• 21 Temmuz 2015, Salı 21:40
Ali İsfendiyarÇakıroğlu

Ali İsfendiyar Çakıroğlu

MHP İktidar Olmalıdır
Büyük Başbuğ Atillâ papalığı dize getirmiş; Papa, Atillâ'ya diyor ki "ben şimdi senin kulunum, lâkin senin benim durumuma gelmen 2.000 yıl sonra." Geleceği bildiğinden değil, gördüğü bir noksanı dile getirme ihtiyacından bu ifadesi.

O zamandan beri papalar Vatikan'da oturur, biz ise 80 başkent kurmak zorunda kalmışız. Her seferinde de hafızamızı silip, yeni karargahlar oluşturmuşuz...

Meselâ, birçok yenilgiden sonra, bir tek kadını ile kalan Babür Şah, azmi ve çadır kültürü geleneği ile yoluna devam etmiş, kendine budun bulmuş, ordu yapmış, 300 yıl yaşayan muhteşem bir imparatorluk kurmuştur. Tarih böyle destansı nice olaylarla doludur...

Ve bizler her karargâh değişikliğinde hafızamızı silmiş, yeni bir hafıza oluşturmak zorunda kalmışız. Halbuki Vatikan bütün zamanlarda bizi takip ile kayıt etmiş ve bizleri ezberlemiştir. Akıllı ve güçlü olduklarından değil, hilelerinin zenginliğinden varlıklarını sürdüre bilmişlerdir. Her seferinde de bize yenilmekten kurtulamamışlardır...

Son çağda sanayi inkilâbı, fen adamına muzafferiyetleri ve yüzlerce vakıf eliyle arge ve insanlığın zaaflarını kullanarak hile ile oluşturdukları servet sebebiyle başarılı görünmeye, bunu sürdürmeye çalışmaktadırlar..

Halbuki bilinir ki "HER HAYAT SEBEBİ, İÇİNDE, ÖLÜM SEBEBİNİ DE BARINDIRIR."

Askeri eğitim görmüş her subay bilir. "TÜRKİYE İŞGAL EDİLEMEZ BİR ÜLKEDİR."

1. ve 2. Dünya Savaşları'nda bizimle olan münasebetlerini hafızanızda bir tazeleyin, bir de bugün yaptıklarına bakın... Bire bir aynı oyunlar, aynı hileler. Ezberlenmişiz... Bizden de aynı hataları tekrarlamak gafleti...

Oyun kurucu olamıyorsanız, en azından oyunu bozmak gerekmez mi?

Yiğitlik; görülen noksanlığa acizlenip kendine acımak ya da acındırarak merhamet dilemek, işine salya sümük katmak değil; noksanlığı gidermek için kan, ter, gözyaşı döküp, azmetmek, ŞECAAT'lı olmaktır. Ve cesaret fizikî değil, zihnî bir melekedir. Aklın tehditler karşısında paniğe uğramaması, neyi ne için yapacağını tesbit edip, hedeflerini temin etmesi ile ilgilidir.

İffet, şecaat ve hikmetle donanmış ülkücü hareket, bir fazilet yani ADALET hareketidir. Yeryüzünde nerede bir zulüm varsa, başını diken, mihnetsiz yaşamayı bilen, başı dik adamlardır ülkücüler... Muktedirdirler...

Adalet; herkese aynı mesafede durmakla alâkalı değil, İlahî iltimas yolları da dahil, değerleri iltimas etmek suretiyle aşikâre kayırma, kollama, yardımla öne almak, mazluma kanat gererken, zalimin de elinden tutmak suretiyle kötülük yapmasına mani olmakla ilgili bir haldir...

Cemiyet nizamını temin etme çabası değil, ferdin ahlâkî duruşunun adıdır, adalet...

Mal mübayası ve servetin el değiştirmesi rejimlerin işidir. Rejim ne olursa olsun, adalet, ferdin zorunluluğudur.
Meselâ, şeriat rejimi olsa, lakin bende iman nuru yoksa, o şeriat rejiminin bana bir faydası dokunmaz...

Ve adalet sahibi ülkücü insan, devletin de başına geçmek zorundadır... Devletin başına geçmeyen, velâyet bile, bir kavilde sahih değildir....

Bakî Selâm'lar...


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık