• 29 Kasım 2016, Salı 14:41
EmirŞenol

Emir Şenol

Her işin ehline verilmesi gerekiyor

“İnsanlar gördüm, üzerinde elbise yok. Elbiseler gördüm, içinde insan yok.” Mevlana

Zaman zaman herkes bu sözü birbirine tavsiye eder.Galiba her alanda öyle yapıyoruz.İşi ehline vermeyi isterken kendimizin de aynı şeyi yapmamız gerektiğini hatırlamayı unutuyoruz.Hep birlikte İŞİ EHLİNE verelim.Sonra da huzurlu ve rahat bir şekilde işimize bakalım.Kokuşmuşluk her tarafımızı sarıyor da farkında değiliz.Çok ilginç;Dürüstlük bir meziyetmiş gibi algılanır oldu.Halbuki bu değerler insani değerlerdir.

Dürüstlük,güzel ahlak,namus,her işin ehline verilmesi,Temizlik.Acilen herkes bu temel konularda kendini imtihane çekmeli.Nereden geldiğini ve nereye gittiğini hatırlamalıdır. ” İyi bir kafaya sahip olmak yetmez; mesele onu iyi kullanmaktır”.

Son yıllar da her işin ehline verilmesi gerektiği bir çok konuda ve alanda karşımızda dimdik duruyor.Adeta” sen niye söylediğini yapmıyorsun” diyor.Yöneticilerimizi seçerken bazı alışkanlıklarımızı bir kenara bırakıp seçeceklerimizde bir takım şartlar aramayı unutuyoruz. Seçmek için oy verdiğimiz kişiler ehil mi acaba diye sorgulamıyoruz bile.Gizli bir sebebi mi var dersiniz.Yoksa bir çıkar ilişkisine dayanarak mı oy vermeye gidiyoruz.Belki de kalıplaşmış bir adamcılık ve particilik aklımızın önüne geçiyor.

Her kurumda her alandan ve meslekten çalışanlar var.Ehil elemanların çalıştırılması gerekir.Mahalli idarelerdeki seçilmişler mahiyetlerinde ki çalışanlarını verimli bir şekilde çalıştırmanın çarelerini bulmalılar.Hem zaman kaybediyoruz.Hem de paralarımız çar çur oluyor.Bir de kaliteli hizmet alamıyoruz.Bu kısır döngüden kurtuluşumuz da kendi ellerimizde.

Belki de herkesten Dürüst olunmasını istediğimiz gibi.Dürüstlüğü birilerinde ararken kendimizden başlayarak aramayı unutmayalım. Herkesi hemen hemen her konuda yaftalıyoruz.Bilhassa AHLAK konusunda. Kendimize bir yafta da asmayı akıl etmiyoruz.Ehil olmayı kendimizden başlayarak arayalım.Ehil seçmen olmak gibi.

Toplum bozulmuş diyoruz da,kendimizin de bu toplumun bireyi olduğunu unutuveriyoruz.Yerlere çöp atanlar mı ararsın.Araçlarını yaya yoluna park edenleri mi.Cadde ve sokaklarda yüksek sesle konuşarak,bütün yolu işgal edip yürüyenleri mi ararsın.Şehir içinde aracıyla son sürat gidenlerden tutunda, araçlarının egzozlarından bütün mahalleyi çınlatan sesler çıkartanı mı. Yoksa Motorsikletleriyle çevreyi taciz edenleri mi.Yerlere tükürenler de cabası.Sahi devletin bu olayları denetleyecek kurum ve kuruluşları yok mu.Onlar hangi günü beklemekteler.Beyler et koktu da tuz kokmaya yüz tuttu.Farkında olmayabilirsiniz ama sizin mahalleyide o pis koku sarınca iş işten geçmiş olacak.Biran evvel ehil olduğunuz makamlardaki görevlerinizi yapınız.

Hele bir de son günler de tecavüzcülere af çıkarma çalışmaları yok mu.Bazen bu tip insanların olduğu ülkede yaşamaktan utanıyordum.Şimdi ise iğreniyorum.Biz bunları hak etmiyoruz.Belki de adamcılık oynarken ehil insanları seçmeyi unutuyoruz. Dürüstlük son yıllarda her alanda aranır oldu.

Hele bir de son yılların teknolojisi cep telefonları ile sokakta rast gele yürüyüp konuşanları mı.Belki de hem yürüyüp hem de mesajlaşanlar daha ilginçtir.Bir kısım insanlar cep telefonu kullanmayı hak ettiler mi.Telefon kullanma konusunda ehil kişiler mi.Telefon bir haberleşme cihazıyken,oyun cihazı haline getiren bir toplum oluverdik.Bu oyun oynama işi öyle bir aşamaya geldi ki sormayın gitsin.Belki sizlerde rastlamışsınızdır.Cami de de telefonlar ellerde ve oyun oynanıyor.Artık bu olaylara şaşıracak durumda değiliz.Çünkü ülke ehil ellerde yönetilmiyor.Toplum olarak akıl tutulmasıyla karşı karşıyayız.

İşe girirken adamcılık. Makama gelirken adamcılık.Hakkımız olan bir işte bile torpil arayışı içine girilir oldu.Devlet adeta adamın adamı olma biçiminde yönetiliyor.Yani rızkı ALLAH veriyor derken kendimiz de şirk içindeyiz.Hep birilerinden bir şeyleri beklemekteyiz.Sürekli birilerini suçlayarak işin içinden sıyrılıveriyoruz.Belki de biz öyle zannediyoruz.Ehil olmayanlar iş başına ehil olmayanlar tarafından getiriliyor.Bir de bunun adına demokrasi diyerek olumsuzluklardan kurtuluveriyoruz.

Çocukluk yıllarında ki hayatı özlüyorum.Herkes birbirine yardım etmek için yarışırdı.İmece usulü yardımlaşılırdı.Bütün aile bir arada her türlü etkinliklere katılınırdı.Hele ki bayram kutlamaları.Dini ve Milli bayramlar ayırımı yapılmaksızın kutlanırdı.Milli bayramlara allerji duyanlar unutmasınlar ki varlıklarını ,bayram ilan edilen o kurtuluş günlerine borçludurlar.

“Kendi halinde kalırsan bir damlasın ama bütününe katılırsan bir derya olursun”.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık