• 26 Mart 2017, Pazar 13:38
EmirŞenol

Emir Şenol

Türkçülük birliktir beraberliktir

Türkçülük,Türkizm,Pan-Türkizm ya da Türk milliyetçiliği; Türk halklarının özgürlüğünü ve birliğini savunan kültürel, ilmî, felsefî ve siyasî görüş.Turancılık ise daha geniş şekildeUral-Altay kavimlerinin kültürel, toplumsal ve siyasi birliğini savunan görüştür.

Türkçülük, Türk milliyetçiliğinin adıdır. Kelimenin sonundaki ek, yerine göre mensupluk, sevgi, taraftarlık gösteren bir ektir.Türkçülük de Türk sevgisi ve taraftarlığı demek olduğuna göre, kelime, yerinde kullanılmıştır.Başka milletlerin Türk taraftarlığı ve Türk sevgisi (Müttefiklik,oratklık) TÜRKÇÜLÜK kelimesi ile ifade olunamaz. Zaten başka milletlerin Türk’ü sevmesi de gerçekten bir sevgiye değil, geçici bir nezakete, menfaate,siyasi zaruretlere işarettir.

Türk’ü gerçek olarak, Türk’ten başkası sevmez.Türkün TÜRKTEN başka dostu yoktur.Türkçülük bir ülküdür.Ülküler,milletlerin manevi gıdasıdır.Ülküsüz milletlerin en şanslısı dahi silik ve sönük kalmaya mahkumdur.Eğer bu millet talihli de değilse,onun sonucu yenilmek,ezilmek,hatta yok olmaktır.

Ülküler, gerçekle hayalin karışmasından doğmuş olan, düne bakarak yarını arayan, milletlere hız veren ve uğrunda ölünen büyük dileklerdir.Milletler, ölebildikleri kadar yaşama hakkına sahiptirler.Türkçülük,büyük Türk dünyasında,Türk kavminin kayıtsız şartsız hakimiyeti ve bağımsızlığı ile Türklüğün her yönden bütün milletlerden ileri ve üstün olması ülküsüdür.Bu ülkü,geçmişte,birkaç kere gerçekleşmişti.Büyük Türkçülük ülküsü ve inancı ile yetişen gençlik sayesinde yarın yeniden gerçek olacaktır.

Türkçülük, dün bir kaynaktı;Bugün çaydır.Yarın coşkun bir ırmak olacak ve önünde yabancı duygu ve düşüncelerden gelen bütün engeller aşılacaktır. Türkler,Türkçülük ile güçlenecek,kurtulacak,ilerleyecek,yükselecektir.

Bazı zamanlar da Türkçülük anlayışları da,Devletimizin içindeki yabancı unsurların ihaneti dolayısıyla doğan tepkiler olarak görülmüştür.TÜRK İhaneti görünce kendini korumak için özüne döner.Bir milletine yükselme iradesi tanınmazsa, kendine güveni olmazsa, başkalarını taklitten başka bir şey yapamazsa, geçmişiyle övünmezse,başkalarından üstün olmak istemezse,ülkü için ölümü göze almazsa,savaştan korkarsa,o millet içinden çürümüş demektir.

Bugün geçmiş haklara dayanılarak davaların öne atıldığı,hesapların görüldüğü günlerdeyizDünya da bütün milletlerin Milliyetçilik yaptığı şu günlerde Türklerin Milliyetçilik yapması istenmemektedir.Küresel sermayelerin ve güçlerin menfaat savaşlarının sürdürüldüğü günümüz de yarının neler hazırladığını bilemiyoruz.Bu karmaşa arasında,milletlerin yalnız geçmişlerini hatırlayarak milli ülkülerine yapıştıklarını görebiliyoruz.

 Geçmişi olmayan, yahut olup da unutan, milli ülküsü bulunmayan milletler tarih sahnesinden yok oluyorlar.İnsanlığın tarihinde büyük sıkıntılar eskiden zaman zaman gelip geçerdi.Gitgide bu karmaşalar sıklaşıyor.Bu gidişle tarih, ebedi bir karmaşadan ibaret kalacak gibi gözüküyor.Bugün ayakta kalabilmek için eskisi kadar sağlam olmak yetmiyor.Çok güçlü,çok sağlam,çok sert,çok yürekli olmak gerekiyor.Bunun da bizim için birinci şartı,Türkçülük ülküsüne sıkı sıkıya sarılmaktan geçtiği unutulmamalıdır.Şaşıran,ürken,sapıtan milletleri,tarih bağışlamıyor.

Türkçülük ülküsü bizden amansız bir görev ahlakı istiyor.Subay hiç yorulmadan  talimini yapmalı, öğretmen bıkmadan öğreticilik işini yapmalı, memur sinirlenmeden halka kolaylık göstermeli,öğrenci her şeyden önce dersini öğrenmeye çalışırsa hedefe varılır.Bütün görevlerde rütbeler arasına caka, gösteriş, dalkavukluk,  ilgisizlik olmadan bir ahenk kurulmalıdır. Ahali, yöneticilerinin  buyruğunu ukalalık saymaz,Yöneticiler de ahalinin doğru ihtarlarına kızmazlarsa,bütün karşılıklı işlerde,görüşme ve konuşmalarda ikiyüzlülüğe kaçan nezaket,kabalığa kaçan sertlik bulunmazsa, görevin biz den istediği şey yapılmış olur.Gerçekten Türkçü olmak kolay değildir.Her önüne gelen Türkçü olamayacağı gibi,her Türkçüyüm diyen de Türkçü olamaz.
Her Türkçü, bulunduğu yerin görevini inançla yaparsa, Türkçülük ülküsü sağlamlaşır,Türklük güçlenir.
Türkçülerin ilk işi, görevlerini, arınmış gönül ve inanmış yürek ile yapmaktır. Türkçülük her zaman birleştirici bütünleştirici ve hakkını arama anlamı taşımıştır.Bugünler de bölücülük anlayışlarıyla aynı kefede gösterilmiş olması talihsizlik ya da bilgisizlik olarak değerlendirilebilir.

TÜRKÇÜLÜK AKIMINDA ADI GEÇEN MÜMTAZ ŞAHSİYETLER.Zeki Velidi ToganReşit GalipFerit Tek,Hamdullah Suphi Tanrıöver,Halide Edip Adıvar,Adnan Adıvar,Yusuf Akçura,Necip Asım,Velet Çelebi İzbudak,Rıza Tevfik Bölükbaşı, Mehmet Emin Yurdakul,Ahmet Ağaoğlu,Hüseyinzade Ali,Reha Oğuz TürkkanFethi Tevetoğlu,Orhan Seyfi Orhon,Hüseyin Hüsnü Emir Erkilet,Ziya Gökalp,Ömer Seyfettin,Fuad Köprülü,Reşit Saffet Atabinen gibi aydınlar bulunuyordu.3 Mayıs 1944'te İstanbul ve Ankara'da Türkçü gençlerin düzenlediği Komünizmi Telin mitingleri yapıldı. 9 Mayıs 1944'te Şükrü Saraçoğlu hükümeti, aralarında Hüseyin Nihal AtsızZeki Velidi ToganReha Oğuz TürkkanNejdet SançarFethi Tevetoğlu ve Alparslan Türkeş'in de bulunduğu 30 kadar Türkçü-Turancıyı tutukladı.Bir yıla yakın tutuklu kalan sanıklar,daha sonra, kendilerinin tabutluklara yerleştirilip işkence yapıldığını ileri sürdüler.

Allah Türk Milletini Korusun ve Yüceltsin.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık