• 01 Nisan 2016, Cuma 9:36
Mehmet SerdarDoğan

Mehmet Serdar Doğan

Aptallar Günü(!)

 Dünya liderimizi taşıyan TUR uçağı daha Washington semalarında görülmüştü ki pilotumuz kuleye iniş izni için başvurduğu esnada, kule net bir soru sordu ‘’Direk Beyaz Saray’a mı geçersiniz yoksa burada ki karşılamaya da bir selam vermek ister misiniz?’’

Pilot ‘’reise’’ sormadan böyle mühim bir kararı veremeyeceğinden, reisten icazeti alınca kuleye döndü ve ‘’Dünya lideri de olsak bizi bekleyenlere selam vermeden geçmeyiz, bir biz selamı almadı diye hüzünlenen ümmetin torunlarıyız’’ dedi ve Andrews Hava Üssü’ne inişe karar verdi.

Coşkulu kalabalık heyecanla gökyüzünde süzülen nurlu ışığa doğru hayran hayran bakarken, Dünya Liderimizin çocuk sevgisini bilen Joe Biden hazırladığı koro ile ‘’Tala’al Bedru Aleyna’’ yı söylemeye başlamıştı bile. Uçağın kapısı açıldığında bunu duyan Dünya Liderimiz asla ‘’gurura kapılmadı’’ bu hoş görüntü karşısında göz yaşlarına hakim olamadı. Biden’ın başını okşadıktan sonra, Türk Bayrağı’nı büyük bir aşk ile göndere çeken Genel Kurmay Başkanı Dunford’un yanına gelerek ‘’Merhaba Asker’’ dedi. Dunford Türk askeri tören geleneğine olan saygısı ve sevgisi ile ‘’Sağol’’ demekle yetindi, bunu da Dünya Lideri’mizin İngilizce bilmemesinden dolayı değil, Türk dilinin Amerika’ da diplomasi alanında da konuşulduğunu tüm dünyaya ilan için bir vesile gerçekleştirdi. Bayrak tutan askere dokunulmaz diye Dunford’un başını okşamadan geçti.

Andrews Hava Üssü’nü dolduran milyonları selamlamak için gönlü razı gelmese de Super Bowl etkinliklerinde kullanılandan daha büyük bir platforma çıktı. Kürsüye doğru yürürken Amerika’lı ünlü sanatçılar hep bir ağızdan ‘’Ceddin Deden Neslin Baban’’ Marşını okudu. Beyonce’un kıyafetinin marş’a uygun olmadığı için korodan son anda çıkarıldığı gelen duyumlar arasında olsa da, marş esnasında detone olan Justin ve marşa yeni bir form katarak rap enstantaneleri ekleyen Eminem Dünya Lideri’nin hışmına uğramaktan kaçamadı. Bu olaya sinirlenen Erdoğan Konuşmasını çok uzun tutmadan, ana hatları ile tüm dünya meselelerine değindi son olarak ‘’gönlünüz ferah olsun Türkiye Amerika’nın dostu ve müttefikidir yaşadığı her sıkıntıya çözüm bulmak için buradayım’’ diyerek milyonların gönlüne su serpti.

İzleyicilerin ‘’ÖOogouguooghhohphihiaha’’ şeklinde çıkardıkları seslere kimse anlam veremedi ancak ilk anlaşılan bir Dünya Lideri’ni ilk kez gördüklerinden dillerinin dolandığı oldu”.

Daha sonra kendisini dört gözle aylardır bekleyen başkan Obama’yı görmek için yola çıktı, yol boyunca büyük ilgi gören Dünya Lideri’miz sık sık araçtan inip Amerikalı vatandaşları ile hasret giderdi. Bu sırada korumalarının Erdoğan’a gösterilen büyük ilgiden bunaldığı, bir ara Dünya Lideri’mize New York polis departmanında bir senedir tutuklu bulunan gazeteci eşi için yardım istemek için yanına gelen bir bayana engel olmaya çalıştıkları gözlendi. Bunu fark eden Dünya Lideri’mizin sinirlendiği her halinden belli oldu. Kadını dinleyen Erdoğan’ın ‘’halledeceğiz’’ demesinin üstünden daha 5 dakika geçmemişti ki Savcı Bharara gazetecinin salıverildiği haberini duyurdu. Tüm Amerika’da coşku ile karşılandı.

Bu işi de halleden Dünya Lideri’miz artık onu bekleyen Obama’yı hatırladı ve  ‘çocuk ayakta kaldı’ diye düşündü biraz içi burkuldu. Emine Hanımefendi’ye dönerek ‘Malia ve Sasha’ya oyuncak aldın değil mi hanım?’ diye sordu. Emine Hanım bir önceki ziyarette Michelle’in ev sahipliğini beğenmediğinden ona altın kadeh ve beyaz çay, çocuklara da birer gemi almıştı. Gemiyi biraz fazla bulan Dünya Lideri’mize cevap eşinden geldi, ‘bizim çocukların var onların olmasın mı? Hem komşusu açken tok yatan bizden değildir bey’ diyerek her güçlü erkeğin arkasında ki kadını en iyi şekilde temsil ettiğini bir daha ispat etti.

Kapıda bekleyen Obama ailesini gören Erdoğan üzerlerine koşan afacanları kucağına aldı, Michelle ile sarılıp hasret gideren Emine hanım önden giderken, Hussein’e (-Barrack demeyi sevmez, genelde Husso der-) ‘’seninle içerde görüşeceğiz(!)’’ dedi ve sözde saray’a geçtiler.

Tabi ki bu anlattıklarımın hepsi 1 Nisan için uydurulmuş birer şakaydı.

Fransız kralı IX.Charles’ın yıl başını 1 Nisan’dan, 1 Ocak’a almasından sonra bu kararı protesto amaçlı olarak hala 1 Nisan’ı yılbaşı olarak kutlayanlara Nisan Aptalları adını verdiler ve ‘’Aptallar Günü’’ olarak literatüre kazandırdılar.

Kimisi ‘’bizim ne Nisan 1’e, ne Aralık 12’ye, ne Haziran 4’e ihtiyacımız var. bize her gün bayram’’ diyebilir ve bu anlatılanlara inanabilir. Bizim ülkemizde muhakkak böylesi bir hikayeye inanacak olanlar yoktur(!) fakat olurda buna inanacak olursa Aptallar günü kutlu olsun.

İşin aslı şudur: Cumhurbaşkanı Erdoğan Washington Andrews Hava Üssü’nde bir Amerikalı On Başı ve mızıka takımı tarafından karşılanmıştır. Yukarıda seyircilerin çıkardığı diye tasvir edilen o garip sesleri, protestonun meşru olduğu bir ülkede, en ufak protestoya dahi darp metodu kullanma alışkanlığı edinen Cumhurbaşkanı korumaları başvurmuştur. Erdoğan’a yöneltilen ‘’Basın özgürlüğü’’ sorusuna verdiği cevap ise ‘’ülkemizde tutuklu gazeteci yoktur, hak ve özgürlükler temelinde en sağlam ülke Türkiye’dir’’ demesi asıl bizlerin yüreğine su serpmiştir(!)

Maalesef bu ülkede yukarıda ki hikayeye değil, bu gerçeklere inananlara ‘’aptal’’ denmektedir. 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık