• 27 Mart 2016, Pazar 11:01
Mehmet SerdarDoğan

Mehmet Serdar Doğan

Bakan beni ikna etti, sizi bilemem..

            Her geçen gün umutlarından bir adım daha uzaklaştırılan yığınlar halinde yaşamaya mahkum edilmiş bir halde hayatımızı devam ettiriyor, umursamaz tavırlarımıza her geçen gün bir yenisini ekliyor, kabullenme ve alışmaya hızla uyum sağlıyoruz.

            Yurdun bir köşesinden her gün birilerinin rakamlarla ifade etmeye ar etmediği şehit haberleri gelirken, şehirlerin en merkezi noktalarında bombalar art arda patlarken, geçtiğimiz hafta içi en büyük bombayı bu ülkenin var oluş ve yaşamının temeli olan ahlak damarına attılar.

            Karaman’da bir vakıf görevlisinin, on tane yavruya cinsel istismarı ile ayyuka çıkan bu ahlaki bomba, sadece masum bedenleri değil, vicdanları, umutları, yarınları da paramparça etti. Aklımızın geri kalan son kırıntılarını da yitirmiş olmalıyız ki memleket olarak ‘’yahu neler oluyor’’ demeye bile yeltenemedik. Yurdun her hangi bir köşesinde menfi tutumlar hariç, birlikte ve gür bir sesle ‘’siz ne yaptığınızı sanıyorsunuz’’ diyemedik. Meclis çatısı altında, bu milletin bugünlerine sahip çıkmalarından umudumuzu kestiğimiz vekillerin, yarınlarımız olan çocuklara da sahip çıkamadığına şahit olduk. Sahip çıkmaya bir nebze olsun gayret göstererek ‘’geleceğimizin teminatı çocuklarımızın her türlü istismardan korunması, yaşanılan sorunların tespit edilmesi ve çözüme yönelik çalışmalar yapmak üzere’’ araştırma komisyonu kurulması önerisi veren MHP Mv.Deniz Depboylu’nun başvurusunu reddetti bu meclis. Reddetmek gibi bir ayıbın altına imza atarlarken konu üzerinde aleyhte söz olarak vekilliklerinin hakkını veren AKP’lilerin ismini dahi anmak istemiyorum. Bu ayıp onlara değil ömürleri boyunca ahiretlerinde de yetecektir.

Neydi Depboylu’nun araştıralım dediği:

Kim bu istismarcılar? Nasıl tespit edilir? Nasıl önlenir?

Ne alanım, ne de eğitimini aldım fakat bu iş o kadar canımı yaktı ki, toplumun buna duyarsızlığı aklımdan ziyade gönlümü öyle bulandırdı ki bunun için onlarca makale, haber ve kurumların bildirilerini okudum. Onlardan edindiğim bilgiler özetle:

 Çocuk gelin konusunda gerisinde kaldığımız çok az sayıda Dünya devi var(!) Liste başı Kongo peşinde Uganda ve Bizsiz bir Ortadoğu hayali kuranlar yine yanılıyorlar: Afganistan, İran, Irak ve 7.(Yedinci) olarak Türkiye. Avrupa’da ise ‘’pazarlıksız’’ da varlığımızı ispat ederek Gürcistan’ın ardından 2.(ikinciyiz)

            Türkiye her alanda gösterdiği büyüme hızını Çocuğa yönelik cinsel istismar suçunda da son 10 yılda %125 arttırarak dünya devi Moritanya’ya kafa tutarak ben de varım diyor ve 3.(üçüncü) olarak listenin zirvesine oynadığını dosta düşmana ilan ediyor.

            Dikkat edilmesi gereken husus ise şu: bu veriler adli makamlara yansıdıkları oranda dikkate alınıyor ve ülkemizde adli makamlara yansıma oranı %10ile15 arasında. 2014 yılı verilerine göre takribi 24 bin vakanın yetkililere ulaştığı gözlendiğine göre o yıl itibari ile toplamda 230bin istismar vakasının yaşandığı kanısına varılabilir.

            Peki kim bu pedofiller?

            Tıbben Sübyancı olarak tanımlanırlarken, dünya üzerinde ki en adi cinsel suç işleyenler hatta tüm suçlar arasında ki en adisini işleyenler olarak biliniyorlar. Belli başlı tipik özellikleri arasında %98e yakın bir kısmı erkektir, güvenilir ve saygın görünür ve lütfen DİKKAT ortalamanın üstünde dindardırlar diyor araştırmalar.(!) Kimisi gizlilik içinde hareket ederken, kimisi bunu paylaşmayı, militanca sürdürmeyi, gruplaşmayı, rahat ettiği ve müdahale görmediği ortam içinde yaşamayı tercih eder diyor araştırmalar.(!)

            İşte bu rahatlıkta olanları yakalandıklarında asla suçlarını inkar etmez, çünkü bu onlar için gayet meşru ve ahlakidir. ABD’nin bu vakalarda tespit ettiği savunma mekanizmaları çok şaşırtıcı:

            İnkar(‘’çocuğu kucaklamak suç mu?’’), uydurma(‘’araştırma yapıyordum, çocukla daha ‘’), saldırma ve son ikisi ki son yaşadığımız vakanın adeta aynası:

            Karaman’da ki zanlının ilk ifadesinde yaptığı gibi; AKLA YAKIN HALE GETİRME(ben erkek çocuklardan hoşlanan biriyim)

Ve Birilerinin yaptığı gibi KÜÇÜMSEME(sadece bir kez oldu diye)

İşte tüm bu şartlarda açıklamasıyla sayın Bakan beni ikna etti sizi bilemem?...

Belki daha fazla ikna olacağımız bulguları, olayları gün yüzüne çıkaracak olan, yarınlarımızın umudu çocuklarımızın sağlıklı geleceklerine imkan tanıyacak bir önergeyi vermek bizlere, bunu reddetmek de onlara nasip oldu..

Unutulmasın ki Ahlaksızlık bir sistem hatasıdır, böylesi bir ahlaksızlığı birinin üzerine yıkmak, sistemin sorununu araştırmadan kaçmak bir şark kurnazlığıdır. 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık