• 17 Mart 2016, Perşembe 15:50
KeisukeWakizaka

Keisuke Wakizaka

Ermeniler Neden Hayattan Memnun Değiller?
 Yakın zamanda sunulan Birleşmiş Milletlerin raporuna göre, dünya mutluluk sıralamasında Ermenistan 157 ülkeden 121. sırada yer almış ve Ermenistan’dakilerin hayattan mutsuz olduğunu göstermektedir.

Raporu hazırlayanlara göre, mutluluğunu incelemek için kişi başına düşen milli gelir, toplumsal destek, ömür, toplumsal özgürlük ve açıkgölüllülük ve adalet gibi kriterler incelenenir.

Ermenistan’daki mutluluğunu önemli derecede düşüren unsur, Ermenistan’daki Ermeni topluluğunun içine oldukça kapanık olmasıdır ve bu, uzun vadede Ermenistan’ın devlet ve toplum sistemi içindeki büyük adaletsizliğe de yol açmaktadır. Ermeni toplumu, “anavatan” ve “toprak” gibi unsurlardan daha ziyade “kan bağı”, “dil” ve “kilise”ye dayanmakta ve nispeten içine kapanık toplum yapısı oluşturulmuştur. Özellikle Ermenistan’ın kırsal kesimi ve diaspora topluluklarında bu eğilim daha belirgindir. Böyle bir toplumda Ermeniler kendilerinin çok samimi arkadaşları ve akrabaları hariç başkalarına güven vermemekte ve önemli konularda her zaman onlara öncelik vermektedir.

Bu durum Ermenistan’da torpile insanların kabiliyetinden çok daha fazla önem verilmesine yol açmaktadır. Genel olarak, Ermenistan’dakiler üniversiteyi ne kadar üstün başarıyla bitirdilerse bile, işyerlerinde torpil olmadığı sürece ancak garsonluk, çaycılık ve temizlikçilık gibi kötü şartlarda çalışabilirler ve üst kademeye çıkma ihtimali de yoktur. Tam tersine ne kadar yeteneksiz olsa bile torpil olduğu sürece işten atılma tehlikesi yoktur ve istediği kadar yükselebilirler. Aynı zamanda Ermenistan içinde iş yapmak için genel olarak siyasetçiler ya da Mafya ile ilişkilerinin olması gerekiyor. Böylece Ermenistan’da torpilin yaygın olması siyasal hayattaki büyük ölçülü yolsuzluğun çok sıklıkla yapılması ve toplumsal adaletsizliğin önemli derecede büyümesine yol açmıştır. Bu durum, Ermenistan’daki halkın mutsuzluğunu arttı ve sonuç olarak 1,5 milyona yakın insanlar Ermenistan’ı terk etmişlerdir.

Ayrıca güümüzdeki Ermeni toplumunun din ve gelenekten uzaklaşması da halkın manevi durumunu kötüleştirmiştir. Modern zamanda Ermeniler Ermeni Kilisesi’nin yerine geçen yeni bir kimlik unsurunun arayışına girmiştir. Özellikle Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra hem diasporada hem de Ermenistan’da çeşitli toplumsal ve siyasal yapıya sahip olan Ermenileri birleştirmek için “24 Nisan 1915 Ermeni Soykırımı” trauması ve Türklere karşı nefret kullanılmaktadır. Bu yöntem dinden uzaklaşıp liberalleşmeye doğru giden modern toplumda Ermenileri birleştirmek için büyük katkı sağlamıştır. Fakat diğer yandan toplumsal kimliğin olumsuz bir “trauma”ya dayanması Ermenilerin psikolojik durumunu bunalıma götürmüştür. Sovyet sonrasında ahlağın bozulması ve dinin etkisinin azalması da durumu daha da kötüye götürmüştür.

Böylece Ermeni milli kimliğinin bir traumaya dayanarak oluşturulması ve siyasal-toplumsal adaletsizlik, kendi hayali ve gerçek arasındaki çelişkinin büyümesine yol açmış ve sonuçta Ermenistan’daki halk hayattan oldukça mutsuz kalmaktadır.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık