• 14 Şubat 2018, Çarşamba 15:02
Asri KaraarslanUzun

Asri Karaarslan Uzun

HAÇ'IN SON HAMLESİ!
 Karmaşık gibi gözüken olaylar, ebedi dille anlatıldı mı, birde içine felsefi terimlerde katıldı mı, daha da gizemleşir, iyice anlaşılmaz hale gelir. Belki, yapılmak istenen de, arzulanan da, odur. 

Lafı eğmeden bükmeden demek lazımsa, bugün yaşananlar son haçlı seferidir. Hem de, hiç görülmemiş şekilde daha kapsamlı, ekonomi, askeri, siyasi, kültürel tüm cephelerde topyekün haçlı saldırısıyla karşı karşıya olduğumuzu göremezsek, bu inşallah son olacak haçlı saldırısına cevap veremeyiz. 

Amerikan’ın 5000 tır silahı, 2000 uçak yüklü silah ve mühimmatın sınırlarımıza niye getirdiğini, 1000 km uzaklıktan sınırlarımızda ne aradığının cevabını bulamayız. Yaklaşık 35 yıldır 40 bin vatan evladını niye kaybettiğimizi anlamlandıramayız. 

Onlarca ekonomik krizi ihtilalleri, binlerce faili meçhul cinayeti tarif edemeyiz. 40 yıldır başımıza musallat edilen bölücü terör belasını adlandıramayız. Bugünün hazırlıklarının 2.Dünya savaşından hemen sonra hedefine ulaşamayan emperyalist haçlıların nihai hedeflerine ulaşmak için Türkiye’nin yok olması gerektiğine inandıklarını anlamazsak bugün başımızdaki belayı da, def edemeyiz. Bundan sonra başımıza örülecek çoraplara da, engel olamayız. 

Öyleyse öncelikle Allah’ a (c.c.) iman ettiğimize, iman ettiğimiz gibi tüm bu yaşananlara iman edeceğiz ki, bu saldırıları püskürtelim, inşallah binlerce yıldır defalarca karşı karşıya kaldığımız beladan hayırlısıyla kurtulalım. 

Türkiye’nin bu süreci aşmasının birinci olmazsa olmaz yolu Türk milletinin birlik ve beraberliğini korumaktan geçtiğine inanmakla başlar. Türk milleti bu süreci ancak birlik ve beraberliğini koruyarak geçer. 

Böylesine günlerde siyasi bürokrat, esnaf, işadamı, akademisyen, sanatçı vs… kim varsa herkes sorumluluğunu bilerek hareket etmelidir. 

Türkiye; Dünya Türklüğünün de, İslam âleminin de, tek kalesi, tek umudu, en birikimli, en güçlü ordusuna sahip tek devlettir. 

Hilal cephesinin de, merkezidir. Bu merkezi zaafa uğratmaya,  güçsüz, çaresiz bırakmaya kimsenin hakkı da, yoktur, haddi de, değildir. 

İkinci yapılması gereken devlete ve millete ihanet etmiş yapıların, hala devletin önemli karar mevkilerinden sökülüp atılamamasıdır. 

Hangi sebeple olursa olsun, bertaraf edilemeyen şer odaklarının tahribatları devam etmektedir. Siyasi kaygılar veya aymazlıklarla yok edilemeyen bu merkezlerin tahribatlarının yarınlarda izahı olmayacak. Oluşacak tahribatların bedelinin tüm ülke tarafından ödendiğinin şuurunda olmak lazımdır.  

 Askerin verdiği onurlu, kararlı mücadelenin sekteye uğramaması tüm milletin boynuna borçtur. 

Türkiye yapılan operasyonun, tüm sınır hattımızda Unkasır’dan Musul’a kadar ki hatta olması gerektiğine inanmalıdır. Bir bölge bile eksik kalsa dert bitmez, tehlike bitmez. 

Askeri mücadele sürerken hızla yerli sanayi için gönül seferberliği yapılmalı, ithalata zaruri olanlar hariç son verilmelidir. 

Tasarruf başta devlet mekanizmaları olmak üzere tüm vatan sathına yayılmalıdır.  

Gereksiz kısır siyasi çekişmelerden vazgeçilmeli, toplumsal şuur güçlendirilmelidir. 

Diğer Türk cumhuriyetlerin devlet başkanları Türkiye’ye davet edilmeli; Dünyaya mesaj verilmeli. Kıbrıs Türk devletinin en azından diğer Türk cumhuriyetleri tarafından tanınması sağlanmalıdır. 

Türk milletinin gücü bu saldırıyı bertaraf etmeye yetecektir.  

Önce inanalım. Allah (c.c.) inanların yanındadır. 

Allah (c.c.) utandırmasın, yar ve yardımcımız olsun… 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık