• 08 Haziran 2015, Pazartesi 20:08
EmirŞenol

Emir Şenol

Mezhep İmamımız İmamı Azam Ebu Hanife
Mezhep İmamını tanımak,ölçülerini kurallarını bilmek hakkımızdır.O zaman Büyük İmamın hayatına kısaca bir göz atalım.Çektirilen çileleri ve çektirenleri öğrenelim.Ehlibeyte kimler ne çektirdi,bu acımasızların karşısında kim nasıl dik durdu.

Büyük imamın birkaç sözü.Herkesin iyice düşünüp kendine çeki düzen verebilmesi düşüncesiyle.

“Eğer dünya ve ahrette Allah’ın velilerinden maksat bilginler değilse,Allah’ın velisi yok demektir.”

“Azmışlarla savaşını azmışlık ithamıyla yap,Kafirlik ithamıyla değil.”

“Öğrenmeye artık ihtiyacı kalmadığını sanan,kendi haline ağlasın.”

Emevi hükümetinin en şiddetli ve en zalim idaresinin yaşandığı dönemde dünyaya gözlerini açmıştır.İmamı Azam tabiün devrinin yani sahabeden hemen sonraki kuşağın insanındır.Hicri 80 Miladi 699 yılında,Irak topraklarının en ünlü kentlerinden biri olan KUFE ‘de doğdu.Hicri 150,Miladi 767 yılında BAĞDAT’ta öldü.Daha doğrusu Abbasi halifesi Mansur tarafından,bir rivayete göre,atıldığı hapishanede zehirlenerek öldürüldü.

İmamı Azam sağlığında birkaç sahabe ile görüştüğü bilinmektedir.Tarihçilerin ittifak ettiği “Enes Bin Malik”tir.Büyük İmamın Mevali’den olduğu yani Arap olmadığı kesindir.Tartışmalı olan ACEM veya TÜRK olup olmadığıdır.Dedelerinin yaşadığı bölgelere bakarsak (Belh,Nesa,Tirmiz,Enbar) TÜRK olduğuna hükmedebiliriz. İmamı Azam,orta boylu,güzel yüzlü,az konuşan ama konuştuğunda çok etkili ve beliğ konuşan bir kişidir. Diyalektiği çok kuvvetlidir.Tartışmayı çok severdi.

Ebu Hanife’nin talebeleri onun nezareti altında ve bazen onun gözden geçirmesiyle onun sözlerini yazmışlardır.Baş öğrencisi Muhammed Bin Hasan’ın yazdığı “Zanir’ür-Rivaye “ külliyatı birinci derecede kaynaktır.Bu külliyat,el-asıl,ez-Ziyadat,el-camiu’l-Kebir,el-Camiu’s-Sağir,es-siyeru’s Sağir adlarıyla kitaplaştırılmıştır.Ebu Hanifenin en önemli öğrencilerinden biri olan Ebu Yusuf’un eserlerini de bu kategoriye dahil etmek gerekir.Ebu Hanife’nin içtihatlarında kullandığı hadisleri ihtiva eden ve “Müsnedu Ebi Hanife” diye anılan hadis mecmuası da öğrencileri tarafından derlenmiştir.

İmamı Azam; Emevi Halifelerinin,bilhassa Muaviye ve benzerleri dahil bütün sahabenin masum sayılması görüşüne karşı çıkmış ve şöyle demiştir. ”Peygamberler dışında hiç kimse masum değildir.Hiç kimse eleştiri üstü olamaz.Sahabe içinde en büyük saygıyı duyduğum,hakları için canımı verdiğim ALİ bile tartışma üstü tutulamaz,tutulursa bu şirk olur.”

Emevi azgınlığı Halife Osman devri ile başlamıştır. Emevi Arapçılığının İslam’a tasallutu,İslam Tarihinin en acılı günleri, Emevi Halifeleri dönemidir.Emeviler insanlık tarihinden BEDİR Savaşının İntikamını almaktadırlar.Emevi soyunun kodamanları,özellikle Ebu Süfyan ve ailesi bu savaşa özel bir kin duymaktadır. Öyle zalimlikler yaptılar ki Peygamber evlatlarını bile katlettiler.Hz. Peygamber zamanında olmadığı halde birçok yanlış uygulamaları hayata geçirdiler.Menfaat ve çıkarlarına uygun Hadisler uydurdular.

Emevi halifelerinin İmamı Azama Ebu Hanife’ye işkenceler yaptığı şu sözleriyle de kesinlik kazanmaktadır.”Beni acılara gark eden yediğim kırbaçlar değil,gördüğüm işkenceler yüzünden annemin çektiği ıstıraptır.”Bir örnekte Muvaffak el-Mekki den;”İmamı Azam,saltanat erbabının işkencelerini ahret azabına tercih etti.”

Ebu Hanife,mezhep imamlarının tarihsel açıdan en kıdemli olanıdır.Tarihen ona en yakın mezhep olan Malikilik’in kurucusu İmam Malik’in ölümü hicri 179 , yani Ebu Hanife’den 29 yıl sonradır.İmam Malik’i ,İmam.Şafii izler ki onun ölüm tarihi hicri 204’tür.İmam Ahmet bin Hanbel’in ise ölüm tarihi hicri 241 dir.

Hanefi mezhebinin yayılmasında Türklerin rollerini de kaydetmek gerekir. Mesela mezhebin Suriye’de yer bulması Hicri beş,Miladi on birinci yüzyılda SELÇUKLULAR sayesinde olmuştur.

“Ebu Hanife’nin yazdıklarını okumadan hiç kimse fıkıhta derinlik kazanamaz.”İmam Şafii

“Hıyanet olarak hainlere yardakçı olmak yeter.”Hasan el-Basri

Türklerin tarih boyunca İslam inancıyla bütünleştiği,Kur’an-ı Kerim yolundan ayrılmadığı belgelerle ve bilgilerle de sabittir.Buna bir örnek;Çanakkale Şehitlerini ölümsüzleştiren, Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy:”Ne büyüksün ki,kanın kurtarıyor tevhidi,Bedri’in arslanları ancak bu kadar şanlı idi.”

“Benim kitaplarıma dayanarak konuşan kişinin,neyi nereden aldığımı belirlemeden benim adıma fetva vermesi meşru değildir.”İmamı Azam

Kurtuluşu kendinde ve aklında ara.Ne Mutlu Türküm Diyene.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık