• 07 Nisan 2018, Cumartesi 2:52
Hakkı ŞafakSes

Hakkı Şafak Ses

Türkeş!
 Bazen çok basit şeyleri ve çok absürt olayları anlatmakta zorlanır insan.
Ne söyleyeceğinizi bulamaz ve ifade güçlüğü çekersiniz.
Şu an bende son 48 saattir o durumdayım.
Yazıyorum siliyorum.Yazıyorum siliyorum.
Konuyu dini, ahlaki, insani ve örfi yönü ile irdelemeye çalışıyorum, mukayese öyle dengesiz kalıyor ki
yazdığım “kelimeler” bizi bu rezilliğe bulaştırma diye adeta isyan ediyor.Siliyorum !..
En iyisi siyasi beklentiler yönünden konuya yaklaşmak gündeme daha uygun düşecek.
Çünkü paylaşılamayan BAŞBUĞUN fikirleri ve hedefleri değil, TÜRK MİLLETİNDE karşılığı olan siyasi
mirasıdır.

Ülkücü Hareketin ve MHP’nin siyasi gücünün “CUMHUR İTTİFAKINDA” ki adres ve potansiyelinin
zayıflatılmasına müsaade etmemektir asıl konu.

SN.Erdoğanın ve AK Partinin gözünde “değerlendirilebilir ve ciddiye alınabilir” potansiyel Ülkücü ve
MHP’li gücün parçalı ve dağınık halinin gündeme düşmesi ve görünür hale gelmesi istenmemektedir.
Ülkücü Hareketin gücünün “ortak paydası”, MHP seçmeninin dağılmışlığı ortadayken ve kafasının
karışıklığı tartışılır iken bir de üstüne “BAŞBUĞUN” “adresinin” kaybedilmesi ve anma
merasimlerinde “parçalanmış hareket” görüntüsü “CUMHUR İTTİFAKINDA” MHP’nin elini oldukça
zayıflatır.

Aslında korkulan BAŞBUĞUN hatırasının istismarını önlemek değil, “CUMHUR İTTİFAKINDA MHP’ye
olan ihtiyacın ve MHP’nin İttifaka beklenen katkısının algı olarak düşmesi ihtimalidir.
Tedbir açısından metodun yanlışlığı ve hatta geri tepmesi ihtimali yönetimin ve taktisyenlerin siyaset
bilinci ve tecrübesi ile ilgili bir konudur.
Sahiplenerek “korumak” ile yasaklamakla “ korumak” arasında sonuçları açısından ciddi farklar
vardır.

TÜRKEŞİ sahiplenerek “korumak”, panellerle, yayınlarla, belgesellerle, hatıratları ile onun fikirlerini ve
düşüncelerini geniş halk kitleleri ile buluşturmakla olur.Bunun böyle olması gerektiğini bilmeyen bir
ülkücü düşünebilir misiniz ?

Bu çerçevede kamuoyuna mâl olmuş, “Kurumsal Kimliğiniz” altında tek bir taktire ve hürmete layık,
“helal olsun yapana yaptırana” dedirtecek faaliyetiniz oldu mu?
Bunların hiç birini yapmadan ve ayrıca “CUMHUR İTTİFAKININ” iktidarının basın yayım ve iletişim
kanal ile imkanları emrinde iken bunlar üzerinden TÜRKEŞİ’ i anmaz ve de tanıtmaz iken; “iki taş bir
kitabeden” ibaret bırakılan mezarında, “ibrik kavgası” yapmak ve mezarına ipotek koymak hangi aklın
ürünüdür acaba?

Mezara yaklaştırma, içlerinde Başbuğla görev yapmış Ocak Genel Başkanlarının olduğu panelleri
siyasi baskı ile yasakla ve bu hareketlerin hepsini TÜRKEŞİ’in hatırasına saygı ve koruma iddası
ile yap !..

“TÜRKEŞİ” istismar ettirmemek iddası ile yap !..
Yazık ötesi ayıp !..

Sn.ERDOĞANIN eline yakıştırdığın “ibriği”, dün senin adına “biz muhaliflere” saldıran yoldaşlarının
eline yakıştırma. Sebeb: yanından ayrıldılar diye öyle mi ?!..
Buna inanmak çok zor.

Çünkü MHP yönetimi 21 yıldır Partiden uzaklaştırdığı, ittiği, kovduğu ve kapıdan içeri sokmadığı hiçbir
“yoldaşı(!) ” ve “Ülkücü” için en ufak bir vicdani sızı ve pişmanlık asla duymamıştır.
Onların derdi, MHP ve Ülkücü Hareketin mirasının tek temsilcisi oldukları iddalarının gerçeklerle
örtüşmediğinin ortaya çıkması ile “CUMHUR İTTİFAKINDA” ellerinin zayıflama korkusudur.
Yani mesele koltuk ve imkanlardan faydalanma kıskançlığıdır.

“TÜRKEŞ” kıskançlığı değil.

Hakkı Şafak Ses

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık