• 05 Haziran 2016, Pazar 21:23

Ülkücüler Birleşin!...
Bizim gibi insanlara ne çektiğimiz çile nede düşmanlarımız büyük zararlar veremez.

Bizi her daim yaralayan, dost bildiğimiz yerden gelendir.

Dosttan gelen fiskenin acısı düşmanın kılıcından fazladır.

Tüm gerçekler orta da olmasına rağmen, sokaktaki adam bile doğruyu, olması gerekeni görüyor olmasına rağmen, koca koca adamların görmemesi çok yazık.

Biz ne istiyoruz, biz ne yapmaya çalışıyoruz da “ kardeşlerimiz” tarafından bu itham ve muamelelere maruz kalıyoruz.

Unuttular mı yoksa; yasaklara, baskılara, yalanlara, işkencelere, darağaçlarına ve zindanlara direne direne biz, biz olduk.

Biz bütün dünyaya kafa tutarken tek dayanağımız haklılığımıza olan inancımızdı.

Bu inançtı bize güç veren. İnandığımız doğrulardan taviz vermemeyi bize bu hareket öğretti.

Bundan sonrada doğru bildiğimiz ne varsa ne pahasına olursa olsun arkasında duracağız.

Nasıl ki şanlı geçmişimizde inandığımız değerler uğruna canımızı bile vermekten sakınmadıysak bu gün tersini yapmamız beklene bilirmi.

Uğruna kellemizi vermeye hazır olduğumuz bu davanın selameti için karşımıza kim çıkarsa çıksın şartlar ne olursa olsun, doğru bildiğimiz yolda yürümeye devam edeceğiz. Kardeşlerimiz bile bu yolda engel olmaya kalksa, onlarında selameti için her bedeli ödemeye hazır olduğumuzu kimse unutmasın.

Tabi bu işin duygusal boyutu. Birde reel siyasi gerçekler var.

Siyasetin bize öğrettiği en önemli şey doğru zaman geldiğinde sırası gelmiş olanın önünü kimsenin kapatamayacağıdır.

Halk bir figür hakkında kararını vermişse ne yaparsanız yapın onu alır başına geçirir.

Dünya siyasi hayatı ve tabiî ki Türk siyasi hayatı bunun örnekleri ile doludur.

İşte bu gün tamda bu anlatılan gibi bir örnek adım adım zafere yürüyor.

Olağan üstü günlerden geçmekte, bu olağan üstülüğe şahitlik etmekteyiz.

Ancak şahitlik yetmez.

Bu değişimin içinde olmalıyız. Umutlarımızın tekrar yeşermesi, kutsal davamızın zafere ulaşması için bu şart.

Bizim davamız binlerce yıl sonra bu topraklarda doğacak torunlarımızın da bizimle aynı dili konuşması, dünyayı bizim gibi Türkçe okuması davasıdır.

Bu mücadele boşluk kabul etmez. Durağanlığa tahammülü yoktur.

Bir an önce aksiyon tekrar başlamalıdır. Bunun da yolu bellidir.

Artık beklemeye tahammülümüz kalmamıştır.

Bir an önce “kardeşlerimizin de” doğruyu görüp saflarımıza katılmalarını temenni ediyorum. Unutmasınlar ki biz hayallerimizi onlarsız kurmuyoruz……

Bütün Ülkücüler Birleşin...


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık