• 03 Haziran 2015, Çarşamba 14:08
EmirŞenol

Emir Şenol

Çözüm Kendimizde
Ülkemi seviyorum .İnsanlarını da seviyorum.Hele bayrağımı, dosta cesaret, düşmana korku veren o ihtişamlı dalgalanışını.

Tesadüfen yönetime gelmiş idarecilerini hiç sevmiyorum. Açıklarsam sizde hak verebilirsiniz.Yanlış ihalelere imza atıp adam kayırmacılığı yapanları duyuyoruz. Ya da bir kurumun başında yönetici olmuş abi,abla ilişkileriyle her konuda ahkam keser olmuş.Nede olsa yetkili:Doğru yanlış her konuda konuşur. Bu yazıyı okurken gözünüzün önüne gelenler varsa şu ana kadar açıklamalarım doğrudur.Bu bahsettiklerim bürokrat veya siyaseten iş başına gelmiş yöneticilerimizdir.Siyasetçilerimiz ;Siz onları oy istemeğe geldiği günlerden tanırsınız .Sonra da seçildiklerinde karşılarına geçip hazırolda beklediğinizde yada hakarete uğradığınızda tanırsınız.Buna DEMAKRASİNİN GEREĞİDİR derler, birde bunu sevemedim.

Demokrasiye inanırım.İyi bir yönetim olduğunu desteklerim .Amma mutlaka bir kuralı olmalı diye düşünürüm.Hani bir zamanlar benim oyumla çobanın oyu bir olur mu diyen bir insanımız vardı.Sözü doğrudur.Yine bir zamanlar Türk milletinin şu kadarı …demişti.Doğrudur.Şöyle etrafınıza bakınca (ama görerek ) doğruluğunu siz de kabul edersiniz.

Demokrasi gereği seçilip başımıza gelenlere bir bakın .Birde başımıza sardıkları işlere bir bakın.Demokratik açılım veya Kürt açılımı çıkartıldı .Kardeş kanı akmasın deniyor .Yahu kim ister kan akmasını.Proje nedir bu kan akışını durdurmakta.Asker oraya vatani görevini yapmaya ,dışarıdan içeriden gelecek herhangi bir saldırıya karşı vatandaşını korumaya gidiyor. İçeride ki dışarıda ki düşmanlar halkı ve askeri şehit ediyor .Asker karşılık verince de kardeş kanı akıtmış oluyor. PES VALLAHİ.

Hani işsizlikle mücadele,soygunla mücadele,hani cehaletle mücadele.Bunlar halledildi ise mesele bitmiştir.Her gün işsizler ordusuna yenileri katılıyor haberleri yandaş medyada bile var.Büyük soygunlar akıl yormak bizi aşıyor.Ödenmeyen çek ve senetler soygun değimli.Bankaların kredi kartı dağıtmaları soygun değil mi.İnsanlar birbirlerini kandırmada adeta yarışır oldular.Bunların açılımlarını ortaya atan genel veya yerel bir yöneticimiz oldu mu.O kadar milli eğitim müdürümüz var.Bunlardan bir tanesinin derdi oldu mu.Her şey milli eğitimden geçer. O da milliliğini kaybediyor.Adı kaldı.Şu günlerde tanıdığınız bir eğitimciyle bunları bir tartışın hele.Onlar koltuklarını korumak için doğru bilseler bile konuşamazlar. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın misali.Beyler bir gün sizlere de dokunma zamanı gelecektir unutmayın.

Demokrasi gereği bizlerden oy isteyenler,bizlere demişler miydi bu açılımları. Bizden ne diye oy istemişlerdi bir hatırlayın. Söyledikleriyle yaptıkları farklı ise onlarda sorgulanmalı.Var mısınız böyle bir açılıma.Bunlar hep demokrasi adına yapılıyor.Ben ona kızıyorum.Ya oy verecek insanlarımızda bir kriter arayacağız yada onları o noktaya eğitimle getireceğiz.Bunlar yapılmadan demokratik seçim böyle olur.Başbakan adayları Millete aklındakilerini anlatmaz. Bakanlar da evet efendim derler.Bürokratlar da.Böyle kumaştan böyle bir elbise çıkar.Hani bir zamanlar güpegündüz havai fişekler atarak, Avrupa Birliğine giriş meselesi halledildiği söylenmişti. Biz gerçekten Avrupalı olduk mu.Bileniniz var mı.

Kızmayalım.Darılmayalım hiç kimseye.Suçun büyüğünü kendimizde arayalım. Okul okuyamıyorsak bile kendimizi geliştirmek için okuyalım.Konferanslara katılalım.Kahve köşelerinden çıkalım.Boş günlerimizi değerlendirmek için çareler arayalım.Yalancı ikiyüzlü basın yayından uzak duralım.Ama ne olursa olsun TÜRK gibi düşünüp,TÜRK gibi konuşalım,TÜRK gibi yaşayalım.

Çözümleri doğru yerde ve doru şekilde arayalım ve bulalım umuduyla.

BUDA BİR ÇÖZÜM:

Devlet bir gün geniş ve boş bir araziye geceleri göz kulak olacak, 500 TL maaşla, bir bekçi işe almaya karar verir.
Bir süre sonra düşünülür ;''Peki talimatlar olmadan bekçi işini nasıl yapacak''
Bir planlama birimi kurulur ve planlamayı yapmak üzere, 750'şer TL
maaşla, iki kişi işe alınır. Bir süre sonra ''İşleri yapıp yapmadıklarını nasıl kontrol edeceğiz'' diye düşünülerek, 1.000'er TL maaşla, iki denetmen işe alınır, biri denetim yapar diğeri raporları yazar. Bir süre sonra '' Bunların maaşları hesaplanıp nasıl ödenecek '' diye tartışılır ve 1.500'er TL maaşla, bir mali müşavir, bir katip, bir de istatikçi işe alınır. Bir süre sonra ; ''Peki bunlardan kim sorumlu olacak.'' Diye düşünülür ve 5.000 TL maaşlı bir müdür ve 3.000'er TL maaşla iki de müdür yardımcısı işe alınır. Bir süre sonra, ülkede ekonomik kriz çıkar ve bütçedeki masrafları kısmak için bekçi işten çıkartılır...
"Düşmanım, düşmanlığından vazgeçinceye kadar, ben de onun amansız düşmanıyım".Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık