Vatanımızın kültürel renkleri (1)

 Kıymetli vatanımızın asıl renkleri olan insanlar çeşitli ırklardan ve inanışlardan oluşmuştur. Hep birlikte saygı ve sevgi içinde yaşayarak toplumsal huzurumuzun devamını sağlamaktayız. 1071 yılında yapılan Bizans/Büyük Selçuklu devletleri arasında geçen Malazgirt ( Orjinal Ermenice İsmi” Mazikert”)savaşında binlerce yıl evvel yaşamaya başlıyan Urartular ve Hititlere köklere dayanan , Ermeni toplumu, geleneksel tarih anlatımına göre MS 301 yılında "Aydınlatıcı" (Lusavoriç) lakabıyla anılan Aziz Gregor'un önderliğinde Hıristiyan dinini kabul etmiştir. Bugün size 6 ocakda kutlanan “Surp Dzınunt yev Asdvadzadzahaydnutyun” (Kutsal Doğuş ve Tanrısal Beliriş) bayramından bahsedeceğim.

Yeryüzündeki Ermenilerin çoğunluğu Ermeni Apostolik Kilisesi'ne mensuptur. Bunun yanı sıra 17. yüzyılda ortaya çıkan KatolikErmeni cemaati ve az sayıda Protestan Ermeni de mevcuttur.5. yüzyılda (M.S 428) eski Ermeni Krallığı'nın yıkılması ile birlikte Ermeni Apostolik Kilisesine mensup olmak Ermeniliğin başlıca tanımlayıcı unsuru olarak değerlendirilmeye başlandı. Böylece, ulusal mezhebi terkederek mesela Ortodoks kilisesine bağlanan Ermeniler, Rum olarak kabul edilmişler, yine aynı şekilde Malazgirt Savaşı'ndan önce ve sonra Müslümanlığı kabul eden Ermeniler de zamanla Arap, Fars, Türk ya da Kürt kimliklerini benimsemişlerdi.

MS 4’üncü yüzyıldan itibaren Batı kiliseleri, hemen sonra da onları izleyen Anadolu kiliseleri, en son geçen yüzyılın başlarında da Süryani Ortodoks Kilisesi, daha önce 5/6 Ocak tarihinde kutlanan Epifani Yortusunu ikiye ayırdılar, Rab İsa Mesih’in Kutsal Doğuşu’nu 24/25 Aralık, O’nun Kutsal Vaftizi’ni ise 5/6 Ocak’ta kutlamaya başladılar. Ermeni Kilisesi ise Hristiyanlık tarihindeki en eski uygulamayı devam ettirerek Mesih İsa’nın hem doğuş hem de vaftizini bir arada 5/6 Ocak tarihinde kutluyor ve adını veriyor.

Surp Dzınunt (Kutlu Doğum) yortusuna hazırlık Ermeni Kilisesi’nde tam yedi hafta sürüyor ve bu hazırlık dönemine Hisnag (elli günlük dönem) adı veriliyor. Hisnag’in birinci, dördüncü ve yedinci haftaları kilise üyelerine vejeteryen perhiz salık veriliyor. Her Cumartesi günbatımında dualar ve ilahiler eşliğinde mor renkli yeni bir mum yakılıyor. Cırakaluyts denilen Surp Dzınunt arefesinde, yedi mor mum hep bir arada yakılıyor. Ermeni geleneklerinde 31 Aralık akşamı aile ortamında geçiriliyor. Evin yakınındaki bir kilisede yılsonu şükran duasına gidiliyor. Akşam aile üyeleri, akraba ve dostlarla bir araya geliniyor. Yoksul, kimsesiz, dul, yetim, engelli tanıdıklar unutulmuyor, mümkünse akşam yemeğine davet ediliyorlar. Surp Dzınunt perhizi olduğu için, sofrada özellikle deniz ürünlerinin ve vejeteryen yemeklerin yanısıra topik ve kuru yemiş bulunduruluyor. Ermeni geleneği olmasa da 1930’lardan beri sofralarda hindi yemeklerine sıkça rastlanıyor.

Saat 23:58 sularında evdeki tüm ışıklar söndürülüyor ve hep birlikte Rab’bin Duası söylenerek Yeni Yıl’a giriliyor. Duadan hemen sonra evdeki tüm odaların ışıkları yakılıyor ve herkes birbirini kucaklıyor, yeni yıl dilekleri sunuluyor, çocuklar hediyelerle sevindiriliyor, anuşabur (bir tür aşure) yeniliyor. Yeni Yıl’a girer girmez, İstanbullu Ermeniler’e özgün gelenekler de geniş halk kitleleri tarafından unutulmuyor. Örneğin bereketi simgeleyen nar dükkanların eşiklerinde patlatılıyor, ya da bürolarda masaların üzerine yerleştiriliyor. Sabaha kadar hiç olmazsa bir ayazma ziyaret edilirken, sabah mutlaka kiliseye gidiliyor ve Yeni Yıl’ın ilk Surp Badarak ayinine iştirak ediliyor. Okul ve kilise salonlarında çocuklara özel Noel Baba’lı şenlikler, Yılbaşı ve Surp Dzınunt konserleri düzenleniyor.

Kandillerin yakılması anlamına gelen (Cırakaluyst ), Surp Dzınunt ve Surp Zadig arefeleri için kullanılıyor. Kiliselerde günbatımına doğru başlayan Surp Badarak’tan sonra, aileler aynı Yılbaşı akşamında olduğu gibi toplanıyor. Perhiz olduğu için et yenilmiyor, tüketilen yemekler daha fazla deniz ürünleri.

Her cemaat üyesi muhakkak 10:00 ile 12:00 arası kiliselerdeki Surp Badarak’a katılıyor. Tüm kiliselerde Patrik Hazretlerinin Surp Dzınunt Mesajı okunuyor. Kumkapı’daki tarihi Patriklik binasından Merkez Kilise’ye saat 10:00’da dini geçit düzenleniyor. Aynı şekilde, törenden sonra Patrik Hazretleri Patrikhane’ye dönüyor. Saat 15:00’te cemaatten dileyen herkes Bezciyan Salonu’nda bayramlaşma kabulüne katılıyor. Daha sonra akşam geç vakitlere kadar yakın ve uzak akrabalar ziyaret ediliyor, gün bayramlaşmayla geçiyor.

Merelots, Surp Dzınunt’un ikinci günü birkaç dakikalığına da olsa mezarlıklara gidiyor ve Mesih’te uyuyan tüm sevdiklerimizi anıyoruz. Surp Dzınunt mesajı bir yerde canlılara ve ölülere, herkese müjdelenmiş oluyor.
6 Ocak ile 14 Şubat arasındaki kırk günlük sürede, cemaat üyeleri uygun bir gün ve saatte yuvalarını ziyaret etmesi için semtinin veya ailesinin din görevlisi ile randevulaşıyor. Evde geleneksel kısa bir dua töreni düzenleniyor, tütsü yakılıyor, Kutsal İncil okunuyor, Mesih İsa’nın doğumuyla dünyanın tarihi nasıl değiştiyse, yüreklerimizde O’na yeniden yer verdiğimizde bireysel veya ailevi hayatımızda yaşanabilecek ruhani bereket ve mutluluk bir kez daha müjdeleniyor. Bir sonraki yazımda size diğer kültürel zenginliğimiz olan Rumlardan bahsedeceğim.

Allaha emanet olun.

YORUM EKLE