• 12 Haziran 2018, Salı 17:18
OsmanBüyükkaya

Osman Büyükkaya

TÜRK DÜNYASINDA ORUÇ
Müslümanlar bugün dünyanın hemen her tarafında varlığını hissettirmektedir. Yalnızca İslam karşıtı
yürütülen kampanyalarla ya da Ortadoğu eksenli yürütülen işgal ve çatışmalarla değil, İslam’ın inanç
ve ibadetleriyle de Müslümanlar gündem oluşturuyor. Dünyanın her ülkesinde hemen hemen bulunan
Müslümanlar farkındalıklarını Dini vecibelerini yerine getirerek örnek teşkil etmektedirler. Fitre, zekat
ve sadaka vererek inanan insanlar ile paylaşma duygularını yaşamaktadırlar. Tıpkı MEKKE’DEN
MEDİNE’YE göç eden Muhacirler ile MEDİNELİLERİN paylaştığı gibi.

İslam’ın günümüz dünyasında etkisini gittikçe artıran ve dikkate alınması gereken bir gerçek olduğu
hemen her Ülke tarafından vurgulanıyor. Bu vurgu kimilerince İslam’a karşı alınması gereken önlemler
ya da Müslümanlara yönelik yürütülecek politikalar bağlamında yapılırken kimilerince de İslam’a
yönelik gittikçe artan merak ve ilgiden dolayı yapılıyor. Müslümanlarla İslami değerlerin günbegün
insanların daha fazla merak ve ilgisini çektiği de bir gerçektir. Öyle ki İSLAMOFOBİ (kelime anlamı
olarak “İslam korkusu” demektir. Müslümanlara ve İslam dinine karşı ) Hz. Peygambere hakaret içerikli
yayınlarla gündeme gelen ülkelerde bile Kur’an’a yönelik merak ve ilginin gittikçe arttığı ve başta
Kur’an mealleri olmak üzere İslam’a yönelik yayınların rekor denebilecek oranda okuyucu çektiği
konuşuluyor.

Dünyanın hemen her tarafında bir şekilde var olan ve temsil ettikleri değerlerle varlıklarını hissettiren
Müslümanlar aracılığıyla İslami değerlerin ve ibadetlerin de adeta küreselleştiği görülüyor. Bunu son
dönemler de Ramazan vesilesiyle dünyanın hemen her tarafında oluşan havada görmek mümkün.
Müslümanlar aracılığıyla İslami değerlerin ve ibadetlerin de adeta küreselleştiği görülüyor. Başta Batı
ülkeleri olmak üzere dünyanın her tarafında insanların Müslümanlarla birlikte Ramazanı bir şekilde
anlamaya ve hatta yaşamaya çalıştıklarına şahit oluyoruz. Ramazanı yaşayan Müslümanların inanç ve
duygu dünyaları keşfedilmeye ve orucun insanlar üzerindeki olumlu etkisi anlaşılmaya çalışılıyor.
Ramazan vesilesiyle gündeme gelen Sadaka, Fitre ve Zekat gibi ibadetlerin toplumda sosyal doku
üzerindeki yapıcı etkisi tartışılıyor. Hatta bununla kalınmıyor; kendisi Müslüman olmasa bile insanlar
Müslümanlarla birlikte iftar sofralarına oturuyor, özellikle Müslümanların azınlıkta olduğu toplumlarda
Müslümanlar için iftar sofraları düzenliyor, Müslümanlar gibi oruç tutulmaya çalışılıyor. Müslümanlara
yönelik ilgi bu ayda her zamankinden daha fazla göze çarpıyor.

Müslümanlara yönelik çeşitli oyunların oynandığı Müslümanlar aleyhine çeşitli planların yürürlükte
olduğu bir gerçektir. Ancak bununla birlikte İslam’ın ve İslami değerlerin günbegün dünya genelinde
her geçen gün daha fazla etkili olduğu da bir gerçek… Ramazan, oruç, iftar ve benzeri İslami değerler
Müslümanların yalnızca kendi aralarında yardımlaşmaları, Empati yapmaları ya da nefis tezkiyesinde
bulunmalarını değil bu değerler vasıtasıyla diğer insanlarla buluşup tanışmaları ve İslam’ın
güzelliklerini diğer insanlara açmaları yolunda bir imkan oluşturuyor. Bu vesileyle dünyanın her
tarafında insanlar oralarda bir şekilde var olan Müslümanlar aracılığıyla İslam’la tanışma ve
Müslümanları anlama imkanı buluyor. Kısacası Ramazan ve Rabbimizin ifadesiyle bizden öncekilere
farz kılındığı gibi bize de farz kılınan oruç, yalnızca nefis tezkiyesi açısından değil İslam’ın anlatılması
ve ifade edilmesi açısından eşsiz bir fırsat sunuyor. Müslümanların bu fırsatı iyi değerlendirmek ve
bütün Müslümanların bu kutsal görevi inanç esaslarına göre yaşayıp örnek kişiler olması
gerekmektedir.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık