• 04 Temmuz 2016, Pazartesi 2:03
HavvaTekin

Havva Tekin

Her şey Mübah Sanki…!
 Ülkenin sıcak gündeminin bizi pişirmek konusunda yazın sıcaklarından daha marifetli olduğu kesin. Üstelik dünyanın birçok noktasından atılan odunlarla yarı düşman, dost gibi düşman, sıkı düşman, görünmez düşman edindiklerimizden onlar da ateşi harlayıp duruyorlar.

Bir süre önce kartlar yeniden karılıyor dediğimde kartların bu kadar hızlı dağıtılacağını tahmin etmeyenler şaşkınlık yaşıyor. Kimi zaman uzun soluklu planlarla yönetilen diplomasi masası bazen sizi şok edecek denli hızlı kararlar da verebiliyor.
Bir sabah uyanıveriyorsunuz ki o da ne? Düşman İsrail’le el sıkışıp, Putin’in elini öpmüş özür dilemişiz. Hatta küstürdüğümüz “Esed”in kalbini geri kazanmak için ne yapabiliriz diye düşünmeye başlamadıysak şaşarım. !

Bunlar diplomasi cambazlıkları olabilir tabi. Bu anlaşılabilir bişey. Ünlü bir dış politika uzmanının dediği gibi “Diplomaside hiçbir dostluk baki hiçbir düşmanlık kalıcı değildir”

Peki şimdi nasıl bir hesap dönüyor da bir iftar huşusu içinde 3 milyon Suriyeliyi vatandaş yapalım diyorsunuz? Acaba ne ola ki apansız bölgede düşmanlıkları gereksiz görüverdiniz? Barış güvercini göğsünüze mi konuverdi?

Tabi ki hayır… Nedeni merak edenler bilmelidir ki gündem seçim… İç politikada acilen belirlenmesi gereken seçim harekat planı gündeme oturdu, telaş ondan! Her tür yol ve biçim kullanılarak engellenen MHP kurultayının da konu ile çok yakından ilgisi var…

Ülkede muhalefet yoksulluğunun artık herkesçe kabul edildiği bu dönemde uzun zamandır baskılanmış ülkücü camia, çemberini kırıp bir türlü ulaşamadığı çıtaya ulaşmayı hatta o çıtayı aşarak iktidar olmayı bu kez kafasına takmış görünüyor. Üstelik MHP yalnız kendi tabanını değil gerçek huzur ve istikrarı özleyen ülke tabanını da hareketlendirmiş, peşine takmış gibi.

Çok açık ve net görünmese de, olup bitenlerden rahatsız olan AKP ‘nin gizli pişmanlarının da harekete sempati duydukları söyleniyor.

Hal böyle olunca ülkücü tabanın sert esen rüzgarı AKP ‘nin yeni bir tutum belirlemesini gerekli kılıyor.

Gündemin bu kadar kaygan ve güvenilmez olduğu şu günlerde işi şansa bırakmamak adına oy firesini olabildiğince aza çekmek için yollar aranıyor. Bu nedenle geçmiş seçimlerde bir iddia olan Suriyeli oy eklentisinin artık açıktan ve görünür hale getirilmesi çok daha önemli hale gelmiş görünüyor. Terör ve dış politikadaki ciddi başarısızlıkların aşılması güçleştiğinden durum hızlı ve bu tür oldu bittilerle çözülmeli !!!

İftardan iftara gezerek iftariyelik nutuklar atan devlet erkanının terörü kınaması bitirmek üzerine yeminler etmesi artık inanılırlığını yitirdiğinden dinlenmiyor bile. Kevgire dönmüş sınırdan mülteci kılığında giriş yapan İşid katliamcılarını yeni planlarını ABD ve Alman istihbaratından öğrenmeyi doğal bulmaya başlamamız da ayrı bir fecaat.

Olup bitenlerden dolayı ümit kaybına uğrasa da RTE. İçin başkanlık sistemi hala gündemde en sıcak haliyle duruyor.

Oldukça önemli bir yol kat ederek gerçekleştirdikleri kurultayla arzuladıkları muhalefet ve sonra da iktidar kapısından henüz vazgeçmeyen MHP muhalif adayların direnci de ayrıca moral bozuyor tabi.

Dış politika deseniz asla rayına girmiş değil hatta koz kaybı had safhada. Ruslarla olan ilişkileri iyileştirmek ve pek çok alanın tıkanıklığını açmak girişimi iyi sonuç vermiş gibi görünse de Putin’le el sıkışmak, Putin’in elindeki bilgileri kullanmayacağı anlamına gelmiyormuş! Bu durum görülmüş ve izlenmiş olduğundan zaten yeterince kaygı çekiliyor. İsrail’le de görünürdeki inatlaşmayı bitirmek daha az cephede uğraş vererek şu seçim sürecini atlatmak anlamına geliyor.

Sözün özü her şey yine kişisel hırsa gelip dayanıyor… Başkanlık ve başkan olmak ülke için sanki en önemli sorun… Terör, patlayan bombalarla yıkılan yuvalar, ekonomik durum, sınırların hali, sosyal patlama eşiğindeki toplum, dayanılmaz zorluklarıyla suni göç şişkinliği…

Sanki bu sorunlardan hiç biri bu ülke sorunu değil komşuların sorunu! Hızla üstünü örtüyoruz. Sanki bizim tek derdimiz başkanlık sistemi ve birisinin başkan olması…!

Hamlet, toprağın bol olsun… Demiş ya “olmak veya olmamak işte bütün mesele bu”…!


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık