• 03 Ekim 2018, Çarşamba 13:38
EmirŞenol

Emir Şenol

SEVGİ DE SAYGI DA İNSAN

“Aklını kullanmazsan,bilimi önemli görmezsen,felaketler yaşaman  kaçınılmazdı”.

Eleştiri, çok önemli ve gerekli bir durumdur. Bir anlamda fikir alışverişinde bulunmaktır.Ama “eleştiriyorum” derken saygı sınırlarını aşmak, işte bu hoş değil. Özellikle sevmedikleri partiler hakkında en ağır hakaretleri kapsaması çok üzücü.

Bir başkası hakkında konuşacağına kendi fikirlerini ve alternatiflerini söylesen.Özelde idarecilik pozisyonunda olan herkese,genelde sorumluluk sahibi olan  bütün insanlara buradan çıkacak önemli püf noktaları var.

“Sevgi tercih, saygı mecburiyettir”.Sevgi de saygı da insanlar içindir. Hayatımızın tamamını insanlığa adayabilirsek,hem mutlu oluruz hem de mutlu ederiz.

Şu atasözlerini bilmeyen yoktur: “Ne ekersen, onu biçersin”, “Ne doğrarsan çanağına, o gelir kaşığına”.  Öfkelendiğinizde saygı frenine basmayı unutmayın. “Davranışlar, davranışları doğurur. Duygular bulaşıcıdır ”. Aslında hepimiz karşımızdakinde kendimizi görüyoruz da, bazılarımız farkında değiliz. Kişi, kişinin aynasıdır. En acımasız ve tavizsiz eleştirileri yapsak da, muhatabımızın onurunu düşünerek saygılı olma tutumumuzdan asla vazgeçmeyelim . Unutmayalım ki, tartışıp daha iyi sonuçlar alabilen uygar, medeni bir toplum olma yolunda emin adımlarla ilerleyelim.Unutmayalım her konuda hizmet  insana yapılmaktadır.

Dinlere bakarsan da öyle,her şey insan için.İnancımıza göre,insan yer yüzünün HALİFESİ.Yeryüzünün HALİFESİ olan insana yöneticiler niye İNSAN-HALİFE gözüyle bakmazlar.İnsanların inançları sadece bu anlayışla bile ölçülse çok insan sınıfta kalır.Hele siyasetçiler.İnsana yapılan bu zulüm niye.Herhangi bir insana verilen zarar ALLAH’ın yeryüzünde ki HALİFESİNE verilen zarar  olmuyor mu.

Bakıyoruz bir kurum yetkilisi hizmet aracıyla geziyor.İşinin ve görevini dışında bir iş yapıyor.Memuruna hak etmediği şekillerde davranıyor.Devletin malıyla ibadet yapılır,aracıyla camiye gidilir mi.Kul hakkı  nedir.Hak etmeden kazanmak doğru mudur.Torbil-Adam kayırıcılık doğru mudur.Büyüğe saygısızlık yapmak hakkımız mıdır.Atamalarda haksızlık yapılırsa kimler suç işlemiş oluyor.Bakınız bütün bunlar ülkemizde mevcut.Her konuda da elimizde mutlaka bir savunma malzememiz oluyor.Yoksa herkesin kötü dediği senelerdir neden yapılsın.Saygıdeğer dostlarım sizlerde bunları biliyorsunuz.Gelin bu konular hakkında örnekleri ve yorumları sizler yapın.

Demokrasi katılım demektir.Ne zaman hangi konuya niçin katılacağız.Bu ilk olabilir. Sessiz kalan toplumun kaderini Rüzgar tayin eder.Tarih yazan TÜRK,kaderini rüzgara bırakmamalı.Ses ya da söz kirliliği için değil. ”TÜRKÇE “reçete sunmak için.Belki bir gün birileri ilgilenir.          

Bayramlar insan olduğumuzu hatırlamamıza vesile olmalıdır.Milli bayramlar Türklüğümüzü ve ideal vatandaş olmamızı hatırlatmalı.Dini bayramlarda Allah’ın kulu ve Halifesi olduğumuzu,bizim olduğumuz kadar karşımızdakinin de Allah’ın kulu ve Halifesi olduğunu hatırlatmalıdır.İnsanlar bu anlayışı yakalamak için ara sıra da olsa mezarlıklara,hastaneler,çocuk yuvalarına, düşkünler yurduna, gitmeliler.O zaman anlarlar bu dünyayı kim yarattı ne için,kimin için yarattı.Kendimizin de bu koca alemde ne kadar gücümüz olduğunu anlarız.Yaptığımız hareketlerinde bir anlamı olduğunu bilerek yaparsak,karşımızdakine bedenimizle de doğru mesajı verirsek mutluluğu daha çabuk yakalamış oluruz.

Beden dili, bizim duygu ve düşüncelerimizin eldiveni gibidir. Nasıl bir mesaj vereceğimize öncelikle nasıl bir kılık-kıyafet seçtiğimiz ve nasıl bir beden dili sergilememizle karar veririz. Aslında ben bunu demek istememiştim deriz amma bedenimiz her şeyi açıklar. Şunu asla unutmamamız gerek;Ne söylediğimiz değil, nasıl söylediğimiz ve sonuçta nasıl anlaşıldığımız önemlidir.Tabi daha kolay yol varken daha zor bir yöntem kullanmak isteyenlere sözümüz yok.

Yakın çevremizde daha detaylı kanaate ihtiyaç duyarız. Bunu herkesle konuşarak mı yaparız.Çok az insan beden dilini doğru kullanır.Olduğundan farklı görünmeye çalışanların abartılı hareketlerini hemen fark ederiz.

Mahatma Gandi’nin şu iki sözü de bizdeki siyasetçilerin aklında bulunmalıdır.” Haksızlığa sapıp bütün insanlar seni takip edeceğine,adaletle hareket edip tek başına kal daha iyi”. “Adaletsiz rejimi,adaletle yıkınız. Alkışlar önüne kansız elle çıkınız”. Siyasetçi ile devlet adamını birbirinden ayıran noktaları sanırım fark etmeye başladık. Vicdanına esir olanlarla cüzdanına esir olanlar,gören gözlerce birbirinden ayrılabiliyor. Cüzdanına esir olmuş bir batıyı medeniyetten saymıyor bile Gandi. Cüzdanına esir olmuşların medeniyeti olmaz zaten.

ÇİN ATASÖZÜ:Bir yıllık plan yapıyorsan pirinç ek,on yıllık plan yapıyorsan ağaç dik, yüz yıllık plan yapıyorsan insan yetiştir”.” Bir saatlik mutluluk istiyorsan şekerleme uyku çek. Gün boyu mutluluk istiyorsan balık tutmağa git. Bir ay boyunca mutluluk istiyorsan evlen.Bir yıl sürecek mutluluk istiyorsan bir kimsenin mirasçısı ol. Hayat boyu mutluluk arıyorsan insanlara yardım elini uzat”.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık