• 22 Mayıs 2017, Pazartesi 18:29
EmirŞenol

Emir Şenol

AKIL VE DUYU ORGANLARIMIZ
 ‘’Birine Çamur Atmadan Önce Düşün ve Sakın Unutma; İlk Önce Senin Ellerin Kirlenecek’’

Dostlar;her şeyin bir ilki bir de sonu vardır.İnsanlar doğarlar büyürler ve ölürler.’’Her canlı ölümü tadacaktır’’.Bu Allahın bir sözüdür.Bizi ilgilendiren bölümü bizler yani insanlardır.İnsanların içinde var olduğu her konuda insanlarla beraber hayatlarını sürdürürler.Bütün canlılardan insanları ayıran tek bir özellik vardır.AKIL.Bu özelliğinden dolayı insan düşünen canlı ve geleceğini organize eden canlıdır.Neyi nasıl isterse kendisi gerçekleştirir.Yaradılışının gereği bu böyledir.Yer yüzünün halifesidir insan.Allahın yeryüzüne gönderdiği halife.Akıl verilmiştir insana.Düşünsün,incelesin,ölçsün,biçsin diye.Aklı ile değerlendirip kendine ve diğer canlılara yaşanabilir bir ortam hazırlasın diye. Tarihten ders alsın diye de yazılı kaynakları okuyup şekillensin diye.İnsan bunları ve benzerlerini sağlıklı bir şekilde yaptığı müddetçe yaratılmışlığının gereğini yerine getiriyor demektir.İnsanı böyle bir görev bekliyor.Kendini ve çevresini en iyi bir ortamda yaşatsın diye.

Çök özel yaratılmıştır.Aklı vardır.Düşünsün diye.Dili vardır konuşsun diye.Gözü vardır görsün diye.Burnu vardır kokuları (İYİ-KÖTÜ) alsın diye. Derisiyle de hisseder.Bu beş duyu insanlara ALLAH  tarafından verilmiş özelliktir.Bunların dışında aklımızdan dolayı çok özel bir özelliği de insan oğlunun beyninden kaynaklanan düşünme hissetme algılama gibi soyut değerleri vardır.Bu konular  ilkokul bilgileridir.İlkokul bilgileri olan bu organlarımızı yeteri kadar ve sağlıklı olarak kullanabiliyor muyuz acaba.Tabi ilk etapta herkes kullandığını zannedebilir.Kullanıyor da olabilir.Kullanırken sıkıntı çekiyor muyuz ve birilerine sıkıntı veriyor muyuz. Esas sıkıntımız budur bence.Yaratılmışların en mükemmeli olan insana tarih boyunca uyarılmak üzere Yazılı kaynak ta KİTAP ile birlikte PEYGAMBERLER gönderilmiş.Galiba insanoğlu zamanla unutabiliyor, yanlış algılamaya başlayabiliyor,yanlış görebiliyor ve yanlışa düşebiliyor ki UYARICI gönderiliyor.Bu da demek oluyor ki İNSAN her konuda ve her zaman eğitim ve öğretim almalıdır.Bulunduğu yerde kalmamalıdır.İlim Çin de de olsa almalıdır.”İlim Müslüman’ın yitik malıdır nerede bulursa onu alır”.

Bu konuda uzunca düşünürsek doğruyu bulabiliriz.Yerimizde saymadan geliştirebiliriz görüşlerimizi ve düşüncelerimizi.Böyle bir beyin jimnastiği yapabiliriz.Seçeceğimiz sınırlı konular da olabilir,gündeme göre de olabilir.

Ben bir konu açmak istiyorum.Ülkemiz ve insanlarımız.Ülke yönetimi nasıldır.İnsanlar mutlu ve geleceğinden umutlumudur.Evlerine giderken ailelerine erzak götürebiliyorlar mı.Erzak kendi kazançlarından olacak.Alın teriyle kazandıklarından olacak.Her hangi bir sosyal güvenceleri var mıdır. Rahatsızlandıklarında huzur içinde aile bireylerinin elinden tutup doktora giderek ilaçlarını alabiliyorlar mı.Alın teriyle kazanılan her şey kutsaldır ve değerlidir.Fakirlik ve açlık sınırlarını zorlamadan ihtiyaçlarını giderebiliyorlar mı.Yeşil Kart sahibi insanlarımızın çoğalması neye delalettir.Para piyasası, bankalar insanlara nasıl ve ne için var olduklarını açıkça söyleyebiliyorlar mı. Diplomalarını alanlar iş bulabiliyorlar mı. Birileri uçaklarda yolculuk yaparken birileri düz yolu yürüyerek aşabiliyorlar mı.Köylümüz üreterek karşılığını alabiliyor mu.Her kademede ki görevlilerimiz LİYAKAT sahibi mi.Hak eden hak ettiğini elde edebiliyor mu.Her türlü göreve gelen toplumun huzuru ve menfaati için çalışıyor mu.

Bu ve benzeri konuları AKLIMIZ ve BEŞ DUYUMUZLA değerlendirebilir miyiz DOSTLAR.Düşünüp bulup insanlık için,kendimiz için en doğrusunu yaparak Kul hakkından kurtulmak gerekmez mi.Büyük sorumluluklarımız olduğunu unutmayalım lütfen.İnatla bir yere varılmaz.Öncelikle inatlaşmaları aşmamız lazımdır dostlar.Birilerinin bize göstermek istediği gibi değil de kendi aklımızla düşünebilmeliyiz.Kendimiz için yeterli bilgileri okuyarak araştırarak bulabiliriz. Televizyonlardan biraz uzak kalarak kendimiz için bir şeyler yapmanın zamanı geçmeden.KEŞKE DEMEDEN.

Araştıralım,sohbetler yapalım.Konuların uzmanlarından dinleyelim.Muhtelif kurumlar kuruluşlar belirli konularda konferanslar düzenliyor.Konularında ehil kişileri getiriyorlar.Bize düşün sadece oralara gidip dinlemek.Emin olmak içinde kafamıza takılan soruları sorup cevaplarını dinlemektir.Herhangi bir konuda kendi üzerimize düşenleri yapıyor muyuz.Biz kendimizden öncelikle sorumlu olduğumuzu unutmayalım dostlar.Bizim bizden başka dostumuz yoktur.

 ‘’YÖNETİCİLER, TOPLUMU, BİLGELİĞİN IŞIĞINDA DÜZENLEYEN KİŞİLERDİR.BU NEDENLE, YA YÖNETİCİLER BİLGE, YA DA BİLGELER YÖNETİCİ OLMALIDIR’’.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık