• 06 Aralık 2015, Pazar 11:17
EmirŞenol

Emir Şenol

Ülkücülük
 Kimse üzerine alınmasın.Ülkücülüğün tanımını çok merak etmeye başladım son günlerde.Türk Milliyetçiliği mefkuresi nereden beslenmekte.Bir kaç soruya cevap aramaya çalışıyorum.Ülkücülük nedir.Kimler ülkücü olmaya hak kazanıbilirler.Ülkücülük şartları nedir.Ülkücü olduğun zaman neler yapabilirsin. Ülkücülük insana MADDDİ VE MANEVİ ne gibi değerler kazandırmalıdır. Ülkücülük bir meslek midir.Yan branşları varmıdır.

Ülkücülük ile siyaset ilişkisi nasıl olmalıdır.Ülkücülük kimlerin elindedir.Bu ve benzeri sorulara kendim cevap aramaktayım.Herkesin de kendi nefsinde bu sorulara cevap bulması gerektiğine inanıyorum.
Bence ülkücülük bir hayat tarzıdır.Beslendiği kaynak ise;YÜCE DİNİMİZ İSLAM ve AZİZ TÜRK MİLLETİNİN değerleri özüdür.Bu kaynaklardan beslenen ülkücü kendine bir sosyal hayat çizerek uygulamalıdır.İslamın ilk emri olan OKU hayata geçirilmeli.İslam AHLAKI tam öğrenilmeli ve yaşanmalıdır.İftira,dedikodu,gıybet dinimizin men ettiği konular olması hasebiyle uzak durulmalıdır.

Sloganda kalmaması gereken İslam Ahlakı kişilere göre değişkenlik göstermez. Ülkücünün birilerini ülkücü yapma gibi bir görevi yoktur.Sadece inandığı değerleri yaşayarak örnek olmalıdır.Örnek insan olan ülkücü,daha sonra gönüllerde yer tutar ve büyür.İnandığı değerler,beslendiği kaynaklardan yeterli miktarda alınıyor ve alınmaya devam ediyorsa toplumda kıymet bulur.
Unutmayınız.Altın da madendir.Demir de.
Ülkücülüğün fikir sisteminde,insanlarda ki kabullerinde mutlaka örnek insan olmaları gerektiği unutulmamalıdır.Model insan toplumda iyi yada kötü değer bulur.Şekilcilikten ve slogancılıktan uzak bir sosyal hayat nizamı haline getirilmelidir ülkücülük.

Ülkü,insanın ya kendi milleti veya bütün insanlık için ulaşılmasını şiddetle arzu ettiği son hedeftir.Arzu ve hayal edilen son hedefe varmak gayesiyle,yorulup yılmadan,bıkıp usanmadan fazilet ve cesaretle,fedakarca çalışanlara da Ülkücü denir.Hayatlarını insanlığa hizmet uğrunda harcayan peygamberlerle, bazı filozof ve ilim adamları birer ülkücü sayılırlar.Kendilerini milletlerine adayan büyük liderler,cihangir başbuğlar ve kahraman askerlerle,milliyetçi ilim, fikir ve sanat adamları da tam manasıyla birer ülkücüdürler.

Ülkücülük,Dokuz Işık Doktrini'nin bir ilkesi olarak Alparslan Türkeş ve Milliyetçi Hareket Partisi'nin siyasi çizgisini oluşturan,Türk-İslam Ülküsünü ve Türk milliyetçiliğini esas alan siyasi bir harekettir.
Adının kökenleri Ziya Gökalp'in kullandığı "Milli mefkure (ülkü)”,Nihal Atsız ve Türkçülerin kullandıkları "Milli ülkü" terimlerine kadar uzanır.1950-1953 yılları arasında Türk Milliyetçileri Derneği tarafından kullanılmıştır.Ülkü,kelime anlamı bakımından "ideal" demektir. Ülkücülük ise,"idealizm"in karşılığıdır.

CKMP kitleselleşmesi için Türkeş de "Tanrı Dağı kadar Türk,Hira Dağı kadar Müslümanız"sloganını kullandığı gibi hareketin ideolojisini genişletmeye çalışmıştır.Seyyid Ahmet Arvasi ve Dündar Taşer gibi ideologların girişimleriyle "Türk-İslam Ülküsü" denilen şeklini almıştır.Türkeş,asker kökenli bir lider olarak Atatürkçülük konusunda tavizsiz idi. "Türk-İslam Ülküsü" fikrini şekillendirirken laiklik konusunda hassasiyetleri koruyarak Atatürk'ün Türk milliyetçiliği konusundaki fikirlerini ön plana çıkarmayı hedeflemişti.

CKMP'nin adının Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) olarak değiştirildiği ve üç hilalli ambleminin kabul edildiği 1969 Adana Kongresi'nde Türkeş "Ülkücü Türk gençleri, Bozkurtlarım" diye hitap etmiş ve "Ülkücü" söylemi yaygınlaşmaya başlamıştır.Bugün de Ülkücüler MHP çatısı altında bulunmaktan onur duyarlar.
Türkçe deşenerek,Türkçe konuşabileceğimiz günlere.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık