• 20 Mart 2016, Pazar 10:51
EmirŞenol

Emir Şenol

Kibir ve Enaniyet
ENANİYET;Kendini beğenmek,bencil olmak,fazla özgüvenle gelen kibirdir,kendini beğenmişliktir.

KİBİR;Büyüklenmek, büyüklük taslamak, ululuk iddia etmek. Kendini başkalarından yüksek görerek onları AŞAĞILAMAK.

Şeytan'a ait bir özellik olan kibir, onun Hz. Adem'e secde etmesini engellemişti. Cenab-ı Allah bunu Kur'ân-ı Kerim'de şöyle anlatmaktadır:“(Hz. Adem'e) secde etmekten yalnızca İblis kaçındı. Kibirlendi ve kâfirlerden oldu" Bakara, 2/34).

Küfür ve inkârın en önemli sebebi kibirdir. Bunu Hz. Adem (a.s)'ın kıssasında görmek mümkündür. Nitekim şeytan'ın kibrinden dolayı isyanından sonra, inkâr ve isyan edenlerin çoğu kibir nedeniyle isyan etmişlerdir. Hz. Musa'nın apaçık delilleri karşısında Firavun inkâr etmişti."Sonra da Musa'yı ve Harun'u, firavun ve topluluğuna mucizelerimizle gönderdik. fakat onlar, kibirlendiler ve suçlu bir kavim oldular" Yûnus 10/75.

Hz. Peygamber (s.a.s) döneminde inkâr eden zengin ve ileri gelen insanlar kibir neticesinde inkar etmişlerdir. Bu durum Kuran-ı Kerim'de şöyle anlatılmaktadır:"En sonunda da sırt çevirdi. Büyüklük tasladı ve şöyle dedi: "Bu eskilerden kalan bir sihirden başka bir şey değildir" Müddesir, 74/23-24,

Zenginlik, ululuk ve makam sahibi olmakla kibrin yakın alakası, Allah Teâlâ'nın şeytan'a şu hitabında görülmektedir: "Kibirlendin mi, yoksa kendini yüce mi zannettin,"Sâd, 38/75,

Kibir,inkarda önemli bir rol oynar.

Kibir ve enaniyet’e kısaca değindikten sonra herkes etrafını,kendisini şöyle bir incelesin.Kendisini düşüncelerini, sözlerini süzgeçten geçirsin.Eğer yüksek bir puan alıyorsa tekrar incelesin ve süzsün.Puanı düşük alana kadar devam etsin değerlendirmeye. Sabit değer ölçüsü olarak Kuran-ı Kerimi ele alacağız.Bir de yardımcı değer ölçüsü olarak,Türkün töresindeki değerlerle ölçeceğiz.Devletin kanunlarını da unutmayalım.

İçinde bulunduğumuz şartları değerlendirelim. Dünyayı . İnsanlığı. Türkiye’yi. Türk Milletini.Türk Ailesini.Bireyden başlayarak aileye,millete ve dünya insanlığını huzura mutluluğa götürecek yol insan nefsinden geçmektedir. Yaratılanın Yaratandan ötürü sevilmesi.Sözde değil özden ruhtan gelen samimi sevgiden bahsediyorum.

İnsanlığın her türlü hizmetine koşulması anlayışına sahip olmak.Ülkenin kalkınması insanlarının huzura refaha ermeleri noktasında. Ülkede ki akil adamlar,bilim adamları,aydınlar bir araya gelemiyorlar.Gelemiyorlar mı. Getirilmiyorlar mı.Eğer nefisleriyle olan savaşlarını kazanmış iseler,meseleleri halletme yolunda yaratılana hizmet birinci şiar olur.GAFLET,DALALET içindelerse hemen uyanmaları ve kurtuluşu yakalamaları gerekir.En kötüsü İHANET içindelerse,BİZİM hemen uyanmamız gerekir GAFLET,DALALET UYKUSUNDAN.Yoksa bizde İHANET içerisine düşmüş oluruz.Allah bizleri gaflet uykusundan uyananlardan,hatadan dönenlerden etsin.

Özür dilemek hatayı,suçu üstlenmek anlamına gelmez.Nefis terbiyesi olarak algılamak gerekir.Bireysel olarak ya da toplumsal olarak her olumsuz hareketin,hadisenin,suçunun yarısını kendi üzerimize alabildiğimiz müddetçe huzuru yakalarız.O oranda da nefsimizi terbiye ederiz.

Yöneticilerimizi seçerken.Trafiğe çıkarken.İnsanlarla ilişkiye iletişime girerken.Oluşabilecek her olumsuzluğun yarısını sahiplenmek.Eğer ülke iyi idare edilmiyorsa suç sadece yöneticilerin değildir.Bizlerin, ŞEÇENLERİN de suçu hatası olabileceğini düşünerek seçmek.Amirin her hangi bir görevden sonra emir verdiği kişiyi direk suçlaması yerine kendisini de sorgulaması gerekir. Bilhassa araç trafiğin de.Trafiğe çıkmadan önce kendimizi iyi kontrol edip sürüş süresince karşıdan geleni suçlama yerine suçların bir kısmını üstlenerek hareket etmemiz. Bu işlemi Millet Vekillerimiz,Bakanlarımı,Üst Düzey yöneticilerimiz yapabilseler her şey kolaylaşacaktır. İsterseniz bir kağıt kalem alarak yakın çevrenizdeki kişilerle notlar yazarak bir örnekleme yapınız. Emin olun her hadiseyi net olarak göreceksiniz .Artık her konuda karşımızdakini suçlamaktan vazgeçelim. Karşımızdakini suçlayarak suçu hatayı ortadan kaldıramayız. Biz ehil olmadığımız konularla insanları düzeltmeye kalkmayalım.Bilgimiz olan konuları paylaşalım.Bilgi paylaşıldıkça büyür güzelleşir.

Taraf tutma,birilerine kulluk yapma gibi anlayışım yoktur.Sadece okuyup araştırıp,Kendim,Ailem,Devletim,Türklük ve dünya insanlığı için doğru olanı bulmak,doğrularla beraber hareket etmek anlayışındayım. Asgari müşterek noktamın çok olduğunu gördüklerimle yarenlik yaparım. Fikirlerimi etkileyebilecek bilgi sahibi olanları dinlerim. Her zaman birinci kaynaktan öğrenmeyi yeğlerim. Doğru kaynaktan Okurum. Hiç bir zaman hiçbir konuda haklı olmayı düşünmem.Doğru bildiğimi konuşurum,yazarım,mücadelesini veririm.Doğrularımın sağlamasını da ölçebilecek ölçü aletlerim vardır.Buna rağmen konusunda ehil olanı hep dinlerim ve sonrasında da kaynağından araştırırım.

Kibir insanın insanlığının bittiği en son noktadır.Vebal almamak için de her zaman doğruyu bulmak gerekir.Doğru,faydalı,güzel işleri yaparken toplumun değişik katmanlarında doğruların kabulünü gözlemlemeliyiz.Belki nefsimizi yenmede yol gösterici olur.Hep beraber beraberliğimiz için güçlü bir TÜRK birliği için çalışalım.

Mutlu insanlar; Her şeyin en iyisine sahip olanlar değil, Sahip olduklarını kaybetmeyecek kadar çok sevenlerdir.

Önder, akıl sürüsünü yöneten aklın sahibidir.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık