• 08 Mayıs 2015, Cuma 17:09
Ali İsfendiyarÇakıroğlu

Ali İsfendiyar Çakıroğlu

Ya Nesli…
MHP iktidar mı oluyor? İktidar , muktedir olmakla anlamlaşır. İrade ettiği şeyin tecellisi, yoktan var eden, dilediğini dilediği gibi imtihan eden, mülkün sahibi yüceler yücesi Allah’ın (celle celalühu) tasdiki ile alâkalı elbette…

Halktaki karşılığı an itibarıyla %35 olan MHP, imtihan tarihi 7 Haziran’da sandığa %20-%25 aralığında yansısa, memnun olacak bir idrak kaymasına dönüştü… Bu sonucu kabulüne almış, kendini başarılı saymaya razı görünüyor…
Halbuki siyaset ilmi, toplumun bir ferdini bile dışarıda görmeyen menfaatlerimiz nedir sualinin cevapları ile ilgilenir…

“Ben siyaset yapıyorum” ifadesinin anlamının karşılığının olması için, bahsedilen konunun siyasi içerik ihtiva etmesi gerekir. Kendi dükkânını büyütmekten başkaca bir mahiyeti olmayan duruş, siyasî değil, siyasetten geçinmekten ibarettir. Maalesef , bizim mahallede de bu kabilden insanlar çoğalmıştır. En çok gürültü de bu takımdan gelmektedir.

Seçilebilir sıralarda milletvekili adayları içerisinde, hikâyeleri bizimle örtüşmeyen, müşterek hedef tutabileceğimiz belirsiz, Türk siyasî tarihinde görülmemiş şiddette faydacı, 20 yıldır bizim üzerimizde yaptıkları tahribatlar itibarıyla başka bir kulvarda yürüdükleri belli olan paralelcilerin, MHP’ni kendi pazarları gibi görme kolaycılığına anlam veremiyorum…

MHP kendine ait oyları alamazken, Fetoş ablanın ekibinin de partiye oy kazandırmayacağı açıktır. Yıllardır üzerimizde yürüttükleri karalama, aşağılama, güvenilirliğimizi zedeleme gibi algı bozukluğu oluşturma işlerine de devam etmektedirler. İçimize eskiden beri saldıkları çaşıtlarına yenilerini de ilave etmektedirler.

İnsicamlı, ne yaptığını bilen, doğru hedeflere odaklanmış, donanımlı ekiplerin siyasî başarılar sağlayacağı peşinen herkes tarafından bilinir. Küfrü de, imanı da bütün ruhlar ayrı şiddetlerde sezer, bilir. Bütün insanlarda müşterek olan, bir olan da ruhtur. Ruh kanmaz, aldanmaz… Kati bilgi sahibidir. Güven duyduğu ekibe de mülâki olur.

İman en yüksek değerde şevk , aksiyon barındırsa da, ruhunu kendi kültür köklerine bağlamış insanlar doygunlaşır, durgunlaşır. İçinde patlamaya hazır volkanlar barındırsa da suküneti seçerler. Neyi , ne için yapacaklarını bilirler. Tedirgin değillerdir. Tedirgin kadrolar çalışır, üretirler…

MHP kadroları bu anlamda, Türkiye’de var olan bütün siyasi ekiplerden, kıyas edilemeyecek şiddette nitelikli, hikayeleri zengin, becerisi yüksek, yetkin kadrolardır.. O sebeple de fazladan ders çalışmaya ihtiyaç duymazlar…
Halbuki Türk siyasetinin şiddetle ihtiyaç duyduğu bu kadrolar, meclise gerektiği gibi yansıtılamamaktadır.

CKMP lideri rahmetli Osman Bölükbaşı’yı dinleyen istisnasız herkes, ona güvenir, bu işi yapabilecek “en mükemmel” olduğuna hükmeder, sever ama meclise bu kararını yansıtmazdı..

Tarihimize “BAŞBUĞ” olarak geçen Alparslan Türkeş “muktedir “ idi..16 federe devlet başkanı ve 6 Cumhuriyet Cumhurbaşkanı 1993’ te Antalya’da Türk Birliği Kurultayı’nda salona girerken “Başbuğ Türkeş” diye slogan atıyordu. 1995 seçimleriyle meclise giremeyen MHP’ne şaşırıyorlardı.. Kazakistan’da halka konuşma yapan Demirel’i dinlemek istemiyor, Türk dünyasının lideri Başbuğ Alparslan Türkeş’i dinlemek, onu görmek , tanımak istiyorlardı. Onun talimatlarını almak, neler yapılması gerektiğini kendilerinde sindirmek, onun pınarından kanmak istiyorlardı. Bu Allah’ın kaderiydi..

“Dileyen dilemiş, bileyen bilemiş.” Bize söz düşmez… Elbette Allah’ın “celle şanı hu” kaderine müdahale etmek gibi bir düşünce içinde değilim.

İşimizi yeterince sahiplenmediğimizi, dersimizi iyi çalışmadığımızı düşünüyor, şimdiden başlamak üzere MUKADDES MUKTEDİRLİK’e kadar hiç durmadan görevlerimizi tamamlamayı, kısa ve uzun vadeli çalışma gruplarını belirlememiz gerektiğini düşünüyorum. Bir an bile kaybetmeden liyakat esaslı kadroların, hedef belirlemesine, milletin kaderini üstlenmesine, yapılan düşmanlıkları boşa çıkarıp hedeflerini temin etmesi için zekâsını ortaya koymasına ihtiyacımız vardır..

Artık harp kurmaylarımız kadroların, zaten hiç terk etmedikleri görev alanlarını belirleyip, teşkilatlanmalarını tamamlamalı, hedeflerini temin etmeleri ile, büyük ailemizin gerçek ve kalıcı Millî Devlet iktidarına yürüyüşüne başlamalıyız. Ve bizim nesil bu son turla, görev nöbetlerini ehliyetli sonraki nesle teslim etmelidirler…

Aksaçlı meclisleri, referans meclislerine dönüşmelidir. Tecrübe ve birikimlerini mükemmelen intikal ettirmeli, savaşımızın gerçeklerini fark ettirmeli, sonraki nesli de harbin hesaplarını yapabilen, “oyun kurucu” hale getirebilmelidirler.
Gerçek İslam imanı, ahlâkı; iffet, şecaat ve hikmetle donanmış faziletli kadrolarımızı işlerimizin yönetimlerine getirmeliyiz…

Vazgeçmişliği değil, yüksek bir irade ile “AZİMET RUHU” ’nu iltimas etmeli ve bu diri kadroları muhafaza etmeliyiz.

Ordu komutanımız başta MUHAMMED MUSTAFA (aleyhis selâm) olmak üzere, akıl almaya devam ettiğimiz bütün harp kurmaylarımızla birlikte, Başbuğumuz Alparslan Türkeş’ten talimat almaya devam eden misyonumuzun, gelecek projeksiyonlarını açmalıyız…

Ben merkezli bütün oluşumları hesap dışında tutup, hiçbir alanda milletimizin kaderini terk etmemeliyiz. Her derdimizi üstlenmeli, her teşkilatımızı denetime açmalı, karanlık köşe bırakmamalıyız. Mukaddes inkılâbımızı bu kadroların sorumluluğuna bırakmalıyız…

Sonra… sonra da, göçtüğümüz ahiret yurdunda ayaklarımızı uzatarak yatacak değiliz ya, diriliğimize delil nöbetimizi tutarken, bu kadroların yaptığı işlere selâm durmalıyız… Yeşerenler; imanımızı tasdik ederken, bizler kabirlerimizden çıkıp, nesillerimizi gururla yad edip, “ işte bunlar evlatlarımız” diye beka yurduna bizden önce gelenlere onları göstermeli, alâkalırını istemeliyiz… Onlar bize “ya ceddi” derken, biz de onlara ”ya nesli” demeliyiz…

Bu muhabbetin muhatabı, ebrar kullar “SELÂM” sizlere…

“SELÂM” Büyük Türkistan savaşçılarına…

BAKÎ SELÂM’lar….



MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık