış olan yapı 15 temmuz akşamı harekete geçirildi.

FETÖ bu işin maşasıdır. Senaryo büyük küresel güçler tarafın düğmeye basılmıştır.

Doğu ve güney Anadolu da terör saldırıları 20 Temmuz 2015’te PKK üzerinden hız vererek başlatılmıştır.

Türkiye cumhuriyeti bu işgal saldırısını, sokağa çıkan büyük Türk milletiyle, minarelerden yükselen sala ve ezanıyla, hep birlikte Milli birlik ve beraberlik ruhuyla mücadelesini göstermiştir.

İlk tedbir silahlı kuvvetler için alındı. Gerekliydi. Tartışmaya gerek kalmadan alınması doğruydu.

Ancak bunu da ganimet gibi görmek doğru değildir

Bu kararlar alındıktan sonra oturup yeniden düşünmek ve üzerine tartışmak gerekiyor. Yapılan işler, atılan adımlar milletin mutabakatını almalıdır. Toplum kesimleri sürecin bir parçası olmalı, içine sindirmelidir.

Yakaladığımız birlik-beraberlik havasını sürdürmek zorundayız.

Devletin asıl birimlerinin adeta yeniden inşa edildiği bu dönemde ayrışmayı değil, bütünleşmeyi esas almak zorundayız.

Türkiye’nin yükselişe geçe bilmesi için her alanda gücünü artırması gerekiyor.

TSK, Tam Bağımsız Türkiye’nin ordusu olmalıdır.

Bu manada kendi içindeki birliğini korumalı, milletle bütünleşmeli, kendi içinde emir komuta zincirini korumalıdır.

Yargı ve emniyet başta olmak üzere devletin bütün kurumları dışarı dan sızmalara ve ele geçirilmelere karşı yeniden yapılanmalıdır

Üniversiteler ve tüm eğitim çetenin elinden, batının boyunduruğundan derhal kurtarılarak yeniden yapılanmalıdır.

Bütün siyasi partiler kendi içindeki urları temizleyerek, Türk milletinin varlığı ve birliği için çalışmalıdırlar.

Türkiye ye düşen çok yönlü politika üreterek soğuk kanlılıkla kendi ayakları üstüne basan bir ülke olma mecburiyetindeyiz.

Türkün Türk’ten başka da dostu yoktur.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık