• 30 Kasım 2015, Pazartesi 16:29
EmirŞenol

Emir Şenol

Cehalette Israr Etmemek
 Hep görürüz, yöneticiler konuşurken yapılmalı,olmalı,gibi cek caklı cümleler kurarlar.Halbuki olması gerekenleri yapacaklar kendileridir.Hiç bir insan konumu görevi ne olursa olsun dürüstlüğüyle,çalışkanlığıyla öğünmemelidir. Çünkü her insan dürüst,çalışkan,adam gibi adam olmalıdır.Biz birazcık kavramları karıştırıyoruz.

Şöyle bir Türkiye turu yaparsak her şey apaçık ortadadır.İyi Müslüman.İyi Müslüman’ın tanımını kim yapacak.İslamiyet’in kurallarını yerine getirirsen Müslümansındır.Ama bunu sakız gibi çiğner oyuncak yaparsan, o zaman sen sorgulanmalısın.İyi Müslümanlık olursa,ılımlı İslam da olur.Allah ile insanlar korkutulursa,Allah ile de aldatılır.

Allah sevgisi,Vatan sevgisi,Bayrak sevgisi,Millet sevgisi ile donanmış insanlar yetiştiremediğimiz sürece biz bu coğrafyada rahat yüzü göremeyiz.Kimler tarafından mı.Dışarıdakiler”ABD,AB,KÜRESEL GÜÇLER”.İçeridekiler ise her birinin işbirlikçileri.Bunlar zaman zaman yazar çizer olarak gözükürler.Bazen aydın olarak.Sivil toplum kuruluşu olarak bile gözükürler.Devleti idare eden siyasetçi ve bürokrat olarak sıkça gözükürler.Saroz dan nakit,Fuller den akıl alırlar ve bize çakma akılları verirler.Aldıkları paradan ise koklatmazlar ama. Sadece seçim yapılacağı zaman elektriksiz evler buzdolabı görür.Biraz odun.biraz kömür,biraz mercimek,birazda cennet verirler olur biter.Aslında MERCİMEK bu ülke insanlarına yabancı değil.FENERLİ,HOLDİNGLİ birtakım isimlere de yabancı değiliz aslında.Bunlarda yabancı değiller.

Bugüne kadar idarecilerin herhangi birinde”Bu ülkeyi batıracağım, satacağım, hizmet etmeyeceğim,kendi menfaatimi her şeyin üstünde tutacağım,oğluma gemi,damadıma gazete alacağım,vb.” dediklerini duyduk mu.Onlar demedilerse bu ülkeyi kim bu hale getirdi.Her şey güllük gülistanlık diyenlere sözüm yok.

Askere evlat göndermeye korkar olduk.Yarınımızı göremez olduk.Okulu bitirince ne iş yapacağımızı bilemez olduk.Yaşlanınca başımıza neler geleceğinden habersiziz.İşten eve dönerken yarın işimizin olup olmayacağından emin değiliz.Sokakta başımıza ne geleceğinden haberimiz yok.”PARAN KADAR KONUŞ”,hakim oldu ülkeye.”Bal tutan parmak yalar” atasözü diye yutturuldu.Kısa yoldan şöhret olmak ve köşe dönmek moda oldu. Televizyonlarda koro halinde yarışma programları yapılarak şöhret olma ve köşe dönme özendirildi.Enişteleriyle evlenen kızlara özendirilir ve yengesine aşık olan gençler türetmek istenir oldu.RTÜK’ün ne işe yaradığı biliniyor mu.Türk milletinin vergilerinden çokça maaş alan RTÜK görevlileri kime yada kimlere hizmet etmektedirler.Bir üniversite ve hocası düşünün, öğrencilerinden veya kendisinden ortaya çıkarılmış bir buluş olsun.Her biri televizyonlarda alanlarının dışında konuşur dururlar.Bunlar değil miydi senelerdir okullarda gençlerimize ders anlatanlar.Bunların yerinde başka birileri olsa ülkelerini terk ederler.İnsan içine çıkmazlar beklide harakiri yaparlar.Biraz haya olsa.

Dokunulmazlık…Yoksulluk…Yolsuzluk…Laiklik…Dindarlık…

Bunlar Türkiyenin idaresini ele alacaklar için, açılım maddeleri.Yönetimleri ele geçirince sus-pus.Bu konular başlı başına doktora konusudur.Bu başlıkları kullanarak iş başına gelebilirsin.Etrafınıza bakınca da görebilirsiniz.Fabrikalar kapanıyor.İnsanlar dilenir vaziyette yaşatılıyor.Sadaka kültürü iyice yaygınlaştı.Neredeyse herkes sadaka almaya talip oldu.Yolsuzlukların araştırılması,hukukun önüne çıkarılması suç olmak üzere.Evlatlara fabrikalar,gemiler,villalar,gazeteler alınır oldu.Benim zenginim iyidir anlayışı hakim hale gelmek üzere.İslamiyet şekiller içine hapsedildi.Sosyal hayat nizamı olan dinimiz şekil dini haline getirildi.Ve kötü değerler mubahlaştı.Adeta,Allah dedikten sonra her şeyi yapabilirsin anlayışı topluma yerleşti.Belki buda bir projedir.Okuyup,Öğrenip;Doğruları bulup kurtuluşu yakalamak umuduyla.

ÖĞRENMENİN ÖLÇÜSÜ YOKTUR: Bir bilge,bir göletin kıyısında oturmaktayken, susuzluktan dili dışarı sarkmış bir köpeğin devamlı olarak göletin dibine kadar gelip tam su içecekken kaçması dikkatini çeker.Dikkatle izler olayı.

Köpek susamıştır ama gölete geldiğinde sudaki kendi yansımasını görüp korkmaktadır ve bu yüzden de suyu içmeden kaçmaktadır.

Sonunda köpek dayanamayıp kendini gölete atar ve kendi yansımasını görmediği için suyu içer.O anda bilge düşünür.

"Benim burada öğrendiğim şu oldu" der.

“Bir insanın istekleri ile arasındaki engel çoğu zaman kendi içinde büyüttüğü korkulardır.İnsan bunu aşarsa, istediklerini elde edebilir.

Ama biraz daha düşününce aslında gerçek öğrendiği şeyin bundan farklı olduğunu görür.Asıl öğrendiği şey;” insanın bir bilge bile olsa bir köpekten öğrenebileceği bilginin var olduğudur”.

Sağlıcakla kalınız.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık