• 23 Mayıs 2016, Pazartesi 9:45
KürşadŞendal

Kürşad Şendal

Ülkücü Yarılma
 Ülkücü iradenin birliğini, bütünlüğünü korumak ve kollamak için and içmiş fikri hür, vicdanı hür,baskı gruplarına boyun eğmeyen, biat suçlaması ve biat etmeyen gibi iki tezadı zıtların birliği prensibine dayandırmayan ülkücü Türk milliyetçiliği fikri düşüncesinin geniş ufuklarında gezinen , ilkeli ve adaletli bir şekilde ideolojik sapma göstermeden ülkücü farkındalığımın ayrımında, inanmış olduğum fikri yapılanmanın mensubu olmaktaki hazzı iliklerine kadar yaşayan bir kardeşiniz, ülküdaşınızım.

Türk milliyetçisi ülkücü hareketin birliğini, bütünlüğünü, iriliğini, dirliğini istemeyen kozmopolitlerin sayesinde Türk milliyetçiliğinin makus talihi, bir defa daha yine bugün maalesef kendini gösterdi. !!!
Kadim Türk töresinin siyasi yapılanmasına karşı yapılan stratejik saldırılar karşısında neye uğradığını şaşıran ülkücü hareket ; ya kim olduğunu anlamayan Hasan Sabbah’ın Alamut Kalesi’ne kapattığı müritlerinin aczi ve teslimiyeti içersine sokulmuş, ya da ucu başkalaşıma kadar uzandığı iddia edilen yeni bir söylemin içersine hapsolunmuştur.
- yahu neler oluyor MHP’de diye soran, hak getire… Varsa, yoksa kimin safındasın ? Yani; büyük resimden ziyade fırça darbeleriyle ilgilenmesi-ilgilendirilmesi durumuna sokulmamız beni ve benim gibi düşünenleri fazlası ile huzursuz etmiştir.

Bağımsız ve bağlantısız olarak ilanihaye yaşamasını istediğimiz Türk milleti ve devletinin devamlılığının ancak ve ancak nefsini törpülemiş ve başarı için ileri atılmayı bekleyen sessiz çoğunluktaki iradenin ötelemeyen, itelemeyen, düşünce genetiği değişmemiş köklü ve ‘’ utanmasını bilen ‘’ Yamtar yüreklilerin belirleyiciliğinden geçeceğine inanıyorum.

Gerçek inanılması en zor seçenektir ve bugün devletimiz ve milletimizin geleceği hiç olmadığı kadar ölçüde büyük tehlike altındadır.

MHP’nin geleceği Türk milletinin geleceğine endeksli olduğunu görenler/bilenler, bu tehlikeyi bertaraf etmek için Türk milliyetçisi ülkücü hareketin içersine attıkları fitne tohumunu olgunlaştırırken diğer yandan da Türk milliyetçisi ülkücü hareketin kaos içinde olduğu görüntüsünü seçtiler…!

Bunu göremeyenlerin ülküdaşlık hukuku, milliyetçi Türkiye iktidarı, meşveret gibi hayaller kuruyor olması … Komik düşüyor !

Ancak gerçeklerin kabulünden kaçmak, pusmak, sinmek, duruma razı gelmek, ihanetin içersine tersine düşmektir!

Korkuyorum ki; ‘’ hangi Han, töresince töremez, milletini korumaz, milletin malı kapanın elinde kalırsa o Hanlığın temeli yıkılır ‘’ diyen Uluğ Türük Beğ’in dediklerini, tarih bir kez daha yazmak durumunda kalacaktır.

Türk milliyetçisi ülkücü hareketin içinden geçtiği tarihin bu sürecinde tefrika yüzünden Han yoktur, Sultan yoktur. Osman Gazi yoktur, Mustafa Kemal yoktur, Başbuğ yoktur.

Türk milletinin gücü, yine kendi töresinden gelmişti Türk Töresi. Bugün bu kadim töre sarsıldığı, yıpranıp, örselenerek hırpalanmasına göz yumulduğu için bugün bu haldeyiz.

Kim genel başkan olsun? Kimin safında sın ? diyerek sözlerine başlayan ayrıştırıcılık tuzağını sinsice kuranlara hizmet etme eğilimi, her geçen daha da arttı ne yazık ki !!!

Bu tip hamaset severler, bilgisiz nesiller yetiştirilmesine katkı sunduklarını anlayabilseler, gelecekteki nesillerimize hamaseti değil de; ülkücü Türk milliyetçiliği fikriyatını anlatmak durumunda olduğumuzu, öncelikli olarak hareketimizin dinamikleri içersinden ortak aklı oluşturmanın erdemine ulaşma idrakini anlatmalıyız.

Ülkücü Hareketin evlatlarının yüzük ve küfür kardeşliği yapmadığını, saygı ve sevgi çerçevesinde fikir, kan ve can kardeşliği esasına dayalı bir hukukun kurulması gerekliliğini unutturmadan Türk milletinin kurtuluşunun tarihsel değerler ve inanç silsilemiz bütünlüğünde vücut bulacağı anlayışını ve bu anlayışın da siyasi platformda MHP’den başka fikir hareketi olmadığını açıklayıcı bir dil ile anlatmalıyız.

Ülkemizin akıllı, bilgili, çare üreten, huzur ve güven veren Türk yöneticilerine en çok ihtiyaç duyduğu bu günlerde; hareketimizin içinde itilmesine, kakılmasına, maddi ve manevi ıstıraplar yaşamasına rağmen yıllardır bulundukları yeri terk etmeyen, dava ve fikir adamları mevcuttur. Bunların hiçbir menfaat ve ikbal hesapları yoktur.

Bu ‘’ sabitkademler ‘’ alınıp satılmazlar. Var ise davaları için her şeylerini verirler, davalarından hiçbir ikbal beklemezler, bu nedenle de kolay kolay yıkılmazlar.

Onlar şahıslarla değil, ülkü, ilke ve fikirlerle meşguldürler.

Bu gün Türk milliyetçisi ülkücü hareketin siyasi alan temsilcisi MHP’nin çok bilinmeyenli acayip bir girdabın içine sürüklendiğini hepimiz biliyor ve görüyoruz.

Yıllardır o’cu, şu’cu, bu’cu olarak ayrışan/ayrıştırılan hareketimiz mensuplarının birlik ve beraberlik içinde devamlılık göstermesi gereken bütünlük halkası her geçen gün zayıflamaktadır.

Üzüntüm ve görünen odur ki; eğer bütünleştirici bir hamle yapılmaz ise, şu an ki mevcut durum ile partimizin bitişi doğrultusunda, marjinal hale gelme yolunda dev adımlarla ilerleniyor….

Fikri kadro hareketi olan MHP’nin ve Ülkücü İrade’nin kavgaya, bölünmeye, ötekileştirmeye, başkalaştırmaya ve ayrışmaya götürmeye hiç kimsenin hakkı yoktur.

Olmamalıdır. Denemek isteyenlerin gücü buna yetmemelidir.

EY TÜRK, TİTRE VE KENDİNE DÖN.

Selam ve dua ile.




MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık