• 12 Şubat 2016, Cuma 9:38
Mehmet SerdarDoğan

Mehmet Serdar Doğan

Bırakın Kayyum'u... ''İflas''ı Açıklayın...
 Evet.. Türk milliyetçiliğinin siyaset ile buluştuğu bu kutlu mabet iflasın eşiğindedir.
       Yazının ilk cümlesinden canınızı böylesine sıkmak istemezdim, ne yazık ki gerçeğin karşısında duyduğumuz  çaresizlik ile MHP nin mevcut durumu bu denli yakınlık göstermektedir.
       Mevcut durumun kayyumluk bir hali kalmamış, bu düpedüz İFLAS tır.
       Türk siyasetine ''fark, uslup, duruş'' kazandırmak için sahneye çıkan bir partinin mevcut hali içler acısıdır. Bahsettiklerimi talep edilen ''kongre süreci'' ile alakalandırmaya çaba göstereceklere üzülerek söylemeliyim ki bu ''iflas'' o konunun kapsamının çok üstünde ve daha ağır bir mevzudur.
       Ne demek istediğimi yalnız bir yazı ile değil bir kitap ile dahi izah edemeyecek olsam da çabam ve gayretim konuya netlik kazandırana kadar devam edecektir.
 
       İflastan anlaşılmasını istediğim; hedefimde MHP'nin kurumsal kimliğinin değil, üretkenliğinin olduğunun bilinmesidir.
       Anlatacaklarım asla had sınırım dışında olan ''ikaz'' niteliğinde algılanmasın, bu şahsi bir ''haykırıştır''..
       İFLAS gibi ağır bir kavramı tercihimin sebebi bahsedeceğim konuların eleştirisi yapılmadığı takdirde, gerçekleşecek sonun ilamıdır. Yani hala geç değildir!
      
       Her siyasi parti birbirinden farklı özellikler, söylemler, duruşlar üreterek bu sahnedeki varlıklarını devam ettirebilmektedir. Bunu yapamayanların ''aynı''laşanların ise sonunun Türk siyasi hayatının mazisinde çöp muamelesi görmek olduğuna şahidiz. Bunlardan akla gelen örnekler vermek gerekirse, aynılaşan ANAP-DYP, devam partisi RP/FP -milli selamet geleneği- ki bu ekolün çöplükte dahi değil asit kuyusunda olduğunu, hatta yakın bir tarihte aynı kuyuya bu geleneğin daha liberal, yerine getirilmeyen cesur vaatleri ile AKP yi de ekleyeceğimiz artık malumdur.
       Hepiniz içinizden ''MHP bunlarla bir tutulur mu?'' gibi ''his''si bir suale başvuruyor olacaksınız ki işte ben de tam bu anda soruyu soruyor ve izah istiyorum!
       MHP'nin farkı nedir?
        Türk milliyetçiliğinin ana direği hangi konuda bu çöplükten farklı bir söylem üretmiştir ?
        Elbette bu saydıklarımın hiç birisi milliyetçilik konusunda MHP ile aşık atamaz, haddi değildir! Vatan, millet, devlet aşkı konusunda elimize su dökemez! Zaten adını Milliyetçi Hareket olarak tercih eden bir hareketin şüphesiz en önemli vasfı bu olmalıdır ve budur!
       Peki yeterli midir? Başlangıç için belki ama ya sonuç için?
       Hedefleri için birincil ilke olarak kendisine Milliyetçiliği seçmiş olan bir hareketin, iktidarından neler beklendiğini tasavvur edecek birileri var mıdır? Yönetim gücünü bağlı kalacağı ''milliyetçilik'' ilkesi ile nasıl kullanacağını bilen, gören, duyan birileri var mıdır? Bunun hayalini ''ideal''den ''reel'' alana indirgeyecek, ayakları yeren basan, hamaset ve slogandan uzak bir çerçeve çizen biri mevcut mudur?
       Ayrıntıları es geçerek ana hatları ile bir ''milliyetçi'' hareketin; kalkınma, istihdam, özgürleşme, hukuk, demokrasi, etnik ve mezhepsel kutuplaşması hakkında ki görüş, düşünce, fikir ve çözümlerini anlatacak birileri mevcut mudur? 'Milliyetçilik farkını'' bu konulara nasıl yansıtacağımızı bilen biri var mı?
       En basitinden, günümüzün en büyük problemi olan etnik ve mezhep üzerinden oluşan kutuplaşmaya dair, milliyetçilik farkını gösteren projemiz nedir?
       Hala, yaşı-başı, tahsili, mevkii ne olursa olsun, aklı bir karış havada genç ülkücü sloganı atıp, işi kahve sohbeti boyutuna indirgeyip, hamasetin gözüne mi vuracağız?
''Kürt, Türk kardeştir/Kürtler ve Türkler Çanakkale'de bu ülkeyi beraber kurduk,omuz omuza savaştık/Dış mihraklar'' diyerek konuyu geçiştirecek miyiz? Yoksa yüzdüğümüz o derin ''his'' deryasından çıkıp akılcı, ayakları yere basan icraatlar mı sunacağız?
 
       Bu soruların birincil muhattabı her ne kadar MHP yönetimi olsa da; bu soru bizzati beni ve konu ile ilgili milliyetçileri ilgilendiriyor. Sahi milliyetçiler bu konular hakkında düşünüyor, üretiyor mu? Milliyetçilerin bu konular üzerine belli bir beyin takımı mevcut mu? Tartıştıkları bir klüp, sivil toplum kuruluşu var mı?
       İşte bu soruların bu ülke de hala cevapsız kalışının sorumlusu direk ''milliyetçilerin'' kusurundan kaynaklıdır. Fikir üretimine ve akla bırakın gereken önemi, yeteri kadar yer vermeyen ''ülkü devlerinin'' kabahatidir. (o nesile bir sonraki yazıda yer vereceğim) Gazetesi, TV'si olmayan, olanlarında hali ortada olan bir hareketten bunları beklemek doğru mudur acaba? Son 15 senesini mevcut hükümetin yalanını, hatasını, günahını takip etmeyi siyaset yaparak geçirenlerden beklemek suç mudur acaba?
       Kimse ama hiç kimse MHP'nin mevcut durumunu yalnız siyasi idareyi elinde bulunduranlara atma ucuzluğunda bulunmasın! Zannediyorum ki sorumluluk almayı kendine yaşam tarzı olarak benimsemiş bir ülkücüye bununla yüzleşmekten ''kaçmak'' yakışmaz...
       Onun için derm ki: Gelin önce bu konuları masaya yatıralım, kendimizle hesaplaşalım. Bu hesaptan kaçtıkça sorunlar birikecek, hesap kabaracak ve ''iflas'' edeceğiz. Omuzlarına bir memleketin yükünü alan bir hareket, o yük altında ezilip kalacak. Bundan kaçtığımız müddetçe akıbet hep aynı olacak.
       Ve yönetime talip olanlara bir mesaj; sırf yönetmek için yönetime talip olmaktan Allah'a sığınalım.
      
Bu yazı bir mülahazanın başlangıcı olması ümidini taşıyarak kaleme alındı, kimse konuya dahil olmasa da bir sonra ki, bir sonra ki ve daha sonra ki tüm yazılarımda gücüm yettiğince konuyu daha da açarak devam edeceğim.
       Bunun için derim ki geliniz, kendimizle hesaplaşalım.
       Benim gücüm anca buna yeter.
       İçinden geldiğim bu camiayı dilim döndüğünce, gücüm yettiğince eleştirmekten geri durmayacağım... 

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık