• 06 Aralık 2018, Perşembe 10:42
Namık KemalZeybek

Namık Kemal Zeybek

ATATÜRK TÜRK MİLLETİNİ BÖYLE ANLATTI

“Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir. Millet
sözünden ne anlaşılır, ne anlaşılmak lazımdır? Bunu anlatayım:
Sözlerimin kolay anlaşılması için, yine Türk Milletine bakacağım! Çünkü,
Dünya yüzünde ondan daha büyük, ondan daha eski, ondan daha temiz bir millet
yoktur ve bütün insanlık tarihinde görülmemiştir.
Bugünkü Türk Milletine bir resim tablosuna bakar gibi bakalım ve
şimdiye kadar edindiğimiz bilgilerin yardımıyla düşünelim! Bir tabloda neler
görüyorsak, bir tablo bize neler hatırlatıyorsa, onları, birer birer söyleyelim.
Türk Milleti Asya’nın batısında ve Avrupa’nın doğusunda olmak üzere
kara ve deniz sınırlarıyla ayırt edilmiş, dünyaca tanınmış büyür bir yurtta yaşar.
Onun adına (Türk Eli) derler. Türk Yurdu daha çok büyüktü. Yakın ve uzak
zamanlar düşünülürse Türk’e yurtluk etmemiş bir kıta yoktur. Bütün dünyada,
Asya, Avrupa, Afrika ve hatta Amerika Türk atalarına yurt olmuştur. Bu
hakikatler eski ve özellikle yeni tarih belgeleriyle bilinmektedir. Fakat bugünkü
Türk Milleti, varlığı için bugünkü varlığından memnundur. Çünkü Türk; derin
ve şanlı geçmişin; büyük, kudretli atalarının mukaddes miraslarını bu yurtta da
muhafaza edebileceğinden, o mirasları, şimdiye kadar olduğundan çok fazla
zenginleştirebileceğinden emindir.
Türk Milletinin her kişisi, bir takım farklarla ve fakat genel olarak
birbirine benzer. Bazı yapılış farklarını ise tabii bulmak lazımdır. Çünkü, Mısır
veya Irak çöllerinden başlayan bilinen tarihten önce, Sibirya steplerinden
başlayarak Orta Asya, Rusya, Kafkaslar, Anadolu, dünkü ve bugünkü
Yunanistan, arkasında Girit, Romalılardan evvel Orta İtalya velhasıl Akdeniz
kıyılarına kadar yayılmış ve yerleşmiş ve başka başka iklimlerin tesiri altında,
başka başka cinsten yerlilerle binlerce sene yaşamış, kaynaymış bu kadar eski ve
bu kadar büyük bir insan topluluğunun, bugünkü çocuklarının tamamı tamamına
birbirlerine benzemeleri mümkün müdür? Her zaman her yerde küçük bir aile
çocuklarının bile tamamen birbirlerine benzemeleri görülmüş değildir. Türk
kavmini yalnız bir noktada, iklimi aynı dar bir mıntıkada belirmiş zan etmek
doğru değildir. Türk kavmi yukarıda söylediğimiz gibi, çok büyük bir sahada
vücut bulmuş ailelerin birleşerek Sop (klan) ve Sopların birleşerek Boy (Kabile)
ve Boyların birleşerek öz (Aşiret) ve özlerin de birleşerek siyasi topluluk olan El
(Site) ve en nihayet El’lerin bir merkezde birleşmeleriyle büyük bir camia
vücuda getirmişlerdir. Bu büyük Türk camiasını oluşturan insanların nitelikleri
arasındaki fark büyük olmamakla beraber köklerin genişliği, nüfusun çokluğu
düşünülünce Türk kavimlerinin aralarındaki manevi bağların gevşek olması ve
muhtelif namlarla muhtelif roller oynaması tabii görülür. Bu sebepledir ki tarih,
olaylarını yazdığı kavimleri nerede, nasıl ve ne namda tanıdıysa o suretle
yazmıştır. Böyle olmakla beraber, bugünkü Türk Milletinin esası aynı kökün,
aynı uzun ortak geçmişini tesbit ettiği belirgin tiptir, Türk tipi…
Bu son sözlerden, anlaşılıyor ki Türk Milletini yapan insanların tarihleri
birdir.” (5 Kasım 1929)


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık